Tag Archives: Çandarlı

Yazlık vol. 3

Geleneksel bi başına Londra ve maç” planı yapan baban, Kanara dönüşü bizi yazlığa bırakıp vınladıktan sonra ana&oğul baş başa kaldık. Birinci ve ikincide aldığımız derslerden sonra üçüncüsü ballı kaymak gibi geçti.

Click to continue reading “Yazlık vol. 3”

Patlak Kaş

Evdeki nüfusun nispeten azalması, ablanla ikinizin kendinize ait bir odanızın olması, hayran olduğun kuzenin Sarp’ın da gelmesi, yarım saatlik iPad saatini sabaha almak gibi akıllıca çözümlerle yazlık günlerinin ikinci roundu birincisine kıyasla gayet güzel geçmiş. Taaa ki son yarım saatte kadar.

Click to continue reading “Patlak Kaş”

Bir başına yazlıkçı

Çalışan annelerin çocuklarının kaderidir herhalde kısıtlı sürelerle yaz tatili yapmak. Ya da çalışan annelerin kaderidir çocuğu adam gibi tatil yapsın diye anneanne/babaanne yazlığına gönderip hasret çekmek. Tüm yaza ne sen ne biz dayanamazdık ama daha önceki tecrübelerimize dayanarak 4 günlük bir ayrılığı hepimiz kaldırabiliriz gibi geldi.

Click to continue reading “Bir başına yazlıkçı”

Yazlık Günleri

Eskiden arkadaşlarımla tatile gitmek için sabırsızlanır, ailemle tatile gitmeyi sıkıcı bulurdum. Evlendikten hele de çoluk çocuğa karıştıktan sonra, aslında içten içe onlarla olmayı ne kadar özlediğimi, tıpkı eski günlerdeki gibi onların güvenli kolları altında tembellik yapmayı ne kadar istediğimi fark ediyorum. Hele de ne tatillerde, ne hafta sonlarında hiç dinlenemediğim şu günlerde Çandarlı’daki yazlığımız dünyanın en güzel otellerinden, en güzel plajlarından daha cazip geliyor açıkçası. Eğer yeterince eğlenceli bir anne&baba olabilirsek, belki sen de bu huzur ve güven ortamını arar,büyüdüğünde bizle vakit geçirmek istersin diye umuyorum canım oğlum.

Uzun bayram tatilini fırsat bilip, İtalya’dan döndükten tam 1 hafta sonra soluğu yazlıkta aldık. Git git derinleşmeyen bir deniz, denizin hemen önündeki 1 dönüm bahçeli evimiz, sana bakmak için kuyrukta bekleyen bir anneanne, bir dede, bir büyük dayı, bir yenge, bunlara bir de bizimle gelen ablan eklenince vahaya düşmüş gibi oldum gerçekten. Seni oraya bırakıp kendimiz tatile gitsek inan bu kadar keyif almazdım. Yani hem seninle olmanın, seni izlemenin keyfi var hem de sana bakmakla ilgili en ufak bir sorumluluk yoktu. Bir anne daha ne ister ben bilemiyorum.

Sütle vedalaşmanın 8.gününde gittiğimiz yazlıkta özellikle sabahları en geç 06.00’da oldukça huysuz olarak güne başlıyordun. Seni hemen yan odaya devrediyor, bizse babanla bir güzel uyumaya devam ediyorduk. Onlarsa sabahın 7’sinde parka gitmek, arabanın içerisinde vakit geçirmek, traktöre bindirmek gibi aktivitelerle seni oyalıyorlar kahvaltını ettirip denize götürüyorlardı. Sen 11 gibi uyumak üzere geri geldiğinde, biz yataktan yeni çıkıyor, senin uyuduğun 3 saat boyunca kafamızı dinliyorduk. Öğlen yemeğinden sonra maaile denize gidiyor akşam 6’ya kadar orada vakit geçiriyorduk. Akşamüstleri yemeğe kadar geçen sürede ise komşuların torunlarına tonla oyuncağın yığıldığı kocaman bahçemizde oynuyor, biber topluyor, bahçeyi suluyorduk. Plajdaki abi arkadaşlarına ek olarak bir de köpek arkadaşların vardı ki onlarla oynamanı izlemek görülmeye değerdi. yemeğini yeyip, banyonu yaptıktan sonra 8 dedin mi yorgunluktan bayılıyor ama ne hikmetse gecede bilmem kaç kez uyanmaya devam ediyordun. Anneanenle deden seni odalarında yatırmaya cesaret bile edemediler öyle diyeyim sana! 

Bu tatilden tarihe not: ilk 3 kelimeli cümleni-Dede çöp attı- söyledin. Hemen arkasından da “Biz adda geldik”, “Baba neeen(araba sesi) yaptı” gibi çeşitlemelerle bizi eğlendirdin. Arabalara, anahtarlara olan bu aşırı düşkünlüğün sayesinde oto koltuğu huysuzluklarını da geride bıraktık gibi gözüküyor. Giderken ve gelirkenki bayram trafiğine rağmen şimdiye kadarki en rahat yolculuklarımızı geçirdiğimizi söyleyebilirim. Ağlasan da çatlasan da patlasan da bugüne kadar seni oto koltuğundan hiç çıkartmadım. Demek ki sabreden derviş muradına erermiş. Bizimki oto koltuğunda hiç oturmuyor deyip pes etmemek gerekmiş!

Senin için her detay düşünülmüş, park yatağın ve İKEA mama sandalyen hazır edilmiş, buzluğa dizi dizi pirzolaların atılmıştı. Seni nerdeyse 3 aydır görmeyen anneanne ve deden sonlara doğru sabah 6’da kalkmaktan su kaynatsalar da varlığından o kadar memnun görünüyorlardı ki seni bu kadar geç oraya götürdüğüm için kendimi kötü hissettim. Hele de senin orada olmaktan bu kadar mutlu olduğunu gördükten sonra! Bu kışki performanslarına göre seneye seni sadece ablanla 1 haftalığına misafir edebilirler belki kim bilir?

Yazlıkçı

4.ayında ilk uçak yolcuğunu yapmış, ilk kez anneane ve dedenin yazlığına gitmiş, çıkacak dişlerinin ilk sancılarını orada çekmiş, dönüşte arabayla ilk uzun yol deneyimini yapmış durumdasın.

Sırayla gidelim. Uçak yolculuğu beklediğimden çok daha kolay oldu. Uçaktaki 3 bebeğin en uslusu sendin diyebilirim. Yalnız kalkarken ve inerken emzirin diyen zihniyeti kınıyorum! 10 hadi bilemedin 15 dakika içinde tek memeyi boşaltabilen ve tek memeyle doyan 4 aylık bir bebek, 20 dakika kalkış ve yükselme, 10 dakika sabit yükseklik, 20 dakika alçalma ve iniş süresinde ne zaman emzirilmelidir? Hele de kalkıyoruz diyen pilot 10 dakika taksi pozisyonunda dolaşıyorsa? Havuz problemi gibi uçuş problemi resmen! Ben de kendi kulaklarımı baz almaya karar verdim. Uçağın tekerlekleri yerden kesildiğinde emzirmeye başladım, azıcık zorla kalkışı tamamladık. Sabit yükseklikte birşey yapmadım. İnerkense emzik vermeye çalıştım, almayınca parmak emzirme modeline geçtim. Başarıyla atlattık, darısı Fransa uçuşunun başına. Yalnız alandaki güvenlik kontrollerine sinir oldum. Herkesin pis bavullarının geçtiği x-rayden senin kafanı koyduğun ve genelde kemerlerini yediğin ana kucağını geçirmek zorunda kalmak çok can sıkıcıydı. Ayrıca bu demek oluyor ki daha rahat ederiz diye geceye aldığımız Fransa uçuşunda uykunun en  tatlı yerindeyken seni ana kucağından çıkartıp kucağımıza alacağız. Hava çok sıcak olmasa seni direkt slingde uyurtur öyle giderim ama bu ısıda sana daha büyük işkence olur gibime geliyor. Hem evden alana kadar oto koltuğu dışında biryerde yolculuk etmeni de doğru bulmuyorum. Off off bakalım nasıl olacak? İlerde bu satırları okurken anne dert ettiğin şeylere bak diyeceğine eminim 🙂

Yazlıktaki günlerimiz çok güzel geçti. Kuzenin Mina’dan kalma park yatağına hemen alıştın. Herkesin benimle gestapo diye dalga geçmesine kulak asmadım ve rutinini asla bozmadım. Sen de beni mahçup etmedin hiç. Yalnız sıcaktan mıdır nedir 3 saatlik döngüler yerine ancak 2 saat dayanabildin ve daha çok emmek istedin. Başından beri saatlere takılmadığım için ne zaman istersen emzirdim. EASY biraz şaştı tabi. Daha çok EAESY gibi birşey oldu. Evde geceleri 1-2 kere kalkarken orada mutlaka 3’ledin. Ama beni hiç yormadın çünkü hızlıca emip geri yatıyordun. Kucağımda uyuduğun günleri saymazsak, doğduğundan beri ilk kez bu kadar uzun süre aynı odada kaldık. Anne için daha kolay olduğu söylense de ben pek rahat edemedim, senin her hareketinde uyandım diyebilirim. Sabahları gık sesini duyup yanımızda biten dedeciğinle uzun yürüyüşler yaptın, seni ancak öğlenleri kuzenin Mina uyurken sevebilen anneanenle yatakta kahkahalar attın, annen denize kaçınca Eşfer Yengenin kucağında huzur buldun, Mina’yla akşamüstü hamak keyifleri yaptın. Hem çok emmekten, hem de açık havanın da etkisiyle çektiğin güzel uykulardan kocaman bir adam olup çıktın.

Günler böyle güzel akıp giderken 4. ayını tamamlamana 5 gün kala önce ishal olup, kusmaya başlayıp, ağzın salyadan geçilmeyip, ayağın dahil ne bulsan ağzına sokup sinirli sinirli sağa sola hareket ettirip, akabinde çokça huysuzlanınca anneanen ve yengen diş çıkarttığına kanaat getirdiler. Hemen doktorunu aradık. Ailede erken çıkartan var mı diye sordu? Evet bendeniz 4,5 aylıkmışım ilk dişim çıktığında. Quzen kaansa 4  aylıkken 4 dişe sahipmiş! O zaman mümkündür dedi ve ateşin olmazsa katiyen fitil vermeyeceğini belirterek,  çok keyifsizleşirsen sabah akşam yarım ölçekten biraz fazla Calpol ve diş etlerine sürmek için Dentinox verebileceğimizi söyledi. “Ben çocuğuma ilaç vermeyeceğim!” diye atıp tutarken, acıdan kıvranmanı izlemeye dayanamayıp 2 gün bu ilaçları verdim. 2. gün baban bizi almaya geldiğinde nispeten daha iyiydin. Babanla birlikte gelen teyzen ve kirve eniştenin de katılımıyla yediğimiz tam kadro yemekte, onca gürültüye rağmen odanda huzurla uyudun.

Ertesi gün de keyifli kalkınca ilaç vermeden yola koyulduk. İshalin devam ediyordu ama her molaya denk gelecek şekilde o kadar usturuplu yapıyordun ki yolda fazla oyalanmadan vakitlice evimize geldik. Akşamına bize yapacağın sürprizlerden habersiz…

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company