
Sen varya sen laf ebesi mi derler ne derler bilmiyorum ama konuşmaya başladığından beri çok fena bir şey oldun çıktın başımıza. Geceleri uyanınca yanına gelmeyeceğimi beyan ettikten sonra uykularımızın düzene girdiğini anlatmıştım. Şimdilerde beni tekrar yanına getirebilmek için türlü türlü numaralar çevirmeye başladın. Geçen akşam uykumdan “Annneaaaa neydesiiin çabut gel, Memir kaka yaptiii” diye bir sesle uyandım. O kadar inandırıcıydı ki feryadın, gündüz de az kaka yaptığından koşarak yanına geldim. Işığı azıcık açıp seni alt değiştirme masasına yatırdığımda kaka olmadığını görünce zokayı yuttuğumu anladım. Ya sen ne zaman doğdun da benim arkamdan alavera dalavera çeviriyorsun bakayım? Hem güldüm, hem kızdım, hem ileriki yıllarda yaşayabileceklerimizi düşünüp biraz da korktum. Sana acilen yalancı yalancı sana kimse inanmaz masalını anlatmamız lazım. Bir şey değil gerçekten kaka yaptığında öylece uyumak zorunda kalacaksın ona yanıyorum.
Her geçen gün bizi konuşmalarınla şaşırtmaya devam ediyorsun. Senin artan yoğurtlarını yediğini itiraf eden ablana “Çıktı foyaların meydana” diye takılırken koşarak gelip “Abla foya çıktı” dedin. O gün bugündür de kelime dağarcığına bu deyiş eklenmiş durumda, anlamını biliyor musun merak ediyorum. İsteklerini tek bir kelime ile değil istemek fiilinin sonuna-di’li geçmiş zaman ekleyerek “Memir mama istedi, Memir kipat istedi” şeklinde beyan ediyorsun. Saklambaç oynarken sürekli yemek masası ile kaloriferin arasına saklanmamızı istiyor “Anne buraya saklan, beraber kolorfer saklan” diyorsun. Oğuz’dan öğrendiğini sandığımız son numaran da istemediğin bir şey olursa “Küstüm” deyip bir duvar köşesinde arkanı dönüp dikilmen. O kadar komik oluyorsun ki kendimi gülmemek için zor tutuyorum.
Aslında 2 yaşına kadar doktor kontrolümüz yoktu ama hem Hepatit aşını olmak hem de vedalaşmak için Amca Doktor’un yolunu tuttuk bu ay da. Ben evden çıktığımız andan itibaren Amca Doktora gideceğimizi, aşı olacağını, biraz acıyabileceğini ama hasta olmaman için gerekli olduğunu filan anlattım. Sessizce durup gıkını çıkartmadan aşını olduktan sonra “Amca doktor bi daha yap” dedin adam da artık sana “Pesssss ne cins çocuk bu yaaa”dedi.
Kendisine pek de bayılmadığımı düşünürken Amerika’ya yerleşeceğine bu kadar üzüleceğimi tahmin etmezdim aslında. Maalesef, o ve onun gibi pek çok kıymetli doktor muayenehanelerle ilgili saçma bir yönetmelik yüzünden mesleği bırakma noktasına getirildi. Devam edenler ne yapacak nasıl uyum sağlayacak bilmiyorum. Tek bildiğim hangi doktora gideceğim konusunda kafamın çok karışık olduğu. Şimdi kime gidersem gideyim senin minyatürlüğünden, süt içmemenden, sebze yememenden girecek vitamin almayışından, ilaç kullanmayışından çıkacak! Gerçekten çekemeyeceğim.
Kadir Bey seni son kez tarttı 19.ay sonu itibariyle 10,5 kilo olmuşsun. Hala 1 kilo eksiksin ama yemin verdirdi hiçbir doktorun bu konuda söylediklerini kafama takmamam ve kendi bildiğimi okumam için. “Bu mutlu çocuğun tek eksiği 1 kilo olsun, yolunuz açık olsun” dedi. Gidip yerleştikten sonra forum’da yazmaya devam edecekmiş, çok kafamı bozarlarsa oraya yazıp görüşünü sorabilirmişim. Eh buna da şükür. Bakalım kamuoyu araştırması sonucu topladığım doktor isimlerinden hangisini seçeceğiz?
Bu ayın en önemli gelişmesinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Teyzenin doğum günü için dışarı çıkacağımız gece ilk kez seni anneannende yatıya bıraktık. Önce yatırıp çıkmayı planlamıştım ama anneannenin “Yettin artık sen, ilk kez çocuk bakmıyoruz hayatımızda, uyuturuz bir şekilde” serzenişinden sonra sana durumu anlatıp çıktım. Haklıydı aslında annem, abartmanın lüzumu yoktu. Şaşırtıcı bir şekilde oradaki park yatağında değil anneannenin yatağında uyumak istemişsin. Tam uyku saatinde 1 dakika içinde uykuya dalınca yatağına transfer olmuşsun. Gece 2 kere direkt anneanne diyerek kalkmış, birinde su birinde emzik isteyerek hemen uyumuşsun. Sabah da bize hiç yapmadığın güzel bir sürpriz yapıp 8’de kalkmışsın. Seni 8.30’da almaya geldiğimizde keyifle kahvaltı ediyordun. Böylece çok önemli bir kilometre taşını daha sayende sorunsuz atlattık uyumlu oğlum benim.
Annelik kolay değildir kuşkusuz, ama senin annen olmak hem kolay hem de bir zevk. Sana sahip olmayı hak edecek ne yaptım diye çok düşünür oldum son zamanlarda. Şükür, şükran, teşekkür…