
Nereden başlasam nasıl anlatsam. Senin blogundaki bir yoruma mail ile cevap verirken şimdi geldiğimiz noktayı hayal bile edemezdim tabii ki. Tek ortak noktamız aynı anda hamile olup aynı doktora gidiyor olmaktan öte değildi başlarda. Gün geçtikçe daha çok yazıştık, yazıştıkça daha çok anlaştık. Sonra bir bakmışım ki o senin doğumunu en az benim kadar heyecanla bekliyor, ben doğumhanede onun kulaklarını çınlatıyorum doktorunla, en uykusuz gecelerimde ona doğumla ilgili son taktikleri veriyorum, o doğumdan çıkar çıkmaz telefonun diğer ucunda bana-aslında dış kapının dış mandalı olması gereken bana- heyecanla Çınar‘ın doğumunu müjdeliyor.
İşte biz o Gökçe teyzenle ve Çınar efendiyle sonunda bugün buluştuk. Siz uslu uslu uyurken, biz yıllardır görüşmeyen iki dost gibi saatlerce konuştuk durduk. Hislerim beni yanıltmamış. Aynı anda hamile olan iki kadından çok daha öteymiş benzerliklerimiz. Tevekkeli boşuna değilmiş bu soğuk nevale annenin daha tanımadan kanının kaynaması! Pek çok güzel şeye vesile olduğu gibi, artık yeni bir dostum olamaz herhalde dediğim 30′lu yaşlarımda piyangodan çıkan bu dostluğa da vesile olduğu için sevgili doktoruna teşekkür etmemiz lazım aslında. Siz CA Babies olarak, doktordaş, hastanedaş, sünnetdaş ama en önemlisi şimdi ve bundan sonra arkadaşsınız. Tıpkı bizim ve hatta babalarınızın da olacağı gibi…
Sonra annecim biz Çınar‘la nasıl tanıştık diye merak edersen bu yazıya bakabilirsin canım oğlum benim.