Tag Archives: bakıcı

Bugün bir milat…

Bugün seni ilk kez anneanen dışında birisine bırakıp kendim için birşey yaptım. Yogaya başladım. Sabah 10’da çıktım evden, 12.30’da geri geldim. Ne var bunda diyebilirsin. Ama benim için önemliydi. Bunu şimdi yapmazsam sonradan hiç yapamayacağımı biliyordum. Biryerden başlamak lazımdı ve gün bugündü!

Geçen haftadan beri bunu kafamda kuruyor kendimi senden ayrılmaya, başka birine güvenmeye hazırlamaya çalışıyordum. Malum anneanen yakın bir zamanda yazlığa gidecek ve Ekim’e kadar burada olmayacak. Hem zaten ona daha fazla yük olmak da istemiyorum. Biliyorum zevkle yapıyor ama onun da bir hayatı, hobileri, arkadaşları var. Ben rahat edeceğim diye senin tüm sorumluluğunu onun üzerine atmam doğru olmaz. Dedeciğinle seni sevmeye gelsinler istiyorum, bakmakla yükümlü olmasınlar istiyorum.

Geleceğini öğrendiğim an kararımı vermiştim, evde olduğum süre boyunca senin sonuna kadar tadını çıkartacaktım. Ev işleriyle kendimi germeyecek, senle geçireceğim dakikalardan çalmayacaktım. Sakın anneni şımarık kokoş ev hanımı sanma. 8 yıldır aralıksız çalışıyorum ve her işimi de hep kendim yaptım. Ama bu özel dönemde, böyle bir lüksü maddi ve manevi olarak hak ettiğimi düşünüyorum. Daha hamileyken işe başlayan yatılı yardımcımızla yaşadığımız kötü tecrübe sonrası, yardımcı konusundaki kararlılığımı kaybetmiştim. Lanet olsun kendim yaparım diyordum, planladığımın aksine! Derken hiç beklemediğim bir şekilde karşıma biri çıktı. İyi ki dedim içimden, iyi ki eski kadın kasapla kırıştırmış! Allah razı olsun o kasaptan dedim 🙂

Bugün işe başlamasının tam 16. gününde seni ona emanet ettim ve çıktım. Canımı bir başkasına emanet ettim, ne kadar zordu bir bilsen. Çıkarken de kendi kendime söz verdim, asla evi aramayacaksın diye. Birine ya güven ya güvenme diye telkin ettim kendimi. Eve 10 dakika mesafedeydim. Ters birşey olursa o arardı, ben de koşarak gelirdim. Gözlerim dolu dolu stüdyoya yürürken İkbal Teyzeni aradım, kafam dağıldı. Yaptığım şeyin doğruluğu konusunda beni rahatlattı canım arkadaşım benim.

Harika bir dersti. Seni taşımaktan ve emzirmekten bükülmüş omurgam kendine geldi. Kaslarım esnedikçe vücüdumun salgıladığı hormonların tadını çıkarttım. Aklımda hep sen vardın ama huzurluydum bir yandan da. Bir anne çocuğundan ayrıyken çocuğu huysuzlanırsa gögüsleri sızlarmış, öyle telepatik bir ilişki varmış aramızda. Hiç sızlamadı göğüslerim ve ben her geçen dakika daha çok gevşedim.

Ders bittiğinde koşar adımlarla çıkarken teyzen beni durdurdu. Evi aradığını, senin mışıl mışıl uyuduğunu, daha sağdığım sütü bile içmediğini söyleyince kulaklarıma inanamadım. Ben evdeyken uyku nedir bilmeyen sen uyuyordun! Bu bir mesaj olmalıydı, ya da ben öyle olduğuna inanmak istedim. Oturdum herkesle keyif yaptım stüdyodaki güzel ikramlıklarla.

Geldiğimde sen yeni uyanmış, sütün ılınsın diye bekliyordun. O kadar tatlı, o kadar yakışıklıydın ki…İçimi tarifsiz kocaman bir mutluluk kapladı. Kendime bu cesareti gösterdiğim için, sana bu kadar anlayışlı ve uslu olduğun için, Nezahat Hanım’a seni huzurlu kıldığı için kocaman bir aferim verdim. Herkes üzerine düşeni yapmıştı. Bundan sonra her sefer bu kadar güzel geçmeyebilir, belki koşarak eve dönmek zorunda kalabilirim, belki sen ağlayabilirsin ama önemli değil. Bu ilk seferi başardık ya gerisi çorap söküğü gibi gelecek.

Velhasıl, bundan sonra anneciğin Salı ve Perşembeleri 2’şer saat olmayacak. Geri döndüğündeyse eskisinden de daha iyi anne olacak.Seni çok seviyorum canım oğlum benim…

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company