Tag Archives: saklıköy

1.Saklıköy Kuzen Buluşması

Bu hafta sonu Bursa’dan gelen amcan, yengen ve kuzenin Ryan ile birlikte Polonezköy’de çok sevdiğimiz bir otel olan Saklıköy’deydik. Önce bu mevsimde iki bebekle rahat edebilir miyiz diye endişelendiysek de,  şansımıza hava erken bir bahar yaşattı bize. Siz çimlerde koşup emeklediniz, biz de hasret giderdik. Ryan annesinin Faslı olması nedeniyle 3 dilli(Fransızca,Türkçe,Arapça) bir bebek olmasına rağmen konuşmayı o kadar güzel öğrenmiş ki söylediği çetrefilli sözcüklerle bizi çok eğlendirdi. Bir kere daha anladım ki siz bebek milleti ile her dönem ayrı bir güzel oluyor. Biz Ryan’ın tatlı diline vurulmuşken onlar da senin henüz yürüyememene özendiler. Zira 26 aylık Ryan 0-100 metre rekorlarını kıracak bir hızla koşabiliyor. Mekan alabildiğine uçsuz bucaksız olunca uzakta küçük bir nokta haline dönüşmesi an meselesi oluyor. Gel gör ki atları o kadar çok seviyor ki, o yerinde durmayan çocuk 45 dakika boyunca gıkını çıkartmadan ata binebiliyor. Aslında bir binicilik klübü olan bu güzel yerde,  baban ve Ryan ata binerken sen de manejde güzeeeeel bir uyku çektin.

Akşam yemeğine katılabilmek için saat 18.00 gibi seni yatırmayı denedim.  O saatte yatmaya alışık olmadığın için 45 dakika kadar yatakta tepindikten sonra uykuya daldın. Yatış o yatış, bir daha kaldıramadım. Benim seni birazcık geç yatırma ve hep birlikte akşam yemeği yeme hayallerim suya düştü tabi. Buradan çıkartacağımız sonuç: seni geç yatırmak üzerine plan program yapılmamalı, pirince gideceğim diye evdeki bulgurdan da olmamalı 🙂  İşin enteresan tarafı hem akşam yemeği yemeden hem de emmeden gece uykuna geçmiş oldun ve 6 saat sonra kalktın. Demek gece uykusu ve tokluk arasında sandığım kadar sıkı bir ilişki yokmuş, senin biyoritmin uyku saatin yaklaşınca diğer değişkenlerden bağımsız olarak uykuya geçiyormuş. Bu iyi haber sanki, hani emme faslı kapanınca uyuma, ya da benden başka birinin seni uyutması açısından bakılırsa. Peki neden hala denemiyorum? Bilmiyorum, sanırım gerek görmüyorum. Seni her akşam uykuya yatırmayı seviyorum.

Bebekleri bu derece özgür olmak istedikleri bir dönemde kucakta tutmaya çalışıp, durmayınca da ay çok hareketli bu diye şikayet etmek,  kendi keyfimiz için bir cafeye götürüp 2 saat boyunca mama sandalyesinde oturmalarını beklemek, durmayınca da ama bebekle de hiç birşey yapılamıyor diye hayıflanmak bize göre değil. Sen bize değil biz sana uymalı senin de zevk alabileceğin seçimler yapmalıyız. İşte Saklıköy böyle biryer. Gerçek bahar geldiğinde, sen de koşmaya başladığında sıklıkla buraya kaçma kararı aldık. Senin dediğin gibi dellll bahar delllllll….

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company