Tag Archives: ilk’ler

Almanak

Davetiyenin Fikir Annesi : Ben
Tasarım Babası : Alper Enişten

1. yaşını geride bırakmaya hazırlandığımız bugünlerde, şöyle bir dönüp bakmak istedim ne zaman neler olmuş diye. İşte ilk yılının derli toplu özeti:

13.03.2010 – doğum
15.03.2010 – sünnet
18.03.2010 – ilk gezmen
24.03.2010 – göbeğin düştü
25.03.2010 – ilk banyo
23.04.2010 – ilk tatil-Şile Doğa Club
13.05.2010 –  gülücük atmalar, azalan gaz sancıları ve düzenli gece uykuları başlangıcı
10.06.2010 – ilk dönüş
13.06.2010 –  gündüz uykuları başlangıcı
03.07.2010 –  ilk uçak yolculuğu-İzmir
21.07.2010 – ilk yurt dışı tatili- Güney Fransa
31.07.2010 – ilk deniz tecrübesi- Juan les Pins sahilleri
26.08.2010 –  anne sütü dışındaki ilk tat- armut suyu
27.08.2010 – ilk sebze çorbası
31.08.2010 – kısa mesafeli emekleme
09.09.2010 – alerji şüpheleri
19.09.2010 – ilk diş sağ alt, gece uykularında bozulma
23.09.2010 – ikinci diş sol alt
13.10.2010 – tutunarak ayağa kalkma
20.10.2010 –  alerji diyetinin doruk noktası
08.11.2010 – pata pata emekleme
12.11.2010 – alerji diyetini bırakma kararı
19.11.2010 – üçüncü diş sağ üst
21.11.2010 – Güler işe başladı
01.12.2010 – tay tay durma, sıralama
23.12.2010 – dördüncü diş sol üst
27.12.2010 – gece uykuları düzeldi
03.01.2011 – anne işe başladı
04.01.2011 – el sallama ve alkış
05.01.2011 – beşinci diş üst sağ kesici
13.01.2011 – tuvalet eğitimi denemeleri
22.01.2011 – altıncı diş üst sol kesici
23.01.2011– ev yemeklerine geçiş
27.01.2011– ilk adım
01.02.2011– buraya kuş konmuş
23.02.2011– yedinci diş alt sol kesici
26.02.2011– yürüme
06.03.2011– inek sütüne geçiş

Minik penguen

Babanın adının kimyasal element numarası ile doğum tarihin arasında kurduğu bağlantıyı daha önce anlatmıştım. Biz senin 26  Şubat’ta doğmayarak kızlara anlatacak değişik hikaye bulamayacağını sanaduralım, sen ani bir mavera ile 26 Şubat’ta tam 11 ay 13 günlükken yürümeye karar verdin. İlk adımından tamı tamına bir ay sonra. Aslında çok akıllı bir bebek olarak annen yürüdüğünü görebilsin diye Cumartesi günü yürüdün ammaaaa annen yine iş için bir eğitimde olduğu için ilk seriyi göremedi.

Baban sana tüm gün bakmaya cesaret edemediği için planı önceden yaptık. Sabah seni bırakırken geç kalmayayım diye Cuma akşamından anneanene kamp kurduk. İlk yatıya kalma simülasyonunu yapacak, seni onların odasında yatıracak, ben de aylar sonra ilk kez deliksiz bir uyku çekecektim. Aslında gayet güzel uyudun ama 4.30’daki ilk kalkışında anneanen ağzına emzik verene kadar ben uyandım, sonra da bir daha uyuyamadım. 05.50 gibi ikinci kalkışında anneanen seni bana getirdi, emzirdim geri yatırdım. Yatağında güzel sesler çıkararak uykuna geri dönmeye çalışırken, anneanenle deden gülme krizine girdiler. Hal böyle olunca sen zaten farklı bir evde olmanın merakıyla tamamen uyandın. Ben azimle gelmedim yanınıza ama sonunda dayanamayıp bir gittim ki anneanen almış bir güzel seni ayağında sallıyor! Yuh dedim yaaa bu çocuk ne zaman öyle uyudu, niye böyle birşeye gerek duyuyorsunuz diye uyku sersemi söylendim durdum. Biliyorum bir gecede buna alışmazsın ama yine de daha önce hiç yapmadığımız birşeyin yapılma gerekçesini anlayamıyorum. Seni aldım, biraz daha emzirdim yanıma yatırdım filan ama bu sefer de benimle yatmaya alışık olmadığın için uyuyamadın. 06.30 gibi buyrun alın kaldırdınız oynayın diyerek teslim ettim. Yani deliksiz uyku uyuyacağım diye gitmiştik, hep birlikte mevcut uykumuzdan da olduk! Tabi yine benimle gestapo subayı, jandarma filan diye dalga geçip durdular. Anladım ki henüz seni oraya bırakmak için erken. Ne zaman akşam 20.00-06.30 kesintisiz uyumaya başlarsın o zaman deneyebiliriz, aralarda uyanman bu ekiple çok tehlikeli olabilir 🙂

Akşamüstü seni almaya gittiğimde yürüyor dediler. Bir yandan büyük teyzen, bir yandan anneannenle deden, bir yandan Sarp karşında anahtarlık telefon ne buldularsa sallamışlar sen zevkten çığlık ata ata ilk arka arkaya 7-8 adımını atmıştın. Ben yine göremedim diye üzülürken anneanen lafı patlattı, “İşe gitmesen bize bırakmayacaktın, çocuk da yürüyemeyecekti. Biz yürüttük.” Güldüm peki dedim, zira haklı olabilir. Ben seni şimdiye kadar hiçbirşeye zorlamadım, buna da zorlamak denmez tabi ama ne bileyim doğal akışında bir gün ben işten gelince bana doğru yürümeni hayal etmiştim i phone’a doğru değil!

Ben geldikten sonra yine binbir şaklabanlıkla seni yürüttüler. İçimdeki kıkırdamaya engel olamadım, sanki yürüyecek yaşa gelmemiş gibisin, küçücüksün tam yerden bitme meraklı bir cücesin. Yürürken tıpkı bir penguene benziyorsun. Seni alıp eve getirdiğimde o kadar yorulmuştun ki babana yürüdüğünü ancak bugün gösterebildik. Gece de harika bir uyku çekererek aylar sonra ilk kez bir emme molası dışında 8-8 uyudun ve beni çok mutlu ettin.

Yine felaket tellalları şimdi yandınız diyorlar, bense hayatımızda çok büyük bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Oyun parkı, yürüteç gibi şeyleri hiç kullanmadığımız için asıl değişiklik ilk mobil olduğunda meydana gelmişti, şimdi ha yürüyerek biryere gidip birşeyleri karıştırmışsın ha emekleyerek gidip tutunup ayağa kalkmışsın, bence çok büyük bir fark yok. Tek fark ilk ayakta durmayı öğrendiğin günlerdeki gibi sürekli düşüp biryerlerini morartma günlerine geri döneceğiz o kadar. O da kısa bir süre için.

İnsanlık için küçük, kendin için büyük bir adım attın bebeğim. Bir dönemi kapattık, yepyeni bir döneme adım attık. Hoşgeldin toddler Demir…

Acemi Gurme

Evde pişen yemekleri yemeye başladığından beri evimizi tatlı bir heyecan sarmış durumda. Önce ne pişirsek ona karar veriyoruz, sevip sevmeyeceğine dair bahisleri açıyoruz sonra da büyük bir merak içinde tatmanı izliyoruz. Kendi elinle, döke saça, çokça gülerek, sevmediklerini püskürterek ilk gurmelik günlerini yaşıyorsun. Akşam yemeklerimizi hep birlikte yiyor, ne zaman bu kadar büyüdüğüne şaşıyoruz. Şimdiye kadar denediğin yemekler ve tepkilerin…

  • Tarhana çorbası – 1.deneme başarılı, 2. ve sonrakiler başarısız 
  • Mercimek çorbası – Başarısız
  • Tavuklu şehriye çorbası – Başarılı
  • Kabak dolması – Başarısız
  • Zeytinyağlı kereviz – Başarısız
  • Zeytinyağlı fasülye – Başarısız
  • Zeytinyağlı pırasa – Başarılı
  • Kıymalı pirinçli ıspanak – Başarılı
  • Havuçlu şehriyeli mercimek yemeği – Çok başarılı
  • Et sote – Çok başarılı
  • Tavuk Schinitzel – Çok başarılı
  • Pilav  – Çok başarılı
  • Makarna – Çok başarılı
  • Bulgur Pilavı – Çok başarılı
  • LAHMACUN – En başarılı

Evet yanlış okumadın lahmacun! Pazar akşamı evde yemek yok diye lahmacun söylemiştik. İçindekileri şöyle bir düşündüm ve verebileceğime karar verdim. Daha önce yemek tattırdığım dönemden biliyorum ki genel olarak baharatlarla hattta acıyla hiçbir problemin yok. Doktorun karaciğer enzimlerin yüksek diye fazla acı vermemizi tasvip etmese de azıcık lahmacundan kimseye zarar gelmez diye düşündüm. Hatta fast food çocuğu olup hamburger yiyeceğine lahmacun yemeni her zaman tercih ederim. Resmen çıldırdın, sen hayatında hiçbirşeyi yerken böyle tepkiler vermedin öyle diyeyim sana. Uzaktan elimi tutup hızlıca ağzına götürüp kahkahalar mı istersin, vermiyorum diye çığlık çığlığa bağırmalar mı, çeyrek lahmacunu götüren cool oğlumu tanıyamadım resmen 🙂 Kamera görüntülerin de var elimizde, hala bakıp bakıp gülüyoruz.

Bu yazıyı bugünler için yazmıştım işte, bakalım sana hamileyken yediklerimle senin şimdi sevdiklerin arasında bir bağlantı var mıymış? BİNGOOOOOO, etçisin, hatta lahmacun deneyiminden sonra kebapçısın diyebilirim. Bir de mercimek yemeği. Aslında birçok kişinin sevmediği zor bir lezzet ve sen bayıldın. Aynen benim hamileyken olduğum gibi.

 Bakalım sık sık bu karşılaştırmayı yapacağım, zira siz bebek milleti bi sevdiğinizi ertesi hafta sevmeyebiliyormuşsunuz. Mesela günde 2 köfte ve 180 cc yoğurdu hüpleten sen, son 2 haftadır bunların yüzüne bakmıyorsun ama teklif var ısrar yok. Bir süre unutturduk, dün yoğurdu tekrar denedik içinde elma püresi ile yedin. Sanırım artık değişiklik arıyorsun.

Dozajlara gelince her yemekten 2 yemek kaşığı koyuyorum tabağına, ana yemekten 2, pilav/makarnadan 2. Yarısını yere döktüğünü varsayarsak ikisinden de birer kaşık yiyorsun. Kimine göre az, senin küçücük midene kıyasla bence gayet yeterli. Tek kafama takılan şey tuz, başarısız olan yemekler tamamen tuzsuzdu, diğerlerinde ise 4 kişilik bir tencereye yarım çay kaşığı tuz atıldı. Şekere karşı olduğum kadar tuza karşı değilim sanırım. Bu konuyu biraz araştıracağım. 

Ağzının tadını bilen minik gurmem benim, seni, her halini çok seviyorum…

Ben yokken

Bugün ben yokken diye başlayan kaç cümle kuracağım kim bilir? Açılışı yapalım, bugün ben yokken ilk adımını atmışsın tam 10 ay 2 haftalıkken….

Telefonda öğrendim, sevinemedim, boğazıma bir yumru oturdu. 4 haftadır çalışıyorum ve gayet iyi gittiğimi düşünüyordum. Taa ki bu habere kadar. Neden yanında olamadığım kısmına o kadar takıldım ki, yaptığın şeyin büyüklüğünü idrak edemedim. Birkaç saat sonra Gaye Teyzen uyarınca dank etti ki SEN BİR ADIM ATTIN.

Bir devri kapattın,  artık bebek değil çocuksun.  Hayatın tam içine doğru yola koyuluyorsun. Atacağın pek çok adımda fiziksel olarak yanında olamayacağım besbelli. Olmamalıyım da zaten, sağlıklı olan da bu. Ama sevgimi, desteğimi yanında hissetmen için elimden geleni yapacağım. Hep güzelliklere atılan nice güzel adımlarına…

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company