Tag Archives: anne sütüyle kabızlık

Karışık Gündem

Cumartesi İkbal Teyze’nin doğum günü müsasebetiyle kahvaltıya gittiğimiz yerde bir de baktık ki IKEA mama sandalyesi! Ela ile yanyana oturttuk sizi. Tabi Ela Hanım senden 6 ay büyük olduğundan sandalyenin hakkını verdi, sense en azından yana devrilmeden oturabildin. Ancak henüz ağzını açmayı, kaşığa nasıl davranacağını ve ağzının içindeki çorba birikintisini nasıl geriye itip yutacağını bilmediğinden dik poziyonda yemek yemen mümkün değil. Nasıl olsa önümüzdeki 1 ay boyunca günde sadece 1 öğün sebze çorbası yiyor olacağından şimdilik bir kenarda atıl olarak bekleyen chicco ana kucağında yedirmeye ve IKEA mama sandalyesini almaya karar verdik. Hatta karar vermekle kalmadık sana bir tane, Elacığıma bir tane aldık bile.

Bugün sebze çorbası maceramızda 5. günümüzdü. İlk gün 2 tatlı kaşığı, ikinci gün 4 tatlı kaşığı,3.ün 8 tatlı kaşığına yakın yedikten sonra, 4.gün ağzını kapattın.  Birkaç çay kaşığından sonra ne yaptıysam yediremedim. Sırf yememek için ağzın kapalı gülmeyi ve ağlamayı öğrendin. İlk ağlama teşebbüsünden sonra hemen bıraktım. Neticede sadece deniyoruz, aç değilsin açık değilsin. İşin garip tarafı çok seveceğini tahmin ettiğim sudan da hoşlanmadın. Bugün de hiç farklı bir durum olmadı. 2 tatlı kaşığı yer gibi oldun huysuzlanınca yine zorlamadan kaldırdım. Bu arada kabızlık problemi tam gaz devam, yine son kakamızdan bu yana 3 gün geçti.

Bugün kan testi sonuçlarınla ilgili konuşmak için doktorunu aramışken hepsini gündeme getirdim. Öncelikle, kan testi sonuçlarını inceleyecek bir terslik varsa beni arayacak yoksa bir sonraki kontrolde üzerinden geçeceğiz. Doktorun anlattıklarımdan sebze çorbasını sevmediğin sonucuna vararak biraz çeşni katmamızı istedi. Yarın ceviz büyüklüğünde çiğ köftelik kuzu kıyması, semizotu ve nane/fesleğen/kimyon üçlüsünden en sevdiğimi yani naneyi ekleyeceğim. Tabi yine zorlama yok, bakalım sevecek misin?

Kabızlıkla ilgli olarak kestiğim zeyinyağına devam, armut suyu yerine yarım armut püresine suda bekletilip rondodan geçirilmiş 2-3 kuru kayısı ekleyerek vereceğiz. Yalnız kilo alımında azalma, ilk etapta sıcağa bağladığımız kısa emme süren ve bağırsak haraketlerindeki bu radikal azalma reflü şüphesi uyandırdı doktorunda. Reflü için teşhisten tedaviye gitmek yerine tedaviden teşhise gitmeyi tercih edeceğini söyledi. Sabah öğle akşam açken 7 kilo çizgisinde Motilium ve akşamları tokken 5 cc suya 1 paket Gaviskon verip 2 hafta sonra duruma bakacağını söyledi.

Daha telefonu kapar kapamaz senden yükselen güzel kokulardan beklenen kakanın geldiğini anladım. Zaten gün boyu emeklemenin dibine vurup sürekli firardaydın sonunda bugünü bir kaka ile taçlandırdın. Ben de ilaçları vermeden bir kaka döngüsü daha beklemeye karar verdim. Reflü olsan sanki daha önce çıkardı ya da ne bileyim içimden bir his reflü olmadığını söylüyor işte.

Diyorum ya basit hayatımız çok karıştı bugünlerde aklımda tutmam gereken tonla şey var. D vitaminin, demir damlan, vitamin şurubun, zeytinyağı, armut püresi, sebze çorban, şimdi bir de reflü ilaçların çıktı başımıza. Sürekli ağzına birşeyler tıkıyormuşum gibi hissediyorum 🙁

Bugünün son gündemiyse seni benim dışımda birinin uyutması konusuydu. Babanın iş yemeğinde olması nedeniyle bu deneysel çalışmayı anneanenle yaptık. Seni birlikte yıkadık sonra ben çekildim. Anneanen masajını yaptı, giydirdi. Ben de buzluktaki sütlerden bir 110 cc bir de 70 cc biberon hazırladım. Sonuç: normalde gıkını çıkartmadan uyuyan sen uyumadın! Üstelik sadece 90 cc süt içtin. Demek ki neymiş seni yatağa uyanık bırakıyor olmak, senin kendi kendine uyuyor olman uyku ile meme daha doğrusu anne arasında bir ilişki kurmadığını göstermiyormuş! Ağlamaya başlayınca ve o ağlamanın tonu hoşuma gitmeyince pes edip seni aldım. Sütü geciktirmek, serin salon yerine sıcak odanda sütünü vermek gibi başka taktiksel hatalarımız da oldu. Neyse bu ilk denemeydi, birkaç gün geçsin bu sefer babanla deneyeceğiz. Sakın yanlış anlama 5,5 aydır her gece seni uyutuyor olmaktan zerre kadar şikayetim yok. Ama dünyanın binbir türlü hali var bensiz uyumayı da öğrenmelisin diye düşünüyorum.

Kakamı kaybettim,hükümsüzdür!

Doğduğundan beri istisnasız her 24 saatte bir kaka yapan sen, kabız olunca haliyle çok şaşırdık ve tedirgin olduk. Çarşamba günü doktor kontrolümüze gittiğimizde 3. gün bitmişti. Kabızlığa her doktorun yaklaşımı farklı olmakla beraber, lavman ile müdahele için en fazla 3 gün bekleyen bir uç ile 14 gün bekleyen diğer bir uç varmış. Senin doktorunun bu iki uç örneğin neresinde durduğunu merak ediyordum ki yine beni hiç şaşırtmadı. Minimum müdahele, minimum ilaç zihniyetinde genelleme yerine bebeği yakınen gözlemleyerek karar verme noktasındaydı. Vücutta herşeyin bir sebebi olduğu gibi  bunun da bir sebebi olduğunu, vücudun bununla baş etmesi için fırsat tanımak gerektiğini söyledi. Tabi seni üzmeden ve sıkıntıya sokmadan.

Etrafımızda kabızlık vakası yaşamış tüm annelerin tavsiyelerini dinledik. Sabahları 1 çay kaşığı zeytinyağı içirdik, çok karşı olmama rağmen ilaçtan iyidir diye zeytinyağlı kulak çubuğu müdahelesini yaptık, hergün 30 cc armut suyu verdik, karnına masajlar yaptık, sıcak suya oturttuk ne yaptıysak yaranamadık. Bu arada sen durumundan hiç şikayetçi değildin. Uykunu uyudun, sütünü emdin, hatta bugün ilk kez verdiğimiz sebze çorbanı bile itirazsız içtin. Kabızlığını iyice arttırmasın diye az patatesli, pirinç yerine arpa şehriyeli, bağırsağını çalıştırsın diye erken eklenen kabaklı, adettendir diye havuçlu 2 tatlı kaşığı sebze çorbanı bayla bayıla olmasa da itiraz etmeden yedin. Yaz boyu yazlıkta olan anneanen bu önemli olaya yetişti ve tecrübeli elleriyle bize destek oldu.

Sebze çorbandan 2 saat sonra hala kaka olmayınca dün kararlaştırdığımız üzere doktorunu aradım. 6. güne girdiğimiz o saatlerde lavman yerine Sup Gliserin Kansuk fitil vermeye karar verdik. Fitilden hemen sonra derin bir uykuya daldığında ben kakadan iyice ümidi kesmiştim. Yarını bekleyip son tatktikleri almak için doktorunu arayacaktım. Derken sen uyanıp emdikten hemen sonra hem de hiç zorlanmadan 6 günlük bekleyişe bir son verdin. Ben de derin bir ohhhh çektim.

Sonuçta ilaç verdik mi verdik? Bu kadar beklemenin ne manası vardı diye düşünmedim değil! Ama doğaya bir şans tanımaktan ne kaybettik ki? Sen lavman tecrübesi yaşamaktan kurtuldun ki kendimi senin yerine koyduğumda sırf bu bile yeter. Bundan sonra azıcık gayret et annecim tamam mı her zaman bu kadar şanslı olmayabilirsin.

Mama Sandalyesi Sorunsalı

Sevmiyorum. Niye bilmiyorum, belli  bir sebebi yok, sadece o dev anası gibi mama sandalyelerinden hoşlanmıyorum. Aybala Teyze‘nin ısrarlı tavsiyesi üzerine nispeten tahammül edebildiğim minyatür IKEA mama sandalyesini alıp bu konuyu kapatmaya karar vermiştim ki doktorun arkaya yatanlardan almamız gerektiğini söyledi. Hernekadar oturabiliyor olsan da dimdik IKEA mama sandalyesinden şimdilik yana devrileceğini iddia etti. Henüz denemedik ilk fırsatta deneyeceğiz zira sebze çorbasına geçeceğimiz bugünlerde bir yemek ritueli oluşturabilmek için mama sandalyesine ihtiyacımız var. Diğer hiçbir konuda istemediğim gibi bu konuda da atıp tutmak istememekle beraber, karşında oyuncaklarla maymun olarak, elimde tabak peşinde koşarak ya da televizyon karşısında sana yemek yedirmek istemiyorum. Yemeyen çocuk hiçbirşeye benzemezmiş o yüzden temkinliyim ama tıpkı uyku konusunda olduğu gibi yeme düzenin için de elimden geleni yapacağım. Hep diyorum ya biz iyi bir ekibiz ve her konuda olduğu gibi bunda da asgari müşterek bir yol bulacağızdır.

Halen kabız olman sebebiyle doktorunun verdiği 30 cc armut suyunu sıkacak cam rendemiz olmadığından soluğu Oğuz’larda aldık bugün. Kabızlık dedin mi ilk akla gelen isim olan Oğuz’un annesi  armut suyunun kitabını yazdığından eski günleri yad ede ede büyük bir zevkle armut suyunu hazırladı. Anne sütünden sonra ilk tadına baktığın içki armut suyuna resmen bayıldın. Biberon sevmeyen sen, ağzından biberonu çekmeme bile izin vermedin. Annen gibi meyveci olacaksın belli oldu.

Bu arada Oğuz’un mama sandalyesini de deneme fırsatı bulduk. Ola ki aldık, mama sandalyesi yatırımını boşa çıkarak gibi gözükmüyorsun. Sırf armut suyunu içerken değil, biz mutfak sohbeti yaparken de mama sandalyesinde uslu uslu oturdun. Cam rendye el koyup, ilk armut suyuna ev sahipliği yapan Seda Teyze’ne teşekkür ederek evimizin yolunu tuttuk.

Haftasonu babanla düşünüp taşınıp kaşınıp mama sandalyesi sorunsalını çözeceğiz.

5.ay biterken

5. ayını tatilde doldurmuş olmanın anlam ve önemine uygun olarak bu ayki fotoğrafın mayolu olsun istedim.

Doktorunla aynı anda İstanbul il sınırları içinde olmayı başaramadığımız için 5.ay kontrolüne ancak bugün gidebildik, yani sen 5 ay 12 günlükken. Kilon 7.050 gr, boyun 64,5 cm olmuş. Kısacası bu ay pek büyümemişsin oğlum, sadece 355 gr almış ve yarım santimcik uzamışsın. Başka doktora gidiyor olsaydık(mesela geçen ay gittiğimiz işgüzar doktor), bu değerlerle elimizde kutu kutu mamalarla dışarı çıkardık herhalde!  Ama sevgili doktorumuz Sema Hanım bu durumu umursamadı bile. Bu sıcaklarda ve bu kadar hareketliliğe gayet normalmiş. Ortalama bebek olarak %50’lik persentilde hayatına devam ediyorsun. Sadece anne sütü alan bebeğin yeterli beslenip beslenmediği aldığı kilo ile değil huzurlu olup olmadığı, gece uyuyup uyumadığı ile ölçülürmüş. Biz ikisinden de kocaman birer geçer not alıp anne sütümüze aynen devam ediyoruz.

Yalnız biraz vitamin takviyesi yapacakmışız. Adın Demir olabilir ama günde 8 damla demir takviyesi ve 5 ml de herşey dahil vitamin şurubu Vitagil alacaksın. Doğduğundan beri günde 4 damla aldığın Devit-3 biter bitmez de onun yerine 2 çay kaşığı suyla ezilmiş D-Flor almaya başlayacaksın. Vitaminlere çok inanmayan biri olarak söz konusu sen olduğunda bu konuda önyargılı olamamaya karar verdim. Gelişimine bariz bir katkısı olmazsa gerekliliği konusunu tartışmaya açacağım.

Ailede akdeniz anemisi olması nedeniyle bu ay kan alınacaktı, benim alerjik bünyem eklenince, hadi bir de demire bakalım derken uzun bir test listen oldu. Hemogram, Deri yayma, Demir, Ferritis, TDBK, Total lgE-ECP, Hemoglobin elekttraforeni bakılacakmış. Alınan kan miktarı değişmeyeceği için itiraz etmedim. Hiç bilmem böyle tıbbi terimleri, sonuçlar çıksın o zaman anlayacağım neymiş ne değilmiş.

Bu ayın güncel gündemi senin Pazar gününden beri kaka yapmıyor oluşundu. Doğduğundan beri en fazla 24 saatlik aralıklarla mutlaka her gün en az bir kez hatta çoğu zaman 3 -4 kez kaka yapan sen, hayatında ilk kez kabız oldun. Kontrole gittiğimizde 72 saati geçmiştik. Doktorun annaneni onaylayarak 1 çay kaşığı zeytinyağı vermemizi ve 30 cc armut suyu içirmemizi istedi. Yarın öğlene kadar bir gelişme olmazsa(96 saat) telefonlaşacağız ne yapmamız gerektiğini söyleyecek.  Aslında bu bebeklerde sık rastlanan bir durummuş, bunu arkadaşlarından da biliyorduk zaten, ama yine de hiç başımıza gelmediği için biraz tedirgin oldum. Umarım fitile gerek kalmadan bunu atlatırız.

Katı gıdalara geçince kabızlık giderek azalırmış. Normal planımız 18 gün sonra yani 7. ayın başında sebze çorbasına geçmek, ondan 1 hafta sonra meyve püresine geçmek, bir hafta sonra da kahvaltı vermekti. Ama bu son kabızlık vakası nedeniyle ufak bir değişiklik yaparak sadece sebze çorbasına başlamaya karar verdik. Besleyici olmasından çok şimdiye kadar bir damla su bile içmemiş seni katı gıdalara geçişe hazırlamak için, çok sevsen bile ilk gün sadece 2 tatlı kaşığı, ikinci gün 4 tatlı kaşığı, üçüncü gün 8 tatlı kaşığı, 4. gün ve sonrasında yarım kase olmak üzere sebze çorbası vereceğiz. 8 tatlı kaşığı yediğin gün dilediğin kadar su içme hakkını elde edeceksin. Suyun 2 yaşına kadar kaynatılmış ve soğutulmuş olacakmış.

Sadece göz göze huzur içinde emmekten oluşan basit dünyamıza dahil olan bunca şeye içten içe hafif tepkili olduğumu hissediyorum. Bir  yandan karışık ve teferruatlı geliyor, bir yandan da tüm bunların emzirme ilişkimizi azaltacak olmasının burukluğunu yaşıyorum sanırım. Bir dahaki doktor kontrolümüzden sonra meyve püresi ve kahvaltı da eklenince, tabi eğer herşeyi seversen ve yersen, 8. ayın başından itibaren seni sadece sabah uyanır uyanmaz, gece yatarken ve gece uyandığında emzirecekmişim. Doktorun bu duruma kendimi psikolojik olarak hazırlamamı rica etti, sanki hissettiklerimi anlamış gibi!

Emekleme gösterini doktoruna da yapıp, eline verilen oyuncakla oynarken kendi kendine oturabilince ana kucağı modelinden normal bebek arabana geçişe onay çıktı. Seninle birlikte giderek ağırlaşan ana kucağını söküp takmaktan kurtulacağım için çok mutlu oldum. Gerek sürekli oturma isteğin, gerekse elinden tutulunca ayağa kalkma isteğine doktorundan onay çıktı. Kendin yapmak istediğin ve kendi kendine yapabildiğin her hareket serbest. Buna basmak da dahil. Ama sırta yastık koyarak oturtmak, aa bak ayakta duruyor hadi zıplatayım filan demek yok.

Geçen ay gittiğimiz işgüzar doktorun aşı takvimine bakmadan bu ay olman gereken Pnomokök aşını erken yaptığını ve karma aşıyla üst üste yapıldığı için ateşlendiğini öğrenip yine kendisine sinirlendikten sonra, aşı takvimini yeniledik. Karma aşının 3.dozunu ve rota virüsü aşının 2.dozunu olduktan sonra güle oynaya ayrıldık doktorumuzdan.

Velhasıl bu ay ilklerle dolu bir ay olacak. Her ilkini tarihe not düşmek için elimde fotograf makinem görev başında olacağım…

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company