Uçtu uçtu 40 uçtu…

Senin bu hayata alışma dönemin benimse lohusalığım bitti canım oğlum. İkimiz de bu sabah güzel birer banyo ile kırklandık. Adettenmiş, kapıda bir soğan ezdim tüm acılar, sıkıntılar gitsin diye. Oysa ne acım ne sıkıntım olmadı ki çok şükür. Sonra senin için dualar okundu, kulağına adın söylendi, bir sürü güzel dilekte bulunuldu. Anneciğinin de gözleri dolu dolu oldu hep.

Kısa bir durum değerlendirmesi yaparsak, tüm uykusuzluğuma rağmen bence harika bir 40 gündü. Lohusalık denen dönem seni koklamaya doyamama, şükretmekten patlama, zevkten dört köşe olma gibi emarelerle geçti. Ne kadar istemişim seni, ne kadar doğru bir zamanımda gelmişsin şimdi daha iyi anlıyorum. İyi ki varsın bebeğim, şimdi tam olduk babanla, aile olduk. Eksik parçamızmışsın, yokluğunda varlığının keyfini bilmeden geçirdiğimiz günleri güzel sanmışız. Hayat bizim için şimdi yeniden başlıyor…

40. günden sonra çok değişecekmişsin, öyle dedi büyükler. Haklılık payları olmalı, zira doktora gittiğimizden beri sende çok olumlu gelişmeler var. Sub Simplex mucizesi mi desem, doğru gaz çıkartma teknikleri mi desem artık geceleri 8’den itibaren 2-3’er saatlik uykular ve 1’er saatlik ezirme&alt değiştirme&uykuya dalma seanslarına geçmiş bulunuyoruz. Bu uyku düzeni ile 12 saat aralıksız uyumuşum gibi hissettirdiğin için teşekkür ederim oğlum. Durduk yere hiç ağlamadın zaten sen, doğduğundan beri hep huzurlu oldun. Ama o akşamları gelen pis gaz sancıları yok mu, canının yandığı o kadar belliydi ki sen ağladıkça içimiz parçalandı. Sup Simplex için Ela’nın annesi bir noktada bağışıklık kazanacağını söylese de, Gökmen ve Eren’in annesi bu ilacın içerisinde sakinleştirici birşeyler olduğu konusuda kafamı karıştırsa da şimdilik canının acısını dindirdiği için kendisine minnettarım.

Başka neler yaptık bu 40 günde peki? Dışarılara çıkmak için değil 40. günü, 4. günü zor beklediğimiz aşikar,ama hep gündüzleri gezmeye çıkan sen ilk akşam misafirliğine Ela’ya gittin. Yine ufak çaplı bir ağlama krizine girince akşam rutinin bozulmasın diye hemen yıkadık seni İkbal Teyzenle. Meğer ne meraklıymışsın Ela’nın küvetini, şampuanını, havlusunu, kremini kullanmaya! Hemen sakinleştin ve 3 saatlik güzel bir uyku ile bizi rahat ettirdin. Ama yine de yeni yeni oturan uyku düzenin bozulmasın diye bir süre daha gece gezmeleri yerine gündüz gezmelerini tercih etmeye devam edeceğiz.

Doğduğun andan beri cin gibi bakan sen artık biraz daha manalı bakmaya başladın. Beni ciddi şekilde takip ediyor, uzaktan gelip seninle konuştuğumda hemen gülüyorsun. Bilinçsiz gülmelerine o kadar erken başladın ki tam olarak hangi tarihte bilerek ve isteyerek bana güldüğünü bilmiyorum. Tek bildiğim artık tepki vermeye başladığın ve bunun harika bir his olduğu.

Bir de ilk kez sağdığım sütü biberonla içtin. Önce emzik gibi red etmeye çalıştın baktın ki süt geliyor hemen yumuldun. Çok tatlıydın. Bu gelişmeden sonra 2 kere seni anneanene bırakıp dışarı çıktım. Gerçi gazmeye değil birinde maniküre birinde de doktoruma gittim ama yine de seni evde bırakmış olmanın suçluluğu filan gibi şeyler hissetmedim. Biliyorum ki benim de nefes almaya ihtiyacım var. Bu hafta yogaya başlamayı deneyeceğim inşallah. Hem yavaş yavaş ağrımaya başlayan sırtıma iyi gelecek hem de biraz kendimle başbaşa kalabileceğim. Ben mutlu ve huzurlu olursam ancak sana iyi bir anne olabilirim. Bunu kendime sürekli hatırlatıyor ve seni kimselere bırakamama sendorumuna kapılmamaya gayret ediyorum.

Madem 40’ın çıktı bize müsade. Senle ilk tatilimize çıkıyoruz.  Sen babayla dolaşırken anneciğin de biraz uyuyacak. Bakalım bu tatil demosu nasıl geçecek?

5 Responses to Uçtu uçtu 40 uçtu…

  1. Eylem dedi ki:

    Hayırlı olsun kırkınız!!! Geçmiş olsun ikinize de 🙂 Biberonlu foto bir harika! Maaşallah Demir bebişe 🙂 Sub Simplex’i ben de kullanıyorum biliyorsun. Bizim doktorumuz ilk başta bunu acil durumlarda 7-8 damla diye vermişti.. ama ben baktım acil durum diye diye günde 2 kez veriyoruz ve bloglarda düzenli kullanılmazda etkisiz diyor, ben de 6 saatte bir 4 damla vererek düzene oturtayım dedim. Kendi başıma iş yapmış olmayayım diye doktoru arayıp kararımı ona da bildirdim 🙂 Adamı zar zor ikna ettik ama sadece 1 ay dedi, daha fazla verirsen bağırsak tembelliği oluşur dedi. Benim de gözlemlediğim Duru Sab Simplex almaya başladığından beri akşam 20-22 arası gaz krizi dışında deliksiz uyuyor. Hatta bazen 2 saatte bir emzirmelerimizi uyku arasında gerçekleştiriyoruz. Farkına bile varmadan uyuya uyuya emiyor Duru. Bu arada bu çarşamba buluşabiliriz. İstersen mailime (eylemtopcu@hotmail.com) cebini yaz arayayım seni ayarlayalım. Tanışsın süt kuzuları 🙂

  2. SEDA dedi ki:

    sen asıl 2.aydan sonra gör=)
    çok daha keyifli olacak herşey…
    Kana karışmıyo ilaç değil ama bizim doktorumuz da malesef karşı sab simplex’e.zaten sizin de bir süre sonra ihtiyacınız kalmayacak göreceksin.ilk tatil deneyiminizi de dinlemek istiyoruz, zira biz de böyle bir deneme yapacağız da=)

  3. Başak dedi ki:

    Nihan’cım, doktoru onaylamak bana düşmez tabii ki ama çok makul, mantıklı bir doktor seçmişsin gibi görünüyor. Zaten şu aşamada en önemlisi seninle aynı dilde konuşuyor olması bence, Demir’cimin doktora ihtiyacı yok ki:)İnşallah normal şartlarda doktora rutin kontroller dışında yuva çağına kadar çok ihtiyaç duymayacaksınız zaten, asıl hastalık dönemlerinde, az ilaç veren doktorunun değerini daha iyi anlayacaksın:)
    “kimselere bırakmama” sendromuna kapılmamanı sonsuz destekliyorum.Bir kere başladı mı zor geçiyor o, biliyorsun. Gerçi benim haklı sebebplerim vardı ama yine de en azından annene gönül rahatlığıyla bırakırsın:)

  4. Meraklının Annesi dedi ki:

    Canım Başakcım, tüm tavsiyelerin kulağıma küpe. Sen bunları bir başına nasıl da aşmışsın, hiçbirimiz anlamamışız seni şimdi anlıyorum anca! Seni son yılların annesi ilan etmek istiyorum müsade edersen 🙂

  5. dilara dedi ki:

    Kıyafet yıkılıo içinde ayrı yıkılıoooo:)))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company