Yaş 2

Ben özellikle yeni doğmuş bebek severim, çocuk yürüyüp konuştu muydu eski halini özlerim sanırdım. Taa ki sen konuşmaya başlayana kadar sevgili oğlum. Şimdi hangi halini daha çok sevdiğimi, ilk yılımızdan mı yoksa ikinci yılımızdan mı daha çok keyif aldığımı seçmekte zorlanıyorum. Ve merak ediyorum bu mutluluktan patlama hali daha ne kadar devam edecek?

Buradan daha hastaneden çıkarken içimi karartan kadına selam olsun, geçmedi işte, geçmiyor bendeki görmemişin çocuğu olmuş halleri. Hatta hiç geçmeyecek de bence! Kimileri ben yeterince tamım zaten bir çocuğun eksikliğini hissetmiyorum diye dursun, ben senden önce tam falan değilmişim. Basbayağı eksikmişim diyebiliyorum, hem de hiç gocunmadan. Senden önce sorsalar neyin eksik olduğunu tanımlayamazdım muhtemelen. Hala da kelimelere dökebileceğimi sanmıyorum. Belki en yakın tasvirler arınma, yaşam sevinciyle dolma, varoluş sebebinin farkına varma gibi şeyler olabilir. İşte, sokakta, dünyada onca kötülük, ego savaşının ortasında, sahte, mutsuz insanların arasında kendi doğrularınla, dürüstçe ayakta kalmaya çalışırken, İstanbul gibi bir şehirde yaşam mücadelesi verirken ister istemez kirleniyor insan. Bir canlıya hayat verip onun yetişmesini izlerken, o tertemiz, naif varlığa yol gösterirken insan arındığını, sıfırlandığını, tekrar başladığını hissediyor. Seni yetiştirirken aslında kendimi de yetiştirdiğimi fark ediyor, bu dünyada neden varım sorusunu ilk kez cevaplayabildiğimi hissediyorum. Bazı anlar var daha içinde yaşarken, evet bu benim en mutlu anlarımdan biri diyebiliyorum. O kadar sıradan anlar ki bunlar, bazen salonda baban gazete, ben dergi, sen kitap okurkenki sessizlik, bazen yatağının kenarından sarkan koluna bakarken geçirdiğim birkaç saniye, bazen babanın sana bir bakışı, bazen senin hınzır bir anne deyişin…

Puzzle’ın eksik parçaları gibi tamamlandık ailecek, hep su aktı yolunu buldu. Tam hayallerimdeki oğluma olmak istediğim gibi bir anne oldum.  Zengin değiliz belki, ama hiç fakir de olmadık. Ama bir sen varsın ki sana sahip olmanın değeri paha biçilemez. Sahip olduğum her şey için şükretmeyi bildim ben, ama bir sen varsın ki şükretmek yetmez. Adını koyamadığım bir minnettarlıkla iyi ki doğdun canım oğlum….

4 Responses to Yaş 2

  1. ilke dedi ki:

    ne yalan söyliyeyim bu yazıyı kaç gündür bekliyordum.Demir’in daha nice yıllar ailesine neşe ve mutluluk kaynağı olmasını diliyorum. sağlıkla ve mutlulukla dolu nice yaşlara..

  2. ÇokBilmiş dedi ki:

    O buldumcuk haller, tamamlanmışlık duygusu, sızlayan burun direkleri tüm blogcu annelerde var sanırım. O kadar duygu dolup taşıyoruz ki, ancak yazarak boşalıyoruz herhalde 🙂
    Daha nice yıllara diyorum… Hep beraber, mutlulukla…

  3. Tumay dedi ki:

    Yeni yasi kutlu olsun Memirin 🙂
    Gercekten anne olmak muhtesem bir duyguymus, eksikmisiz onlarsiz. Ben de hep ayni seyi soyluyorum: ben sensiz ne yapiyormusum daha once bilmiyorum diye.

    P.S. Hergun yeni yazi var mi diye bakmaktan biraz huysuzuz 🙂 acaba biz meraklicuce fanatiklerinin email yoluyla yeni yazi yazdiginda haberdar olma sansimiz olsa nasil olur?

  4. Meraklının Annesi dedi ki:

    @İlke-beklediğin gibi bir yazı oldu mu bilemiyorum ama bu yıl pek duygusal pek felsefiydim 🙂 Güzel dileklerin için teşekkür ederiz. Hepimize çocuklarımızla güzel günler diliyorum ben de
    @ÇokBilmiş-Çok teşekkür ederiz. Ayrıca yine haklısın. Blogu olmayanlar sürekli çocuklarından bahsediyor, ben burda bütün bahsetme isteğimi törpülüyorum normal hayatımda normal oluyorum 🙂
    @Tümay-Sana ayrıca teşekkür ederim. Uzun süredir ertelediğim birşeyi sayende yaptım. E-posta üyeliği sağ üstte hizmetinize sunulmuştur efemmm. Güle güle kullanın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company