Tag Archives: alerjik bebek

Yeni doktordan inciler

Ben bu çocuğun hiçbirşeyi yok dedikçe birşey çıkmak zorunda mı? Sen misin hoşçakal alerji diyen, al sana der gibi resmen! Test sonuçlarında karaciğer enzimlerin yine azıcık yüksek(SGOT-AST 62), geçen seferkinden farklı olarak inek sütü alerjisi pozitif(SpIgE Cow’s Milk 0,57), diğerleri temiz. Doktorunun tavsiyesi yine sana ve bana mutlak diyet! Yani annelik tarihimin en zor günlerine geri dönüş. Ben  değer çok düşük diye itiraz eder gibi olunca hekim olarak görevinin teşhis koymak olduğunu, tedavi önerisine uyup uymamanın benim tercihim olduğunu sert bir dille ifade etti. Artık seni takip edemezmiş, bizim bir pediatrik gastroentologa gitmemiz gerekiyormuş. Ama doktor da tavsiye etmeyecekmiş çünkü benim o yönüm kuvvetliymiş, nasıl olsa ben araştırır en iyisini bulurmuşum. Biraz ironi sezdim, rahatsız oldum. Ben şampuanımı bile değiştirmekten hoşlanmayan biriyim, iş ki alerji dışındaki görüşlerine çok değer verdiğim doktorunu değiştireyim. Ama kendisi resmen bana gelmeyin dedi. Zaten farklı bir görüş almak için doktor araştırmış ve seçeneklerimi 4’e indirmiştim. En liberalinin görüşünü almaya karar verdim, Dr.Kadir Tuğcu. Gerçek alerjik bebeklerin sayıca çok az olduğunu savunan bu adam da sana alerji teşhisi koyarsa işte o zaman ciddiye almaya, kayıtsız şartsız ne deniyorsa yapmaya karar verdik babanla.

Aslında benim bir çocuk doktorunda aradığım kriterlerin(kadın olacak, genç olacak, profesör olmayacak, çocuğu olacak, ilaç vermekten kaçınacak, anne sütçü olacak, eve yakın olacak ve dilediğim zaman ulaşabileceğim biri olacak) kadın ve genç olmaması haricindekilere uyan bu doktor hakkında ortalıkta bir sürü farklı görüş dolaşıyor. Çok yakınımdaki üç anne arkadaşım kendisine gidiyor olmasa, seçimim bu yönde olmazdı sanırım.

Neyse Cumartesi günü kontrole gittiğimizde bizi gayet güzel karşıladı. Hakkında ne duyduysam birebir aynı şeyleri sanki bir scriptmiş gibi arka arkaya sıraladı. Yaptığı espiriler bile aynıydı. İçimden sıkılmıyor mu bu adam acaba her gelene aynı şeyleri anlatmaktan diye geçirdim ne yalan söyleyeyim. Alerji konusunda içimi rahatlattı rahatlatmasına ama kafama yatmayan bazı söylemleri de oldu. İşte Kadir Tuğcu’dan inciler:

  • Siz çok fena söğüşlenmişsiniz. Ah yavrum çocuğu boşuna delik deşik etmişsiniz. Yapılan bu testlere hiç gerek yoktu. 4 yaşından önce alerji testleri doğru sonuç vermez. Çocuk burada süt burada, verirsin sütten azıcık kızarıp bozarıp nefesi tıkanırsa aaa alerjisi varmış vermeyelim dersin bu kadar basittir.
  • Bunun dışındaki tüm ufak tefek reaksiyonlar önemsizdir, zamanla geçer. Bunca yıllık doktorluk hayatımda bunca hastamın arasında 10 yılda 1 gerçek alerji vakası görüyorum. Gerisi alerji adı altında sömürülen anne ve babalar!
  • Kaldı ki sizin çocuğunuz aylardır peynir ve yoğurt yiyormuş, büyük bir reaksiyon göstermemiş. Bunlar nedir peki inek sütü değil mi?
  • 12. aydan evvel inek sütü verilmez diyenler var. Sorarım kendilerine yeni doğmuş bir bebeğe mama veriliyorsa içeriğindeki nedir inek sütü tozu değil mi? Burada mama firmalarına büyük bir giydirme yaptıktan sonra, bu konudaki komplo teorilerinden bahsedip, anne sütünün önemi ve halen emzirdiğim için tebrik faslı ile konuyu bitirdi.
  • Tesadüfen doktora gitmeden az önce yaptığın kakayı inceleyip, neler yediğini dinledikten sonra– Kakasında hiçbir alerji belirtisi yok, bayağı büyük insan kakası yapıyor, ev yemeğini fazla bile yiyor. Çalıştığın için günde 4 kez verdiğin anne sütü yetmiyordur ona, menüsündeki süt ve süt ürünlerini arttırmanız lazım! Sadece öğlen et ağırlıklı ev yemeği yesin akşam inek sütünden muhallebi verin, sütlaç verin. Bu çocuk et, süt, yumurta ile büyüyecek, sen hiç sebze yiyerek kilo alan adam gördün mü?
  • D vitamini hariç, diğer tüm vitaminleri, demir damlasını bırakın.
  • Halen az su içtiğini söyleyince- Bu iyi birşey, anne sütü alan bir çocuk çok su içiyorsa 3 sebebi vardır. Ya çok kalın giydiriliyor ve terletiliyordur, ya çok yoğun kıvamlı mama takviyesi yapılıyordur ya da açtır.
  • Zaten çok iyi bildiğimiz, uyguladığımız ve çok faydasını gördüğümüz tavsiyeler-Çocuğu kat kat giydirme, ev soğuk olsun, hergün sokağa çıkart, çocuk soğuktan hasta olmaz mikroptan olur.
  • Gereksiz yere ilaç verme çocuğa. Aşılar 10 çocuktan birine ateş yapacak diye tüm hastalarına fitili dayayan meslektaşlarım var benim. Yazık!
  • Dikkatle muayne edip ölçüp biçtikten sonra- Beni başka doktorun yaptığı ölçümler ilgilendirmez. Bu çocuk 1 yaşına 1 hafta kala 74 cm ve 9 kg. Boyu ortalamanın 1 cm üzerinde, kilosu ortalamanın 600 gr altında. Söylediklerimi yedir, 1 ay sonra gel ben buradayım, bak nasıl kilo alacak çocuk. 1 yaşından sonra ayda 100 gr alsa bile normal, seninki 200 alsa açığı 6 ayda kapatır. Biraz ince kemikli olacak denebilir sadece. Hiç mi kafalarını kaldırıp size bakmamışlar, hiç bu anneden bu babadan küçük çıkabilir mi yahu!
  • Muayne esnasında sen adamın burnunu sıkıp kahkahalarla gülünce-Normalde bu aylarda ayrılık kaygısı başlar bu çocuk seni hiç takmıyor. Hıı evet çok uyumludur benim oğlum deyince, sen hiç kendine paye çıkartma çok güzel baktım büyüttüm diye, çocuğun yapısı budur senle alakası yok!
  • İşte hiç katılmadığım görüşü-Kamuoyundaki şeker tartışmaları gereksiz. Çiftçiler ve şeker fabrikasındaki işçiler aç kalmasın diye biz şekeri 7 kat pahalıya alıyoruz. Bakın görün 5-10 sene sonra nişasta bazlı şeker zararlı değil diye açıklama yapacaklar.
  • Anlatsa da anlayamadığım görüşü-Pekmez şekerden daha zararlı. Ayrıca kan filan yapmaz hurafedir. Eskiden şeker pahalı olduğu için, çocuklara reçel yerine pekmezi önerdiler kan yapar hurafesi ile. O günlerden bugünlere geldik. E ama hocam biri meyve şekeri, vücudun kolaylıkla yakabileceği türden şeker– Biri glukoz diğeri fruktoz, glukoz daha zararlı çünkü bla bla bla…..Diyorum ya anlamadım. Ben şeker yerine pekmez vermeye devam edeceğim.
  • Kesin yanlış olduğunu bildiğim görüşü- Piyasadaki tüm sütlerin içeriği aynı, sadece paketleme şekli ile günlük süt ve uzun ömürlü süt diye ayrılıyorlar.

Özetle ben herşeyin en iyisini bilirim, benden başka herkes hikayedir tarzında bir muayneydi. Yani normalde benim hiç hoşlanmadığım, yeniliklere kapalı, yaşlı, dediğim dedik doktor tipi. Bir yanda tonla ailenin muzdarip olduğu alerji gerçeği, bir sürü doktorun topluca fikir birliği etmişcesine verdiği diyetler, diğer yanda hiç birşey yok diyen bi doktor? Şu anda tecrübesine saygı duymak fazlasıyla işime geliyor. Bunca çocuk görmüş, sende bir terslik olsa kesin anlardı diye içimi rahatlatıyorum.  Söylediklerini de denemeye değer buluyorum, birkaç ay da böyle gidelim bakalım.

İçgüdülerime güvenerek yola devam ediyorum ama sormadan da edemiyorum annelik niye hep bu ikilemlerle dolu?

Hoşçakal Alerji

10. ay kontrolündeki verilere göre sen bu ay tam tamına 450 gr almış ve 1 cm uzamışsın. 3.320 gr ve 47 cm olarak başladığın hayatına 10 ay 9 gün itibariyle 8.620 gr ve 71 cm olarak devam ediyorsun. Halen 25 pesentilde olsan bile hem büyümendeki ciddi artış hem de alerjik belirtilerinin tamamının yok olması nedeniyle artık alerjimize gönül rahatlığıyla kocaman bir HOŞÇAKAL dedik.

Oldukça katı gıda alerjisi diyetini ve ilaçlarını bırakma kararı alırken doğru yapıp yapmadığımı bilmiyordum. Aldığım karar senin sağlığını ilgilendiren çok büyük bir riskti. Ama annelik içgüdülerime güveniyordum. Doktorlara körü körüne inanmak benim karakterime aykırı. Nasıl gerekmediği halde antibiyotik veren bir doktoru sorgulayabiliyor, eleştirebiliyor ve hatta gitmemeyi tercih edebiliyorsam, çocuğunuzun alerjisi var diyen bir doktorun söylediklerini de sorgulama hakkını kendimde görüyorum. Algıda seçicilik mi bilmiyorum ama son günlerde tedaviye ve diyete rağmen hiçbir  iyileşme göstermeyen öyle çok alerji hikayesi duyuyorum ki, bu bebeklerin hepsinin alerjik olduğuna inanamıyorum bir türlü. Çok ileri belirtileri olan, kanda alerjisi pozitif çıkan çok bariz alerjik bebekler bir yana, bir kısım anne ve bebeğin yok yere mağdur edildiklerini düşünüyorum. Şimdi geriye dönüp gelişimine baktığımda en kötü değerlerimizi ilaç kullandığımız ve katı alerji diyeti yaptığım 6.7.ve 8.aylarda aldığımızı görüyorum.

1.ay—–1.090 gr – 6 cm
2.ay——-980 gr – 3 cm
3.ay——-780 gr – 3,5 cm
4.ay——-520 gr – 4,5 cm
5.ay——-350 gr – 0 cm
6.ay——-270 gr – 2 cm
7.ay——-150 gr – 0,5 cm
8.ay——-350 gr – 1 cm
9.ay——-360 gr – 2,5 cm
10.ay—–450 gr – 1 cm

Niye? Çünkü o dönemde sütüm çok azalmıştı. Ek gıdaları da alerji korkusuyla veremediğimiz için basitçe aç kaldın. Keçi pisliği gibi top top kaka yapardın, ben de sebze çorbasından sanardım. Meğerse doymayan bebek öyle kaka yaparmış. Gözlerimin önünde 20 cc’lere düşen sütüm, kendi açlığım, senin açlığın bir yandan, diğer yandan huzursuz bir sen. O zaman da söyledim böyle önemsiz sağlık problemine razıyım, yeter ki sen iyi ol dedim ama itiraf etmeliyim ki zor günlerdi.

Belirtilere gelince, vücudundaki kızarıklıklar banyo sonrası kullandığımız yağı değiştirince, popondaki kırmızı hare kullandığımız pişik kremini değiştirince, gece huzursuzlukların gecede 8 kez yerine 1 kez emzirmeye başlayınca, kilo alımın demir damlanı 12’ye çıkarıp, diyeti bırakınca artan anne sütüne ek olarak yoğurt dahil yeni şeyler yemeye başlayınca sihirli değnek değmiş gibi düzeldi. Ya bu süre içerisinde senin bağışıklığın arttı ve alerjin geçti ya da hiç alerji olmadın, biz tongaya geldik. Bu sorunun cevabını çok düşünmemeye çalışıyorum. Önemli olan geçmiş, bitmiş olması. Mutlaka bu yaşananların bir sebebi vardı ve öğrendiklerimiz ilerde kullanılmak üzere tecrübe hanemize yazıldı.

Her bebek, her anne, her insan farklıdır. Nasıl insanların yedikleri, içtikleri, kiloları boyları farklıysa, nasıl bazı insanlara su içse yarıyorken bir diğeri dünyayı yerken kilo almıyorsa, bebekler de aynen böyledir. Bebeklerin ne kilolarının, ne boylarının, hatta ve hatta meziyetlerinin karşılaştırılması son derece sağlıksız bir durumdur. Mama yiyen bir bebekle anne sütü alan bir bebeğin gelişimi, kendinden başka hiç bebek görmemiş bir bebekle abisi/ablası olan bir bebeğin motor gelişimini kıyaslamak elma ile armutu kıyaslamaktan öteye gidemez. İkisi de meyve, ikisi de bebek ancak bu sonuç çıkartılabilir. Doktorların da yönlendirmesiyle sürekli çocuğunun kilosunu ve boyunu başkalarıyla karşılaştırıp küçük diye üzülen aileleri duydukça ben kahroluyorum. Sen etrafımızdaki 20’ye yakın bebeğin en küçüklerinden birisin. Senden 6 ay küçük Doruk’tan bile küçüksün düşün yani 🙂 Gel gör ki bu durum beni zerre kadar üzmüyor, bilakis bu durumla dalga geçebiliyorum. Meraklı cüce dedik ondan öyle diyorum. Hatta son teşhisim dünyayı yediği halde hala manken gibi incecik olan anneanene çekmiş olduğun. Zira bana göre fil gibi yemek yiyorsun.

10.ay sonu itibariyle geçtiğimiz ve beni çok mutlu eden yeni yemek düzenin aynen böyle olacak:

07.00 Anne sütü

08.30 Kahvaltı bulamacı (40 cc anne sütü+1,5 kibrit kutusu beyaz peynir+1 tatlı kaşığı pekmez+1 tam yumurta sarısı+1 tatlı kaşığı tereyağı+1 ufalanmış ekmek içi) Bunların hepsini tek tek yediğin gün bulamaç kalkacak.

09.30-11.00 Uyku

12.00  Sebze, protein, karbonhidrat üçlüsünü alabileceğin tuzsuz ev yemekleri (Kabak dolması, kıymalı pirinçli ıspanak yemeği, kıymalı patates ve brokoli, tarhana çorbası ve köfte, kıymalı pırasa ve makarna, yoğurt çorbası ve haşlanmış tavuk ..vs)

14.30-15.30 Uyku

15.30 Meyve+galeta veya  yoğurt+galeta

17.00 İşten gelen anneden taze anne sütü

19.00 Ailecek sofrada, kendi tabağında, kendi elinle yemek üzere evde pişen tuzsuz yemeklerden 1’er yemek kaşığı

19.30 Yiyebildiğin kadar anne sütlü muhallebi

19.45 Banyo&masaj

20.00 Anne sütü&uyku

04.00 Anne sütü

Yediklerinden ben sıkılmıştım kimbilir sen neler hissediyordun. Şimdiyse çok heyecanlıyım. Bir gurme gibi herşeyin ama herşeyin tadına bakmanı istiyorum. Döke saça, oran buran yağ içinde yemek yemeyi öğren istiyorum. Seveceğin yemekleri sana pişirmek için sabırsızlanıyorum. Galiba artık büyüdüğünü yavaş yavaş kabulleniyorum…

Bisküvi keyfi

Diyeti bırakma kararı aldığımda elimde sadece 2 veri vardı. Keçi peyniri ve domatesten sonra ishal olmuştun. Sebebin bu gıdalar olduğu da muallak! Hadi bunlara alerjiksin diyelim peki ya diğerleri? 5’er gün arayla herşeyi denemeye karar verdim. Tabii ki ilk yediğim şey döner dürüm oldu. Tıpkı hamileliğim boyunca canım çektiği üzere bu süre boyunca da canım en çok Flamingo Döner istedi. 2 dürüm döneri hüplettikten sonra o geceyi o kadar huzursuz geçirdin ki hemen o an oracıkta pes edebilirdim. İki dakikalık zevkim için için senin kıvranmanı izleyemezdim, belki de doktorlar haklı bense ukalanın ve bencilin tekiydim. Babacın imdadımıza yetişip önce seni sonra beni sakinleştirdikten sonra denemeye devam etmem için beni yüreklendirdi.

Ertesi gün tüm ilaçlarını kestik. Vücudundaki pütürleri azaltmak için de bir deneme yaptık. Her akşam kullandığımız Mustela yağ yerine daha önce yüzündeki egzama için kullandığımız Mustela kreme geçtik. SONUÇ: 2 gece masajı sonrası sıfır pütürlük! Belki de seni her akşam köpürte köpürte yıkıyoruz diye biz kuruttuk cildini, yağ da hiç iyi gelmiyordu. Doktor bunu bile sormamıştı saolsun!

Dönerin akabinde 5 gün ara verdikten sonra yine canımın çok çektiği süt ürünlerini denemeye başladım. Kendini bildi bileli ağzına süt sürmemiş, sütün kendisinden nefret eden ama ürünlerine bayılan annen muhallebiyi nasıl götürdü bilemezsin. SONUÇ: yine çok uyanmalı ama kıvranmasız bir gece.

Ertesi sabah kahvaltıda canım çaya bisküvi batırmak isteyince mama sandalyesinden nam nam yapışının verdiği ilhamla senin de eline Hipp Bebe Bisküvisi tutuşturdum. Yiyişini izlemek harikaydı. Kahkalar ata ata, bisküvini eme eme bir hal oldun. SONUÇ: yanaklarında uzun süre beklettiğim bisküvinin içindeki süte rağmen sıfır kızarıklık!

Bisküvi denemesinden sonra hızımı alamayıp evde yoğurt mayalayıp önce ağzının kenarlarına değdirip sonra 2 kaşık da ondan verdim. SONUÇ: sıfır kızarıklık, daha fazla veriyim diye ağlayan sen…

Bu deneysel çalışmalarımı koltuğumun altına alıp büyük bir güvenle bugün 8. ay kontrolün için doktorun Sema Hanım’a gittim. 7.810 gr ve 67,5 cm  ölçülerine göre son kontrolden bu yana 360 gr ve 1 cm büyümüş gözüküyorsun. Ki bu sürenin nerdeyse yarısında diyeti bozmuş olmama rağmen son 3. ayın en iyi büyüme rakamları bunlar. Beklediğimin aksine kararıma saygı duyduğunu, çocuğum için en doğrusunu benim bileceğimi söyledi. Senin için oluşturduğum sık sık ama azar azar yemeklerden oluşan menüyü sürelerini biraz açarak ve yoğurda onay vererek güncelledi. Bir de hala su içmediğini duyunca günde 300 cc su veya bitki çayı içmen için uğraşmamızı istedi. 9. ayın itibariyle beslenme ve uyku düzenin kabaca böyle olacak.

06.30 Kalkış&anne sütü

08.30 Bebelac mısırlı çavdarlı kahvaltı+70 cc anne sütü+2 tatlı kaşığı pekmez+ 1 kibrit kutusu inek peyniri

09.30-11.00 Uyku

11.30  Sebze çorbası

14.00-15.00 Uyku

15.30 Yoğurt+galeta

17.30 1 elma+1 armut+2 bebe bisküvisi( kaka durumuna göre kayısı veya muz da kullanılabilir)

19.00 Milupa 7  Tahıllı+70 cc anne sütü

19.30 Banyo&masaj

20.00 Anne sütü&uyku

23.00 Anne sütü(uyku beslenmesi-dream feeding)

02.00 Anne sütü

04.00 Anne sütü

Hali hazırda yoğurdun olduğu öğünde beni emiyorsun. İşe dönmeme 1 ay kala yavaş yavaş bu emmeyi kaldırıp yerine yoğurdu koymayı hedefliyoruz. İşte sağdığım sütle de sabah kahvaltını ve akşam tahılını yiyeceksin. Plan fena gözükmüyor hı?

En uzun ve hararetli konuşmamızı gece kalkışların üzerine yaptık. 4-8 ortalama 6 kalkış ve her birinde emmek isteyen sen, başta ezirmeye direnen ama sonrasında sana kıyamayıp her defasında emziren ben! Bu model gündüzleri dinlendiğim için şimdilik sürdürülebilir olsa da işe döndüğümde kaldıramayacağım için bugünden birşeyler yapılması gerekiyormuş. Eğer işe döndükten sonra gece emzirmeyi azaltmaya çalışırsam senin daha çok tepkini çekermişim. Bu kadın zaten gündüz bıraktı gitti beni şimdi bir de gece emzirmiyor ben gösteririm ona der geceleri zindan edermişsin bana! Bu yüzden gece boyunca en fazla 3 kez emzirecekmişim. Bunun dışındaki seferlerde baban elinde bir biki çayı ile odana girip onunla seni sakinleştirecekmiş! Israrla benden başka birisi tarafından uyutulman gerektiğini söyleyip durdu, bize de gece geç saatlere kadar dışarı çıkmamızı salık verdi. Hem sonra artık bebeklikten çıkıyormuşsun, bu aşırı düzenli ve planlı hayatını biraz esnetmeliymişiz. Aksi takdirde ilerleyen aylarda programındaki en ufak değişiklikte(ki bu sana keyif verecek bir değişiklik de olsa) krizler yaşamamız kaçınılmazmış da filan falan.

Belki söylediklerinin hepsinde haklı, belki değil. Tek bildiğim benim tüm bu söylenenleri biraz sindirmem ve kafamda tartmam gerektiği. Çünkü benim annelik anlayışıma çok aykırı şeyler bunlar. Şu anda iç sesim aslında uyumayı gayet iyi bilen ama dişinin ağrısından uykusundan uyanıp memede sakinleşmek isteyen oğluma bunu çok görmememi söylüyor. Ne bugün ne de 1 ay sonra! Sıkıntın geçtiğinde bunun bir alışkanlık olarak kalmayacağına inanıyorum nedense. İşe başladıktan sonra, yorgunluk başıma vurduğunda böyle düşünürmüyüm onu da bilmiyorum ama şimdilik içsesimi dinlemeye devam edeceğim. Seni sakinleştirecek ilaç bendeyken seni bundan mahrum etmeyeceğim.

Biz hep iyi bir ekip olduk, bunu da halledebiliriz ben inanıyorum canım oğlum benim…

1 aylık oldun bile…

1. ayın itibariyle boyun 53,5 cm kilon 4.410 gr annen – 9 kg. Doktor sorunsalımız da bugün itibariyle çözülmüş bulunuyor.

Çok basit kriterlerim vardı aslında, kadın olacak, genç olacak, profesör olmayacak, çocuğu olacak, ilaç vermekten kaçınacak, eve yakın olacak ve dilediğim zaman ulaşabileceğim biri olacak. Hepsine kocaman bir tik attık bugün. Yeni ve umarım son doktorumuz Sema Özörnek.

İlk randevumuzun 1,5 ila 3 saat süreceğini öğrendiğimde ne anlatacak ki bu kadar diye düşünmeden edemedim ama tam da 3 saat sürdü kontrolün. Tabii arada çalan her telefona da cevap verdiğinden net 3 saat konuşmadık ama telefonlara cevap vermesini, hastalarıyla konuşmasını hoşuma giderek gözledim. Hazır bilgilerim tazeyken, altını nasıl değiştireceğimizden benim neler yemem gerektiğine kadar konuştuğumuz pek çok şeyi unutmamak için burada derleyeceğim.

  • Alt değiştirme

Alt temizliğin için ılık su ve pamuk veya Uni Baby Yenidoğan kullanabilirmişiz ki biz zaten ikincisini yapıyorduk. Ben hemen böbürlenerek havalar biraz ısınsın her seferinde poposunu yıkayacağım zaten dedim. Dememle en büyük yanlışın bu olduğunu öğrenmem bir oldu. Meğersem pişik oluşumundaki en büyük etken bu bölgenin nemli kalmasıymış. Tamamen yıkarsak kurutmak silmeye kıyasla daha zor olurmuş. Sırtına kadar altını batırmadığın sürece yıkamak yokmuş. Su ve pamuk da kullansak Unibaby de kullansak sildikten sonra bir de selpakla etin ete değdiği yerleri kurulamamız ve en az 2 dakika altını açık bırakmamız gerekiyormuş. Pişik kremi olarak kullandığım  Sudocremin çok iyi ve kuvvetli bir krem olduğunu ancak onu hergün kullanırsak gerçekten pişik olduğunda elimizde kozumuz kalmayacağını söyledi. Tavsiye ettiği yeni pişik kremimiz Mustela Vitamin Barrier Cream. Etin ete değdiği yerlere her alt açışta bu kremi kullanmaya başlayacağız artık.

  • Yıkama

Seni yıkarken daha kolay tutabilmemiziçin bir pozisyon gösterdi. Hemen bu akşam denedik gayet başarılı. Artık seni kaydırmaktan korkmuyorum. Doktorun anneaneni teyit ederek yıkama filesine karşı olduğunu, senin gögüs altına kadar suyun içinde olman gerektiğini belirtti ki biz zaten öyle yapıyorduk. Bir de kafandan aşağıya su dökmememiz gerektiğini, kuaförde saçın yıkanırmış gibi başını geriye yaslayıp arkaya doğru su dökmemiz gerektiğini öğrendik. Başından aşğıya su döktüğümüzde şimdi adını hatırlamadığım bir refleks gösteriyormuşsun ve o sırada ani nefes alıp burnun civarındaki suyu iç kulağına kadar kaçırman mümkünmüş! Kulağın içine su dökerek değil bu şekilde su kaçarmış zaten. Böylece kulağa su kaçırma stresimiz de bitmiş oldu. Banyo boyunca zevkten dört köşe olan sen çıkarken mutlak ağlardın ama bu akşam onu da yapmadın. Acaba bu yeni su dökme yönteminden mi yoksa tamamen tesadüf mü bilemedik. Ayrıca içme suyu kullanılması ya da şebeke suyunun kaynatılması gibi bir gereklilik yokmuş. Azıcık mikropla tanışmanın kimseye bir zararı olmazmış.

  • Gaz sorunsalı

Hernekadar bunu telaffuz etmek istemiyor olsak da, günün tamamında sakin ve cool olan sen, özellikle son 1 haftadır akşamları 1 saati bulan ağlama krizlerinle gazlı bir bebek olduğunun ilk sinyallerini vermeye başlamıştın. Oğuz’un annesi ve Ela’nın annesinin tavsiyesi ile Sub Simplex denen gaz ilacından almıştık. Oğuz’un annesi sabah akşam 6 damla, Ela’nın annesi her beslenmeden önce çocuğun kilosu kadar diye kendi doktorlarının doz tavsiyelerini iletmişlerdi. Gazın olduğuna inanmak istemediğimizden ve sana ilaç vermekten korktuğumuzdan ikisini de dinlemeyip sadece 2 gece 6 damla vermiştik. Bir de ben gazın çözümü yok sanıyordum, durumu kabullenmiştim. Şimdiye kadar bi baban bi ben seni kucağımıza alıp seni ne kadar çok sevdiğimizi ve sıkıntını anladığımızı söyleyerek bu ağlama krizlerini sakin bir şekilde atlatmaya çalışıyorduk.

Oysa işin aslı öyle değilmiş. Yapılabilecek pek çok şey varmış. Tabi öncelikle gazı doğru çıkartmak en önemlisiymiş. 1 aydır gazını yanlış çıkarttığımız için özür dileriz canım oğlum. Artık seni gögsümüze değil omzumuza koyup, kollarını aşağıya doğru sarkıtıp elimizi asker selamı gibi yapıp içinde hava kalacak şekilde vuruyoruz sırtına. Anında işe yaradığını görmek harikaydı. Sub Simplex de ilaç değilmiş, kana karışmıyoruş ki. Şimdi anlatamayacağım ama doktorun anlatırken çok iyi anladığım bir şekilde küçük gaz baloncuklarının bir araya gelip büyük gaz sancılarına dönüşmesini engelliyormuş. İlacın daha ucuz muadili Metsil de kullanılailirmiş. Doz konusuna gelince sıkı dur, arkadaşların senden az gazlıydı herhalde, her beslenmeden önce 15 damla dedi doktorun! İlacın Alamanca prospektüsünü baban okurken de böyle demişti ama ben onun uydurduğunu düşünmüşüm meğersem doğruymuş. Doktorun,  ilacın türk mümessillerini uyardığı halde prospektüste yanlış  yazıyormuş.

Bir öneri daha 200 cc suyu cezvede 1-2 tatlı kaşığı silme tane kimyon ile kaynatıp, tülbentten süzerek biberona koymak ve bu karışıma 2 tatlı kaşığı tepeleme Milupa Rezene ekleyip, her beslenmeden sonra 10-15 cc içirmek. Bunu henüz denemedik ama kötü olduğun bir akşam denemek üzere notlarımızı aldık.Umarım kısa sürede gaz sorunsalımız sona erer, sen de huzur bulursun Demircim. Yok ermezse daha ciddi önerileri de olacakmış doktorunun.

  • Beslenme&Biberon&Emzik Kullanımı

Çok şükür kilo alımın gayet güzel anne sütüyle devam ediyoruz. Günde 1 öğün babanın seni biberonla besleme denemelerine başlayabilirmişiz. Önce babanın çıplak gögsünde çıplak olarak yatıp tensel teması onunla da hissedip, sonra biberondan 60 cc anne sütü alacaksın. Böylece babacığınla da emzirme benzeri bir yakınlık kurabileceksiniz. Bunu günde sadece 1 öğün yapabileceğiz, sanırım benim de 4 saat kestintsiz uyku uyuyabilmem için akşamı tercih edeceğiz. Emziği öğürerek red eden sen, umarım biberona hayır demezsin. Hem emzik hem biberon için alıştırma denemelerine devam edecekmişiz. Taaa ki olur da biberon anne memesinden daha cazip gelene kadar. Öyle birşey olursa seni aç bırakmak pahasına biberonu kesip sadece anne memesine geri dönecekmişiz. Emzik almanın da hiçbir zararı yokmuş, bilakis ani bebek ölümlerine engel olmak, seni sakinleştirmek gibi pek çok faydası varmış. Özellikle uykuya geçişte kullanmamız daha derin uyuyabilmene yardımcı olurmuş.

  • Uyku düzeni

Çok uykusuz bir gecenin ortasında Baby Center‘dan bir mail gelmişti, bebeğiniz günde 15-16 saat arası uyuyordur diye! Parmak hesabı yapıp senin dışarı çıkmadığımız günlerde sadece 8-9 saat uyuduğunu fark edip çok üzülmüştüm. Hele de diğer bloglarda 3 saat deliksiz uykular uyuyan, emzrilmek için zorla uyandırılan yaşıtlarını ve henüz uyanık görme şerefine erişemediğim arkadaşın Alp’i gördükçe üzüntüm ikiye katlanmıştı. Sakın yanlış anlama benim uykusuz kalmam hiç problem değil ama uyusun da büyüsün diye bir laf vardır ya senin şu anda en az yemek kadar uyumaya da ihtiyacın olduğunu bildiğimden senin için endişelendim hep. Sokakta uyuduğunu keşfettikten sonra da yorgunluktan ölsem bile hergün bir aşağıya bir yukarıya yürüyüp duruyorum caddede. Çok yorulduğumda keşke bahçeli bir evimiz olsaydı o zaman sen uyurdun ben de yanında uyurdum diye düşündüğümü de itiraf edeyim 🙂

Doktoruna uyku düzeninden bahsettiğimde bunun gayet normal olduğunu öğrenmek içimi nasıl rahatlattı bilemezsin. Her bebek farklıymış, huzurlu olduğun sürece az uyuman problem değilmiş, hem zamanla uyku alışkanlıkların oturacakmış. Eve geldiğimiz andan itibaren bizim odamızda senin için hazırlanan güzeller güzeli beşiğini red edip odanda uyuyorsun ama gögsüm dışında biryerde kendi kendine uykuya dalamıyorsun. Gögsümde uykuya dalman da hiç problem değilmiş. Doktorunun da bu aralar iyice kafama yatan doğal ebeveynlik(attachment parenting) taraftarı olması beni çok memnun etti. Doya doya seni koklamamı, derin uykuya geçtiğinde de gidip yatağına koymamı tavsiye ederek uyku konusunu kapadı. en az yarım günümüzü dışarda geçirmemizin de zaten gerekli olduğunu söyleyrek beni iyice rahatlattı.

  • Alerji

Doğumun ertesi günü doktorun kapıdan girip “Günaydınnnn, hanginiz alerjik?” dediğinde babanla birbirimize bakıp güldük. Belkiyordum bunu,  dedenden bana miras, bende de sana, güle güle kullan oğlum. Yüzündeki ve vücundaki kızarıklar için şu anda kullanmakta olduğumuz saf zeytinyağı ve Sebamed ürünlerini bırakıp Mustela’ya geçmemizi istedi. Bir sonraki kontrole kadar bir aşamakaydedemezsek maalesef kortizonlu bir pomad kullanacakmışız 🙁 Hemen kötü düşünmüyoruz, bence bunlar işe yarayacak. Stelatria Dermo-Repairing Care yüzün için, Stelatopia Emmollient Cream vücudun için, Foam Shampoo for New Borns da saçların için…

  • Aşı Takvimi

Tüm takvimini buraya yazmayacağım. Bu kontrolde 2.doz Hepatit B aşını oldun. Verem aşısı haricindeki tüm aşılarını doktorun kontrole gittiğimiz zamanlar yapacak. Verem aşısını 2. ayın dolar dolmaz Verem Savaş’ta yaptırmamızı tavsiye etti. 2. ay kontrolünde karma aşın seni bekliyor olacak. Ama sen aynı ilk aşında olduğu gibi onda da hiç ağlamayacaksın 🙂

Bir de rota virüsü aşısı olmanı tavsiye etti ama tercihi bize bıraktı. 3 yaşına kadar bu virüsle karşılaşmama ihtimalin yok gibi birşeymiş ve ilk karşılaşma çok ağır geçiyormuş. Aşının bazı riskleri var diye biliniyormuş ama ilk 4 ay içinde yapılan aşıda böyle bir durum söz konusu değilmiş. Bu konudaki kararımı Nurtria‘daki tecrübeli ebeveynlere sorup öyle vereceğim.

  • Giyim&Kuşam

Bu konu şimdiye kadarkiler arasında en başarılı olduğumuz konu.   Seni terletmemek esas! Benim giydiğimin 1 kat fazlasını giyiyor olmalısın. Elin soğuk diye üşüdüğüne kanaat getirmemeliyiz, kulak memen,omuz başın veya burun ucunu baz almalıyız. Isı değişimi yapmak yok, yani örneğin banyonu ısıtıcıyla ısıtıp seni orda giydirip sonra dışarı çıkartmak ya da odanı hamam gibi yapmak yok. Onun yerine ne banyoyu ne odanı ısıtmamalıymışız.  Sen banyoya girmeden evvel 5 dakika boyunca sıcak suyu açık bırakmak yeterliymiş. Yaşasın benim kafamda birileri daha varmış çok şükür 🙂

  • Buhar makinası

Buhar makinası yatırımım çöp oldu. Annesi küf mantarına alerjisi olan bir çocuğun odasında filtresi değiştirilemeyen buhar makinası mı olurmuş? Haklı tabii. Onun yerine saat başı odayı havalandırmak yeterliymiş. Kış soğuğu olsa bile, sen odada olsan bile 5 dakika camı açabilirmişiz yeter ki odanın kapısı kapalı olsun.

  • İlaç kullanımı&acil durumlar

Mümkün mertebe ilaç vermeyen bir doktorun var Demircim. Ama bebeği olan her evin ecza dolabında bulunması gereken ilaçlar listesi verdi. Hiçbirinin ne işe yaradığını bile anlatmadı. Bir terslik olduğunu düşündüğümüz her durumda kendisini arayacağız ve evdeki ilaçlardan uygun olanını vereceğiz. Daha da dramatik birşey varsa hangi hastaneye gideceğimizi de birlikte belirledik. Doktorun da benim o hiç hoşlanmadığım hastaneden hoşlanmıyormuş, başka seçtik 🙂

  • Annene tavsiyeler

Herşey gaz yapıyor peki ben ne yiyeceğim serzenişime gayet güzel cevaplar aldım. Gazlı içecekler, gaz yaptığı aşikar olan kuru baklagilleri yemeyecekmişim. Onun dışında bana neyin gaz yaptığını deneyerek kendim bulacakmışım, her bünye farklıymış. Yaşasın erik yiyebileceğim 🙂

1 ay geçmesine rağmen hala göğüslerim acıyor diye 7 gün boyunca sabah akşam kullanmam için Novuxal diye bir pomad verdi ve daha önce denemediğim lanolin bazlı Bella Nipple Nurture Butter verdi.Bakalım bir de bunları deneyeceğim.

  • Seyahat

İşte en sevdiğim madde…Ufacık çocukla ne işiniz var diyenlere inat yaz tatilmize izin çıktı. Bir terslik olmazsa aşı takvmine en uygun tarihler olan 15 Temmuz ve 15 Ağustos arasında Toscana veya Güney Fransa’da kiralayacağımız mütevazi evimizde olacağız. Babanla hep hayal ettiğimiz gibi, sen geldin ve tatil programlarımız sadece azıcık şekil değiştiriyor. 4 aylık senle bu macera bakalım nasıl şekillenecek?

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company