
5. ayını tatilde doldurmuş olmanın anlam ve önemine uygun olarak bu ayki fotoğrafın mayolu olsun istedim.
Doktorunla aynı anda İstanbul il sınırları içinde olmayı başaramadığımız için 5.ay kontrolüne ancak bugün gidebildik, yani sen 5 ay 12 günlükken. Kilon 7.050 gr, boyun 64,5 cm olmuş. Kısacası bu ay pek büyümemişsin oğlum, sadece 355 gr almış ve yarım santimcik uzamışsın. Başka doktora gidiyor olsaydık(mesela geçen ay gittiğimiz işgüzar doktor), bu değerlerle elimizde kutu kutu mamalarla dışarı çıkardık herhalde! Ama sevgili doktorumuz Sema Hanım bu durumu umursamadı bile. Bu sıcaklarda ve bu kadar hareketliliğe gayet normalmiş. Ortalama bebek olarak %50′lik persentilde hayatına devam ediyorsun. Sadece anne sütü alan bebeğin yeterli beslenip beslenmediği aldığı kilo ile değil huzurlu olup olmadığı, gece uyuyup uyumadığı ile ölçülürmüş. Biz ikisinden de kocaman birer geçer not alıp anne sütümüze aynen devam ediyoruz.
Yalnız biraz vitamin takviyesi yapacakmışız. Adın Demir olabilir ama günde 8 damla demir takviyesi ve 5 ml de herşey dahil vitamin şurubu Vitagil alacaksın. Doğduğundan beri günde 4 damla aldığın Devit-3 biter bitmez de onun yerine 2 çay kaşığı suyla ezilmiş D-Flor almaya başlayacaksın. Vitaminlere çok inanmayan biri olarak söz konusu sen olduğunda bu konuda önyargılı olamamaya karar verdim. Gelişimine bariz bir katkısı olmazsa gerekliliği konusunu tartışmaya açacağım.
Ailede akdeniz anemisi olması nedeniyle bu ay kan alınacaktı, benim alerjik bünyem eklenince, hadi bir de demire bakalım derken uzun bir test listen oldu. Hemogram, Deri yayma, Demir, Ferritis, TDBK, Total lgE-ECP, Hemoglobin elekttraforeni bakılacakmış. Alınan kan miktarı değişmeyeceği için itiraz etmedim. Hiç bilmem böyle tıbbi terimleri, sonuçlar çıksın o zaman anlayacağım neymiş ne değilmiş.
Bu ayın güncel gündemi senin Pazar gününden beri kaka yapmıyor oluşundu. Doğduğundan beri en fazla 24 saatlik aralıklarla mutlaka her gün en az bir kez hatta çoğu zaman 3 -4 kez kaka yapan sen, hayatında ilk kez kabız oldun. Kontrole gittiğimizde 72 saati geçmiştik. Doktorun annaneni onaylayarak 1 çay kaşığı zeytinyağı vermemizi ve 30 cc armut suyu içirmemizi istedi. Yarın öğlene kadar bir gelişme olmazsa(96 saat) telefonlaşacağız ne yapmamız gerektiğini söyleyecek. Aslında bu bebeklerde sık rastlanan bir durummuş, bunu arkadaşlarından da biliyorduk zaten, ama yine de hiç başımıza gelmediği için biraz tedirgin oldum. Umarım fitile gerek kalmadan bunu atlatırız.
Katı gıdalara geçince kabızlık giderek azalırmış. Normal planımız 18 gün sonra yani 7. ayın başında sebze çorbasına geçmek, ondan 1 hafta sonra meyve püresine geçmek, bir hafta sonra da kahvaltı vermekti. Ama bu son kabızlık vakası nedeniyle ufak bir değişiklik yaparak sadece sebze çorbasına başlamaya karar verdik. Besleyici olmasından çok şimdiye kadar bir damla su bile içmemiş seni katı gıdalara geçişe hazırlamak için, çok sevsen bile ilk gün sadece 2 tatlı kaşığı, ikinci gün 4 tatlı kaşığı, üçüncü gün 8 tatlı kaşığı, 4. gün ve sonrasında yarım kase olmak üzere sebze çorbası vereceğiz. 8 tatlı kaşığı yediğin gün dilediğin kadar su içme hakkını elde edeceksin. Suyun 2 yaşına kadar kaynatılmış ve soğutulmuş olacakmış.
Sadece göz göze huzur içinde emmekten oluşan basit dünyamıza dahil olan bunca şeye içten içe hafif tepkili olduğumu hissediyorum. Bir yandan karışık ve teferruatlı geliyor, bir yandan da tüm bunların emzirme ilişkimizi azaltacak olmasının burukluğunu yaşıyorum sanırım. Bir dahaki doktor kontrolümüzden sonra meyve püresi ve kahvaltı da eklenince, tabi eğer herşeyi seversen ve yersen, 8. ayın başından itibaren seni sadece sabah uyanır uyanmaz, gece yatarken ve gece uyandığında emzirecekmişim. Doktorun bu duruma kendimi psikolojik olarak hazırlamamı rica etti, sanki hissettiklerimi anlamış gibi!
Emekleme gösterini doktoruna da yapıp, eline verilen oyuncakla oynarken kendi kendine oturabilince ana kucağı modelinden normal bebek arabana geçişe onay çıktı. Seninle birlikte giderek ağırlaşan ana kucağını söküp takmaktan kurtulacağım için çok mutlu oldum. Gerek sürekli oturma isteğin, gerekse elinden tutulunca ayağa kalkma isteğine doktorundan onay çıktı. Kendin yapmak istediğin ve kendi kendine yapabildiğin her hareket serbest. Buna basmak da dahil. Ama sırta yastık koyarak oturtmak, aa bak ayakta duruyor hadi zıplatayım filan demek yok.
Geçen ay gittiğimiz işgüzar doktorun aşı takvimine bakmadan bu ay olman gereken Pnomokök aşını erken yaptığını ve karma aşıyla üst üste yapıldığı için ateşlendiğini öğrenip yine kendisine sinirlendikten sonra, aşı takvimini yeniledik. Karma aşının 3.dozunu ve rota virüsü aşının 2.dozunu olduktan sonra güle oynaya ayrıldık doktorumuzdan.
Velhasıl bu ay ilklerle dolu bir ay olacak. Her ilkini tarihe not düşmek için elimde fotograf makinem görev başında olacağım…