Tag Archives: 19.ay

Tek eksiği 1 kilo

Sen varya sen laf ebesi mi derler ne derler bilmiyorum ama konuşmaya başladığından beri çok fena bir şey oldun çıktın başımıza. Geceleri uyanınca yanına gelmeyeceğimi beyan ettikten sonra uykularımızın düzene girdiğini anlatmıştım. Şimdilerde beni tekrar yanına getirebilmek için türlü türlü numaralar çevirmeye başladın. Geçen akşam uykumdan “Annneaaaa neydesiiin çabut gel, Memir kaka yaptiii” diye bir sesle uyandım. O kadar inandırıcıydı ki feryadın, gündüz de az kaka yaptığından koşarak yanına geldim. Işığı azıcık açıp seni alt değiştirme masasına yatırdığımda kaka olmadığını görünce zokayı yuttuğumu anladım. Ya sen ne zaman doğdun da benim arkamdan alavera dalavera çeviriyorsun bakayım? Hem güldüm, hem kızdım, hem ileriki yıllarda yaşayabileceklerimizi düşünüp biraz da korktum. Sana acilen yalancı yalancı sana kimse inanmaz masalını anlatmamız lazım. Bir şey değil gerçekten kaka yaptığında öylece uyumak zorunda kalacaksın ona yanıyorum.

Her geçen gün bizi konuşmalarınla şaşırtmaya devam ediyorsun. Senin artan yoğurtlarını yediğini itiraf eden ablana “Çıktı foyaların meydana” diye takılırken koşarak gelip “Abla foya çıktı” dedin. O gün bugündür de kelime dağarcığına bu deyiş eklenmiş durumda, anlamını biliyor musun merak ediyorum. İsteklerini tek bir kelime ile değil istemek fiilinin sonuna-di’li geçmiş zaman ekleyerek “Memir mama istedi, Memir kipat istedi” şeklinde beyan ediyorsun. Saklambaç oynarken sürekli yemek masası ile kaloriferin arasına saklanmamızı istiyor “Anne buraya saklan, beraber kolorfer saklan” diyorsun. Oğuz’dan öğrendiğini sandığımız son numaran da istemediğin bir şey olursa “Küstüm” deyip bir duvar köşesinde arkanı dönüp dikilmen. O kadar komik oluyorsun ki kendimi gülmemek için zor tutuyorum.

Aslında 2 yaşına kadar doktor kontrolümüz yoktu ama hem Hepatit aşını olmak hem de vedalaşmak için Amca Doktor’un yolunu tuttuk bu ay da. Ben evden çıktığımız andan itibaren Amca Doktora gideceğimizi, aşı olacağını, biraz acıyabileceğini ama hasta olmaman için gerekli olduğunu filan anlattım. Sessizce durup gıkını çıkartmadan aşını olduktan sonra “Amca doktor bi daha yap” dedin adam da artık sana “Pesssss ne cins çocuk bu yaaa”dedi.

Kendisine pek de bayılmadığımı düşünürken Amerika’ya yerleşeceğine bu kadar üzüleceğimi tahmin etmezdim aslında. Maalesef, o ve onun gibi pek çok kıymetli doktor muayenehanelerle ilgili saçma bir yönetmelik yüzünden mesleği bırakma noktasına getirildi. Devam edenler ne yapacak nasıl uyum sağlayacak bilmiyorum. Tek bildiğim hangi doktora gideceğim konusunda kafamın çok karışık olduğu. Şimdi kime gidersem gideyim senin minyatürlüğünden, süt içmemenden, sebze yememenden girecek vitamin almayışından, ilaç kullanmayışından çıkacak! Gerçekten çekemeyeceğim.

Kadir Bey seni son kez tarttı 19.ay sonu itibariyle 10,5 kilo olmuşsun. Hala 1 kilo eksiksin ama yemin verdirdi hiçbir doktorun bu konuda söylediklerini kafama takmamam ve kendi bildiğimi okumam için. “Bu mutlu çocuğun tek eksiği 1 kilo olsun, yolunuz açık olsun” dedi. Gidip yerleştikten sonra forum’da yazmaya devam edecekmiş, çok kafamı bozarlarsa oraya yazıp görüşünü sorabilirmişim. Eh buna da şükür. Bakalım kamuoyu araştırması sonucu topladığım doktor isimlerinden hangisini seçeceğiz?

Bu ayın en önemli gelişmesinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Teyzenin doğum günü için dışarı çıkacağımız gece ilk kez seni anneannende yatıya bıraktık. Önce yatırıp çıkmayı planlamıştım ama anneannenin “Yettin artık sen, ilk kez çocuk bakmıyoruz hayatımızda, uyuturuz bir şekilde” serzenişinden sonra sana durumu anlatıp çıktım. Haklıydı aslında annem, abartmanın lüzumu yoktu. Şaşırtıcı bir şekilde oradaki park yatağında değil anneannenin yatağında uyumak istemişsin. Tam uyku saatinde 1 dakika içinde uykuya dalınca yatağına transfer olmuşsun. Gece 2 kere direkt anneanne diyerek kalkmış, birinde su birinde emzik isteyerek hemen uyumuşsun. Sabah da bize hiç yapmadığın güzel bir sürpriz yapıp 8’de kalkmışsın. Seni 8.30’da almaya geldiğimizde keyifle kahvaltı ediyordun. Böylece çok önemli bir kilometre taşını daha sayende sorunsuz atlattık uyumlu oğlum benim.

Annelik kolay değildir kuşkusuz, ama senin annen olmak hem kolay hem de bir zevk. Sana sahip olmayı hak edecek ne yaptım diye çok düşünür oldum son zamanlarda. Şükür, şükran, teşekkür…

iPhone’a emanet

30 Eylül sabahı İstanbul’a bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken biz havaalanına doğru yola koyulduk. Bu seferki rotamız Bodrum Rixos’tu. Torba’ya 2 km uzaklıkta tepelik bir koya konuşlanan bu oteli, babanın toplantısı için gidiyor olmasak pek de tercih etmezdik sanırım. 5 yıldızlı otel sevmiyor oluşumuz bir yana, yokuşları nedeniyle çocukla çok rahat edilecek bir yer olmadığını söyleyebilirim. Her ne kadar günde 3 posta yokuş tırmanmaktan bacaklarımız tutulsa da güzel hava sayesinde harika bir hafta sonu geçirdik. Sabahları nispeten serin, öğleye doğru gayet güzel ısınan, akşamları ise limonata gibi olan hava sayesinde Ekim’de Bodrum başkaymış diyenleri gayet iyi anladık.

İlk kesintisiz uykunun hemen ardından bu seyahate çıktığımız için biraz tedirgin olsam da uyku konusunda en ufak bir sorun yaşamadık. Sezonun son denizine girdiğini bilirmişcesine her denize girdiğinde çıkmak bilmedin. “Anne bıyaaaaak” nidalarıyla beni ittirip kendi kendine kolluklarınla yüzmeye çalışıp, heyecandan ağzını kapatmayı unutunca bol bol su yuttun. Sabahları deniz sefası sonrası evde pek görmeye alışık olmadığımız 3 saatlik öğle uykularından patlatıp bizi çok dinlendirdin. Hayatında ilk kez bir otelin Mini Club’ında vakit geçirdin. Senin yaş grubunu ebeveynsiz almadıkları için sana eşlik ettim ama süs bitkisi şeklinde orada dikildim. Emmeyi bıraktıktan sonraki ilk uçak yolculuğumuz olmasına rağmen, gidiş de dönüş de gayet sorunsuz geçti.

Bu tatilin en önemli gelişmesi seni uyuttuktan sonra odamızda bırakıp babanla yemeğe gidebilmemizdi. Böyle bir şeye nasıl cesaret ettiğimizi açıklayana kadar, etrafımızdakilerin “Çocuğunuz nerede?” diye sorarkenki meraklı ve iğneleyen bakışlarını hiç unutmayacağım. Resmen gaddar anne&baba damgası yedik. Ya ben çok rahatım ya da insanlar gerçekten çok pimpirikli bilmiyorum.

Birkaç ay önce ÇokBilmiş’in bu yazısında gördüğüm şu uygulamayı hemen indirmiş ve denemeyi kafama koymuştum. Kısmet bu tatileymiş. Aslında Baby Moniyor&Alarm uygulaması bir bebek telsizi vazifesi görüyor. Klasik bebek telsizlerinden tek farkı herhangi bir mesafe kısıtı bulunmaması. Bebeğin yattığı odada bebeğe mümkün olduğunca uzak bir noktada sarja takılmış bir iphone bırakıyorsun, eğer bebek ağlarsa daha önceden tespit ettiğin bir numaraya otomatik telefon açıyor. Bebeğinin yanına gidene kadar ne şiddette ağladığını veya gerçekten ağlayıp ağlamadığını kontrol edebiliyorsun.

Uygulamayı kullanmak çok basit. Önce ayarlar(settings) bölümünden aranacak telefon numarası(alert phone) seçiliyor. Tabii ki telefon rehberi içerisinden birini seçebiliyorsun. Uygulamanın sese karşı duyarlığınını(sensor sensivity) ayarlayabiliyor, özellikle gürültülü bir yerdeysen duyarlılığı en düşük seviyeye getirebiliyor ya da en ufak sese bile devreye girsin istiyorsan en yüksek seviyeye ayarlayabiliyorsun. Daha sonra gelişmiş ayarlar(advanced settings) bölümünden alarmı kurar kurmaz kaç saniye içerisinde odayı terk etmek istediğini(time to leave the room) seçiyorsun ki sıvışma anında çıkan sesleri algılamasın. Her gık sesini ciddiye almasın diye bir de kaç saniyelik kesintisiz ses duyduktan sonra(alarm after) telefon açmasını istediğini belirtiyorsun. Bir güzel özelliği daha var ki “koy başını, yat bakayım aşağıya..vb.”anne sesini kayıt edip ilk ağlamanda bunu devreye sokabiliyor(replay mummy’s voice), halen ağlaman devam ediyorsa telefon açmasını sağlayabiliyorsun(after mummy’s voice). Dilersen anne sesi yerine ipod’dan sevdiğin bir ninniyi de seçebiliyorsun. Aktivite geçmişi(activity log) sayesinde kaç dakika kesintisiz uyuduğunu, eğer mırıldandıysan kaç saniye mırıldandığını görebiliyor, dilersen bu seslerin detayını dinleyebiliyorsun. Kısacası herşey düşünülmüş. Uygulamanın tek kötü yanı var ki-bunu uygulamayı geliştirenlerin bilerek yaptığını düşünüyorum- bir kere ses duyar ve telefon açarsa telefonda bebeğinin ağlamadığını görüp kapasan bile tekrar devreye girmiyor. Sanırım bu uygulamanın bir bebek bakıcısı olarak algılanmaması, sadece bebeğe ulaşmanın mümkün olduğu ortamlarda kullanılmasını istedikleri için böyle bir önlem almışlar.

Çalışıp çalışmadığına ilişkin birkaç deneme ve restoran-oda depar süresine(1 dk 30 saniye) ilişkin testlerden sonra biz bu uygulamaya güvendik. Seni herzaman yatırdığımız üzere saat 8 gibi yatırdık, 15 dakika daldığından emin olmak için bekledik ve sürekli otel odasına tıkılmak zorunda kalan anne&baba olarak makus talihimizi yenip kendimizi dışarı attık. İlk gece insanların dehşet dolu bakışları altında bir güzel akşam yemeğimizi yedik. İkinci akşam uygulamanın namı almış yürümüş herkese ballandıra ballandıra detayları anlatırken birden telefon çaldı. Ufak çaplı bir heyecan yaşasam da telefondan ağlama sesin gelmediği için sakince odaya gittim. Girer girmez ne olduğunu anladım. O sırada başlayan canlı müzik neredeyse odamızın içinde çaldığından uygulama sürekli ses algılıyor(noise detected) ve arama yapıyordu. Buradan anlamış olduk ki dış sesin fazla şiddetli olmadığı yerlerde denemekte fayda var. O akşam tekrar çıkamadık ama olsun bu uygulamanın değil müziğin kabahatıydi.

Burada Steve Jobs’ı rahmetle anmadan edemeyeceğim. Onun gibi bir dahi sen büyüyene kadar bir daha bu dünyaya gelir mi bilmiyorum ama hayatını okumanı ve onun bakış açısını anlamanı çok isterdim. Kendisi iphone/ipad’i icat etmeseydi hayatımızın daha ne kadar kolaylaşabileceğini asla bilemeyecektik. Sen bu satırları okurken, “Amaan anne sen bunlara kolaylık mı diyorsun? Bizim i-robot’umuz çocuğu pıpışlayıp geri uyutuyor!” mu diyeceksin ne diyeceksin bilmiyorum ama ben televizyonu siyah&beyaz seyretmiş bir kuşak olarak içinde yaşarken bile teknolojik gelişmelere şaşırabiliyorum.

Talking Kid Dmr

Konuşuyorsun, hem de bayağı bayağı konuşuyorsun ve bu konuda kendime kocaman bir sıfır veriyorum. Her şey o kadar hızlı gelişti ki söyleyebildiğin kelimeleri not alamadan bir anda bütün kelimeleri söylemeye cümleler kurmaya başladın. Bugünler o kadar zevkli geçiyor ki, akşam yemeği sofrasında kısa kısa da olsa o gün neler yaptığını anlatabiliyor, bir sonraki gün neler yapacağın hakkında ayrıntılı bir biçimde konuşabiliyoruz artık seninle.

Monologlar diyaloga dönüşünce anladım ki sen sandığımdan çok daha fazla şey anlıyor ve aklında tutabiliyormuşsun. Bir gün önce yatmadan uğurladığın kuzeninin adını sabah uyanınca sayıklayabiliyor, üzerinden günler geçmesine rağmen anneannenle yaptığın telefon konuşmalarında denize girip girmediğini soruyor, pirzola kemiklerin ile beslediğin köpek arkadaşın Angie’yi sorabiliyorsun. Sabahları duş alan babanı her sabah uyandırırken “Baba kalk banyuuu” diyebiliyor, evde çıkan her ses için bir yorum yapabiliyorsun. Mesela biz salonda oyun oynarken banyonun kapısı açılsa “Baba çıktı” diyor, haftasonları ablanın geliş saati yaklaşırken kapı açılırsa “Abla geldi” diyorsun.

Hızına yetişemesem de aklımda kalan birkaç kelimeni/cümleni yazmak istedim…

  • Outobis-Yazlıktan dönüş yolunda yolda gördüğümüz tüm araçları sayarken bir anda öyle güzel bir tonla otobüs dedin ki şimdi sürekli Demir bi otobüs desene şeklinde gördüğümüz herkesin yanında sana otobüs dedirtiyoruz. Sen de duyan herkes çok güldüğü için severek söylüyorsun.
  • Hoşdeldinizzz-Her akşamüstü seni ziyarete gelen arkadaşın Oğuz ve annesini artık böyle karşılıyorsun.
  • Vah vah-Öksürdüğünü duyup buna üzülen ablan kafanı sevip vah vah dediğin için artık her öksürdüğünde elini başına koyup vah vaaah diyorsun.
  • Memir .. yaptı-Kendinden 3. tekil şahıs olarak bahsediyor, yaptığın her şeyi ama her şeyi söylüyorsun. Memir kaka yaptı, Memir burda oturdu, Memir aakabı giydi, Memir köpte yedi gibi….
  • Amca doktor, abla Mina-İsim veya sıfatların yerlerini karıştırıp tersten söylüyorsun biz de hiç düzeltmiyoruz. 18.ay kontrolü için gittiğimiz doktoruna belki elli kez amca doktor deyip ters adamı bile gülme krizine soktun.
  • Battanye-Her akşam seni yatırırken üşürsen battaniyeni ört diyordum. Sen de bana sabahları anne soğuk battanye ört diyorsun.
  • Soğuk,siccak-Bu iki kavram süper oturdu. Yemeğe siccak demeyi biliyor, yıkandığın banyo suyunu sevdiğin ısıya getirene kadar bir siccak bir soğuk diyerek babanı delirtiyorsun.
  • Sabah-Bu ara geceleri uyanmandan muzdarip annen sana her sabah saat 05.00 sularındaki uyanmalarında daha sabah olmadı diyor. Sen bazen ikna oluyor bazense olmuyorsun. İkna olmadığında veya kalkma vaktin gerçekten geldiğinde bana içerden sanki hadi anne yeme beni dercesine “Anne sabahhhhhhhh” diye sesleniyorsun.
  • Tuna&Nihan-Bizim anne&baba dışında isimlerimiz olduğunu fark ettin. Şu anda karışık kullanıyorsun. Tercihimi sorarsan anne demenden çok ama çok daha fazla hoşlanıyorum. Dilerim adımla hitap etmeyi tercih etmezsin.

Halen televizyon izlemiyorsun. Ancak özellikle yolculuklarda kurtarıcımız olmasını dilediğim IPad ile tanışmana izin verdik. Günde 5-10 dakika birlikte oynuyoruz. Nedense iPad, TV’ye kıyasla çok da masum gözüküyor gözüme. En azından interaktif bir şeyler yapabiliyorsun. Henüz Talking Cat Tom dışındaki uygulamalarla çok ilgilendiğini söyleyemeyeceğim. Her sabah “Anne tedi aç, mo süt ver” diyorsun. Tercümesi anne kediyi aç ona ineğin sütünden verelim 🙂

Başka siteleri inceleyerek ve diğer annelere sorarak 1-3 yaş arası favori IPad/IPhone uygulamalarını listeledim. Listemi yaparken özellikle uygulamaların ücretsiz olmasına özen gösterdim zira suratına bile bakmama ihtimalin olan uygulamalara 3-4 $ da olsa vermek istemedim.İlk 5 tanesi dışındakilerle henüz pek ilgilenmiyorsun ama ihtiyacı olanlar için yayınlıyorum işte senin için yüklediğim uygulamalar.

  1. Talking Cat Tom
  2. Fisher Price Laugh&Learn Apps
  3. Bir Kar Masalı
  4. Mini Piano
  5. Guitar
  6. My First Puzzles (ücretsiz olanlar)
  7. Glow Coloring
  8. I Hear Ewe
  9. Baby Flash Cards
  10. Doodle Buddy
  11. Bubblesnap
  12. Vocal Zoo
  13. Sprout’s Good Night Star
  14. Preschool Memory Match
  15. Farm Flip
  16. Old MacDonald Had a Farm
  17. Phone for Kids

Acaba arkadaşlarının sevdiği başka ne uygulamalar var?

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company