Tag Archives: 1.ay

1 aylık oldun bile…

1. ayın itibariyle boyun 53,5 cm kilon 4.410 gr annen – 9 kg. Doktor sorunsalımız da bugün itibariyle çözülmüş bulunuyor.

Çok basit kriterlerim vardı aslında, kadın olacak, genç olacak, profesör olmayacak, çocuğu olacak, ilaç vermekten kaçınacak, eve yakın olacak ve dilediğim zaman ulaşabileceğim biri olacak. Hepsine kocaman bir tik attık bugün. Yeni ve umarım son doktorumuz Sema Özörnek.

İlk randevumuzun 1,5 ila 3 saat süreceğini öğrendiğimde ne anlatacak ki bu kadar diye düşünmeden edemedim ama tam da 3 saat sürdü kontrolün. Tabii arada çalan her telefona da cevap verdiğinden net 3 saat konuşmadık ama telefonlara cevap vermesini, hastalarıyla konuşmasını hoşuma giderek gözledim. Hazır bilgilerim tazeyken, altını nasıl değiştireceğimizden benim neler yemem gerektiğine kadar konuştuğumuz pek çok şeyi unutmamak için burada derleyeceğim.

  • Alt değiştirme

Alt temizliğin için ılık su ve pamuk veya Uni Baby Yenidoğan kullanabilirmişiz ki biz zaten ikincisini yapıyorduk. Ben hemen böbürlenerek havalar biraz ısınsın her seferinde poposunu yıkayacağım zaten dedim. Dememle en büyük yanlışın bu olduğunu öğrenmem bir oldu. Meğersem pişik oluşumundaki en büyük etken bu bölgenin nemli kalmasıymış. Tamamen yıkarsak kurutmak silmeye kıyasla daha zor olurmuş. Sırtına kadar altını batırmadığın sürece yıkamak yokmuş. Su ve pamuk da kullansak Unibaby de kullansak sildikten sonra bir de selpakla etin ete değdiği yerleri kurulamamız ve en az 2 dakika altını açık bırakmamız gerekiyormuş. Pişik kremi olarak kullandığım  Sudocremin çok iyi ve kuvvetli bir krem olduğunu ancak onu hergün kullanırsak gerçekten pişik olduğunda elimizde kozumuz kalmayacağını söyledi. Tavsiye ettiği yeni pişik kremimiz Mustela Vitamin Barrier Cream. Etin ete değdiği yerlere her alt açışta bu kremi kullanmaya başlayacağız artık.

  • Yıkama

Seni yıkarken daha kolay tutabilmemiziçin bir pozisyon gösterdi. Hemen bu akşam denedik gayet başarılı. Artık seni kaydırmaktan korkmuyorum. Doktorun anneaneni teyit ederek yıkama filesine karşı olduğunu, senin gögüs altına kadar suyun içinde olman gerektiğini belirtti ki biz zaten öyle yapıyorduk. Bir de kafandan aşağıya su dökmememiz gerektiğini, kuaförde saçın yıkanırmış gibi başını geriye yaslayıp arkaya doğru su dökmemiz gerektiğini öğrendik. Başından aşğıya su döktüğümüzde şimdi adını hatırlamadığım bir refleks gösteriyormuşsun ve o sırada ani nefes alıp burnun civarındaki suyu iç kulağına kadar kaçırman mümkünmüş! Kulağın içine su dökerek değil bu şekilde su kaçarmış zaten. Böylece kulağa su kaçırma stresimiz de bitmiş oldu. Banyo boyunca zevkten dört köşe olan sen çıkarken mutlak ağlardın ama bu akşam onu da yapmadın. Acaba bu yeni su dökme yönteminden mi yoksa tamamen tesadüf mü bilemedik. Ayrıca içme suyu kullanılması ya da şebeke suyunun kaynatılması gibi bir gereklilik yokmuş. Azıcık mikropla tanışmanın kimseye bir zararı olmazmış.

  • Gaz sorunsalı

Hernekadar bunu telaffuz etmek istemiyor olsak da, günün tamamında sakin ve cool olan sen, özellikle son 1 haftadır akşamları 1 saati bulan ağlama krizlerinle gazlı bir bebek olduğunun ilk sinyallerini vermeye başlamıştın. Oğuz’un annesi ve Ela’nın annesinin tavsiyesi ile Sub Simplex denen gaz ilacından almıştık. Oğuz’un annesi sabah akşam 6 damla, Ela’nın annesi her beslenmeden önce çocuğun kilosu kadar diye kendi doktorlarının doz tavsiyelerini iletmişlerdi. Gazın olduğuna inanmak istemediğimizden ve sana ilaç vermekten korktuğumuzdan ikisini de dinlemeyip sadece 2 gece 6 damla vermiştik. Bir de ben gazın çözümü yok sanıyordum, durumu kabullenmiştim. Şimdiye kadar bi baban bi ben seni kucağımıza alıp seni ne kadar çok sevdiğimizi ve sıkıntını anladığımızı söyleyerek bu ağlama krizlerini sakin bir şekilde atlatmaya çalışıyorduk.

Oysa işin aslı öyle değilmiş. Yapılabilecek pek çok şey varmış. Tabi öncelikle gazı doğru çıkartmak en önemlisiymiş. 1 aydır gazını yanlış çıkarttığımız için özür dileriz canım oğlum. Artık seni gögsümüze değil omzumuza koyup, kollarını aşağıya doğru sarkıtıp elimizi asker selamı gibi yapıp içinde hava kalacak şekilde vuruyoruz sırtına. Anında işe yaradığını görmek harikaydı. Sub Simplex de ilaç değilmiş, kana karışmıyoruş ki. Şimdi anlatamayacağım ama doktorun anlatırken çok iyi anladığım bir şekilde küçük gaz baloncuklarının bir araya gelip büyük gaz sancılarına dönüşmesini engelliyormuş. İlacın daha ucuz muadili Metsil de kullanılailirmiş. Doz konusuna gelince sıkı dur, arkadaşların senden az gazlıydı herhalde, her beslenmeden önce 15 damla dedi doktorun! İlacın Alamanca prospektüsünü baban okurken de böyle demişti ama ben onun uydurduğunu düşünmüşüm meğersem doğruymuş. Doktorun,  ilacın türk mümessillerini uyardığı halde prospektüste yanlış  yazıyormuş.

Bir öneri daha 200 cc suyu cezvede 1-2 tatlı kaşığı silme tane kimyon ile kaynatıp, tülbentten süzerek biberona koymak ve bu karışıma 2 tatlı kaşığı tepeleme Milupa Rezene ekleyip, her beslenmeden sonra 10-15 cc içirmek. Bunu henüz denemedik ama kötü olduğun bir akşam denemek üzere notlarımızı aldık.Umarım kısa sürede gaz sorunsalımız sona erer, sen de huzur bulursun Demircim. Yok ermezse daha ciddi önerileri de olacakmış doktorunun.

  • Beslenme&Biberon&Emzik Kullanımı

Çok şükür kilo alımın gayet güzel anne sütüyle devam ediyoruz. Günde 1 öğün babanın seni biberonla besleme denemelerine başlayabilirmişiz. Önce babanın çıplak gögsünde çıplak olarak yatıp tensel teması onunla da hissedip, sonra biberondan 60 cc anne sütü alacaksın. Böylece babacığınla da emzirme benzeri bir yakınlık kurabileceksiniz. Bunu günde sadece 1 öğün yapabileceğiz, sanırım benim de 4 saat kestintsiz uyku uyuyabilmem için akşamı tercih edeceğiz. Emziği öğürerek red eden sen, umarım biberona hayır demezsin. Hem emzik hem biberon için alıştırma denemelerine devam edecekmişiz. Taaa ki olur da biberon anne memesinden daha cazip gelene kadar. Öyle birşey olursa seni aç bırakmak pahasına biberonu kesip sadece anne memesine geri dönecekmişiz. Emzik almanın da hiçbir zararı yokmuş, bilakis ani bebek ölümlerine engel olmak, seni sakinleştirmek gibi pek çok faydası varmış. Özellikle uykuya geçişte kullanmamız daha derin uyuyabilmene yardımcı olurmuş.

  • Uyku düzeni

Çok uykusuz bir gecenin ortasında Baby Center‘dan bir mail gelmişti, bebeğiniz günde 15-16 saat arası uyuyordur diye! Parmak hesabı yapıp senin dışarı çıkmadığımız günlerde sadece 8-9 saat uyuduğunu fark edip çok üzülmüştüm. Hele de diğer bloglarda 3 saat deliksiz uykular uyuyan, emzrilmek için zorla uyandırılan yaşıtlarını ve henüz uyanık görme şerefine erişemediğim arkadaşın Alp’i gördükçe üzüntüm ikiye katlanmıştı. Sakın yanlış anlama benim uykusuz kalmam hiç problem değil ama uyusun da büyüsün diye bir laf vardır ya senin şu anda en az yemek kadar uyumaya da ihtiyacın olduğunu bildiğimden senin için endişelendim hep. Sokakta uyuduğunu keşfettikten sonra da yorgunluktan ölsem bile hergün bir aşağıya bir yukarıya yürüyüp duruyorum caddede. Çok yorulduğumda keşke bahçeli bir evimiz olsaydı o zaman sen uyurdun ben de yanında uyurdum diye düşündüğümü de itiraf edeyim :)

Doktoruna uyku düzeninden bahsettiğimde bunun gayet normal olduğunu öğrenmek içimi nasıl rahatlattı bilemezsin. Her bebek farklıymış, huzurlu olduğun sürece az uyuman problem değilmiş, hem zamanla uyku alışkanlıkların oturacakmış. Eve geldiğimiz andan itibaren bizim odamızda senin için hazırlanan güzeller güzeli beşiğini red edip odanda uyuyorsun ama gögsüm dışında biryerde kendi kendine uykuya dalamıyorsun. Gögsümde uykuya dalman da hiç problem değilmiş. Doktorunun da bu aralar iyice kafama yatan doğal ebeveynlik(attachment parenting) taraftarı olması beni çok memnun etti. Doya doya seni koklamamı, derin uykuya geçtiğinde de gidip yatağına koymamı tavsiye ederek uyku konusunu kapadı. en az yarım günümüzü dışarda geçirmemizin de zaten gerekli olduğunu söyleyrek beni iyice rahatlattı.

  • Alerji

Doğumun ertesi günü doktorun kapıdan girip “Günaydınnnn, hanginiz alerjik?” dediğinde babanla birbirimize bakıp güldük. Belkiyordum bunu,  dedenden bana miras, bende de sana, güle güle kullan oğlum. Yüzündeki ve vücundaki kızarıklar için şu anda kullanmakta olduğumuz saf zeytinyağı ve Sebamed ürünlerini bırakıp Mustela’ya geçmemizi istedi. Bir sonraki kontrole kadar bir aşamakaydedemezsek maalesef kortizonlu bir pomad kullanacakmışız :( Hemen kötü düşünmüyoruz, bence bunlar işe yarayacak. Stelatria Dermo-Repairing Care yüzün için, Stelatopia Emmollient Cream vücudun için, Foam Shampoo for New Borns da saçların için…

  • Aşı Takvimi

Tüm takvimini buraya yazmayacağım. Bu kontrolde 2.doz Hepatit B aşını oldun. Verem aşısı haricindeki tüm aşılarını doktorun kontrole gittiğimiz zamanlar yapacak. Verem aşısını 2. ayın dolar dolmaz Verem Savaş’ta yaptırmamızı tavsiye etti. 2. ay kontrolünde karma aşın seni bekliyor olacak. Ama sen aynı ilk aşında olduğu gibi onda da hiç ağlamayacaksın :)

Bir de rota virüsü aşısı olmanı tavsiye etti ama tercihi bize bıraktı. 3 yaşına kadar bu virüsle karşılaşmama ihtimalin yok gibi birşeymiş ve ilk karşılaşma çok ağır geçiyormuş. Aşının bazı riskleri var diye biliniyormuş ama ilk 4 ay içinde yapılan aşıda böyle bir durum söz konusu değilmiş. Bu konudaki kararımı Nurtria‘daki tecrübeli ebeveynlere sorup öyle vereceğim.

  • Giyim&Kuşam

Bu konu şimdiye kadarkiler arasında en başarılı olduğumuz konu.   Seni terletmemek esas! Benim giydiğimin 1 kat fazlasını giyiyor olmalısın. Elin soğuk diye üşüdüğüne kanaat getirmemeliyiz, kulak memen,omuz başın veya burun ucunu baz almalıyız. Isı değişimi yapmak yok, yani örneğin banyonu ısıtıcıyla ısıtıp seni orda giydirip sonra dışarı çıkartmak ya da odanı hamam gibi yapmak yok. Onun yerine ne banyoyu ne odanı ısıtmamalıymışız.  Sen banyoya girmeden evvel 5 dakika boyunca sıcak suyu açık bırakmak yeterliymiş. Yaşasın benim kafamda birileri daha varmış çok şükür :)

  • Buhar makinası

Buhar makinası yatırımım çöp oldu. Annesi küf mantarına alerjisi olan bir çocuğun odasında filtresi değiştirilemeyen buhar makinası mı olurmuş? Haklı tabii. Onun yerine saat başı odayı havalandırmak yeterliymiş. Kış soğuğu olsa bile, sen odada olsan bile 5 dakika camı açabilirmişiz yeter ki odanın kapısı kapalı olsun.

  • İlaç kullanımı&acil durumlar

Mümkün mertebe ilaç vermeyen bir doktorun var Demircim. Ama bebeği olan her evin ecza dolabında bulunması gereken ilaçlar listesi verdi. Hiçbirinin ne işe yaradığını bile anlatmadı. Bir terslik olduğunu düşündüğümüz her durumda kendisini arayacağız ve evdeki ilaçlardan uygun olanını vereceğiz. Daha da dramatik birşey varsa hangi hastaneye gideceğimizi de birlikte belirledik. Doktorun da benim o hiç hoşlanmadığım hastaneden hoşlanmıyormuş, başka seçtik :)

  • Annene tavsiyeler

Herşey gaz yapıyor peki ben ne yiyeceğim serzenişime gayet güzel cevaplar aldım. Gazlı içecekler, gaz yaptığı aşikar olan kuru baklagilleri yemeyecekmişim. Onun dışında bana neyin gaz yaptığını deneyerek kendim bulacakmışım, her bünye farklıymış. Yaşasın erik yiyebileceğim :)

1 ay geçmesine rağmen hala göğüslerim acıyor diye 7 gün boyunca sabah akşam kullanmam için Novuxal diye bir pomad verdi ve daha önce denemediğim lanolin bazlı Bella Nipple Nurture Butter verdi.Bakalım bir de bunları deneyeceğim.

  • Seyahat

İşte en sevdiğim madde…Ufacık çocukla ne işiniz var diyenlere inat yaz tatilmize izin çıktı. Bir terslik olmazsa aşı takvmine en uygun tarihler olan 15 Temmuz ve 15 Ağustos arasında Toscana veya Güney Fransa’da kiralayacağımız mütevazi evimizde olacağız. Babanla hep hayal ettiğimiz gibi, sen geldin ve tatil programlarımız sadece azıcık şekil değiştiriyor. 4 aylık senle bu macera bakalım nasıl şekillenecek?

Konuşamayan anne sendromu

Oğlum inanmayacaksın belki ama daha sen doğmadan sana sayfalarca yazı yazan, karnındayken senle güzel güzel konuşan annenin seni görünce dili tutuldu! Benim dışımda herkes seninle konuşacak tonlarca şey bulurken, ben sana söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum! O sırada ne yaptığımızı filan anlatmaya çalışıyorum, biliyorum anlıyorsun ve konuşmaya devam etmeliyim ama yine de kendimi deli gibi hissediyorum. Ben de masallara sığındım, yavaş yavaş da açılacağım inşallah! Umarım benimle vakit geçirmekten sıkılmıyorsundur. Eğlenceli bi anne olamayacağımdan korkuyorum :(

Konuşamayışımda belki de evde yabancı birinin varlığı da etkili olmuş olabilir. Zira bir kasapla kırıştırdığı ortaya çıkınca geçen hafta görevine son verdiğimiz yardımcımızın gidişinden sonra daha bir konuşur oldum senle. Diğer taraftan, evdeki iş yüküm ciddi şekilde artmış durumda. Senle vakit geçirmek dururken bulaşık makinası boşaltmak, çamaşır asmak nasıl zul geliyor anlatamam. Başta annem olmak üzere, eski zamanlarda üstelik de iki çocuk birden bakıp evdeki tüm işleri çekip çeviren tüm annelerin önünde saygıyla eğiliyorum. Benim enerjim sadece ve sadece sana yetebiliyor. Ama anneaneninki hala kendi evine, bizim eve ve 2 torununa da yetiyor!

Bugün tam 4 haftayı geride bıraktık. Gün geçtikçe düzeninin oturacağını söyleyenlere inancım pek kalmadı çünkü sen gün geçtikçe daha da yaramazlaşıyorsun. Doğurmadan önce hep merak ederdim dün gece hiç uyumadık ne demek diye. Bu durum kimi için 2 saatte bir uyanıp 40 dakika çocuğu beslemek anlamına geliyorsa ben öyle gecelere talibim! Geceyi akşam 8 sabah 8 arası bir dönem olarak düşünürsek sen bu süre içerisinde en uzunu 45 dakika olan toplam 3 saatlik uyku uyuyorsun ve 8-9 kere emiyorsun! Benim nazarımda hiç uyumamak işte böyle birşey. Huzurlu bir bebeksin çok şükür, sırf meraktan olur da birşey kaçırırım korkusuna uyumuyor harika sesler çıkartarak etrafı seyrediyorsun geceleri. Ama hala şikayetçi değilim. Hergün büyüyorsun ve ben bu küçücük halini beynime kazımak istercesine saatlerce seni izliyor ve kokluyorum. Elbet birgün uyuyacaksın. Aklıma hep 3-4 yaşlarımda neden uyumadığımı soran anneaneme verdiğim cevap geliyor ‘Uyumak kolay mı sanıyorsun anneanecim sen?’ Cevabı gayet iyi biliyor ve seni anlıyorum oğlum. Göğsümde uyamayı ne kadar sevdiğini de biliyorum ama sana zarar vermekten korkuyorum bu yüzden yatağında yatmayı öğrenmen için sana yardımcı olmaya çalışıyorum. Bakalım ne zaman başaracaksın?

Bazı takıntılarım birçok kişinin antipatisini çekse de şimdilik ısrarla devam ediyorum. Senin bulunduğun odada tv açılmayacak, eldiven ve yelek kesinlikle giymeyeceksin, emerken üzerinde hiçbir örtü olmayacak. Kat kat giydirilen, sarınıp sarmalanan, sürekli üşütmesinden endişe edilen çocuklardan olmanı istemiyorum. Bizim ülkemizden başka hiçbir yerde ‘Aman çoçuk üşütür’ diye bir kavram yok bunu biliyor muydun?

Senle en büyük keyfimiz ise dışarıya çıkıp uzun uzun yürüyüşler yapmak. 4 saat hiç uyanmadan gezdiğimizi bilirim. Evde seni aynı sürede oyalamaya çalışırken daha çok yorulduğumdan hergün dışarı çıkmak kesinlikle çok iyi geliyor. Yağmur çamur fark etmez, boynumda emzirme önlüğüm, tüm cadde bizim emzirme mekanımız :)

Çarşamba günü ikinci doktor adayımızla 1. ay kontrolümüz var. Bu doktor ilk kontrolde 1.5 ila 3 saat arası bir süre ayırıyormuş. Aklımdan geçen yerli yersiz tonlarca soruyu derlemek ve hepsini sormak istiyorum. Ne kadar büyüdüğünü de çok merak ediyorum. Göreceğiz…

Şişede durduğu gibi…

Hastaneden çıkarken  prosedür gereği ben tekerlekli sandalyede sense ana kucağı içinde benim kucağıma verildin. Otoparka inen asansörün kapısı açıldığında 3 tane kokoş kadın bize bakıp ” Bakalım şişede durduğu gibi duruyor muymuş?” gibi anlamsız bir laf ettiler. O kadar sinirlendim ki sana anlatamam. Nasıl bir milletiz biz, nasıl bir temennidir bu, birbirimizin yaşadığı sıkıntılardan içten içe keyif mi alıyoruz nedir hiç anlamıyorum. Sen doğmadan o kadar çok kişi uykusuz gecelere hazırlanın, bugünlerin tadını çıkartın, bol bol uyuyun dedi ki inanamazsın. Uykusuz gecelere nasıl hazırlanılır, uyku depolanabilir birşey midir, bugünlerimin tadını çıkartmak istiyor olsam niye çocuk yapayım diyesim vardı ama hep sustum, vardır bir bildikleri dedim, yaşamadan ukalalık yapma dedim!

Belki yine bunu söylemek içn erken ama , yokmuş canım oğlum benim, kimsenin birşey bildiği yokmuş! Babanla beklentilerimizi o kadar düşük tutmuşuz ve öyle hazırmışız ki gelişine hiçbirşey bizi şaşırtmıyor, senin güzel yüzün herşeye tahammül gücünü kendiliğinden veriyormuş. Sakın yanlış anlama uslu bir bebek filan degilsin, yeni doğmuşa hiç benzemiyorsun. Çok çok az uyuyorsun- tüm gün toplamın 9 saat filan! Onun dışında meraklı cüceliğine yakışır şekilde sürekli gözlerin açık cin gibi etrafı seyrediyorsun, tıpkı karnımdan çıktığın anki gibi…

15 gün geride kaldı. Sanki hep hayatımızdaymışsın gibi sana alıştık, diğer taraftan da sanki dün doğmuşsun gibi geliyor, zaman jet hızıyla geçiyor. Bakalım  bizim dünyamızda neler olmuş bu 15 günde? Bizim dünyamız diyorum zira dışardaki dünyayı bilmiyorum ne gazete okuyorum ne televizyon seyrediyorum!

  • 13-15 Mart Hastane Günleri

Seni seyretmetmekten uykulara dalamadığım, bol ziyaretçili, lohusa şerbetli, çok güzel 2 gün geçirdik hastanede. Kuzenin Mina’yla ilk karşılaşmanız  aklımdaki en güzel karelerden biri. Umarım hayatınız boyunca kardeşten de yakın olursunuz canlarım benim. Bu diyalog kayıtlara geçsin istiyorum. Babanla koridor yürüyüşlerimizden birinde acaba emiyor musun doyuyor musun konulu konuşmalar yaparken anneanen ilk kakanı görmek üzere bizi çağırdı. Birden ağzımdan şöyle bir laf çıktı “O bok benim karnem!” Herkes anlamsızca suratıma bakarken, “Ya emiyor işte bakın kaka yapmış!” Demek kafama takmışım :)

  • 15 Mart Pazartesi-Sünnet

Babanla sünnet konusunu sen doğar doğmaz halletmeyi kafamıza koymuştuk. Zaten o an yaptırmasaydık sanırım bir daha asla yaptıramazdık. Hormonlardan herlade seni sünnet için götürürlerken o kadar kötü oldum ki, bi an annenanenle göz göze geldik ve ‘İşte ben de sen doğururken böyle oldum kızım anneliğe hoşgeldin’ dedi! O an anladım ki hayat boyu sürecek mesaim başlamıştı, içinin sürekli cız etme mesaisi!!! En sevdiğim eniştem Alper kirven olmak üzere senle sünnete girdi. Çok uslu durmuşsun içerde, eniştenin elini tutmuş gıkını çıkartmamışsın. Bense ağlama komasına girmek üzereyken oldukça ağır misafirler gelince kendimi toparlayarak 15 dakikayı atlattım. Anlayacağın iyi ki gelmişler yoksa gün boyu ağlayabilirdim. Daha dün doğdun biz ilk mürvetini gördük bile. Daha kimbilir nelere ağlayacağım böyle…

  • 18 Mart  Perşembe- İlk kontrol ve ilk gezme

Doğum doktorun Sinan Bey‘e kontrole gittik. Ben kendisine bayıldım, keşke anadolu yakasında olsaydı da ona devam edebilseydik :( Hastaneden 3.135 gr ve 47 cm çıkmıştık. 5. gün itibariyle 3.170 gr ve 49,5 cm olmuşsun. Besleniyorsun çok şükür. Sinan Bey ‘Hemen dışarı çıkın büyükler geyik yapar yok 40 gün filan diye dinlemeyin’ dedi. Biz de o gazla çıkışta benim lise yıllarımdan beri en sevdiğim dönerci olan Flamingo’ya gidip dürüm dönerleri götürdük. Sen hep uyudun, bundan sonra her dışarı çıktığımızda uyuyacağını biliyorduk. Cuma bahçeye, cumartesi yürüye yürüye benim doktor kontrolüme, pazar da caddeye çıktın. Uyumayışının panzehiri oksijenmiş yani!

  • 24  Mart Çarşamba-Göbeğin düştü

Bizi birbirimize bağlayan sembolik bağ koptu, gözükmeyen bağlarmız ise giderek güçleniyor canım oğlum benim…

  • 25 Mart Perşembe- İlk banyon

Anneaneciğin 7 yıldır bebek yıkamamanın verdiği heyecanla ama gayet profesyonelce tek eliyle yıkadı seni. Sonra güzelce zeytinyağlandın ve misler gibi halini ilk koklama hakkı anne kontenjanından bana verildi. Seni bir içime çektim ki ne misi sen tam bir zeytinyağlı dolma olmuşsun! Haftada 1 zeytinyağı kullanmaya onun dışında bebe yağı sürmeye karar verdik hemen, yoksa yemek sanıp yiyecekti biri seni! Biz de babanla 2 günlük eğitimin ardından seni yıkayabilmeye başladık ama tek elle değil tabi, ben tutuyorum babacın yıkıyor. Şimdilik banyoyu sevdin gibi, bir de üzerine giyinme faslı olmasa ne iyi olur değil mi? Günün tek güzel uykusunu banyodan sonra 8-11 arası yapıyor olman da benim çok sevdiğim birşey. Babacınla başbaşa bir yemek, günün kritiği ve 2 saatlik bir uyku, daha ne isterim :)

  • 29 Mart Pazartesi-Doktor kontrolün

Sana hamileyken yazdığım gibi yazayım cnm, 15. gün itibariyle boyun 52 cm, kilon 3.600 gr, annen – 8 kg… Annen küçülsün sen büyü diyen babanı dinlemişsin cnm. Doktorun 15 günde 5 cm uzayamayacağını doğum boyunun hatalı olduğunu söyledi ki ben de fark edip uyarmıştım hemşireleri ama beni dinleyen olmamıştı. Çocuk doktoru adaylarının ilkine gittik ve sanırım kendisine devam etmeyeceğiz. Nedense içime sineyen birşey var adını tam koyamadım. Baban ‘Geceyarısı gönül rahatlığıyla arayabilir misin bu kadını?’ diye sordu, cevabım maalesef hayır :( 1. ay kontrolüne diğer adaya gideceğiz bakalım doğru kişi o mu? Back up 3. ve 4. adaylarım da var sen merak etme, birine kanımız kaynayacak elbet!

Özetle henüz pilim bitmedi Demircim. Tabii bunda 13  gün boyunca bizde kalan anneanenin, görevi ev işleri ve bana iyi bakmak olan yatılı yardımcımızın, beklemediğim kadar iyi bir performans gösteren babacığının payı büyük. Elbette benim de bunalacağım günler olacak ama sırf senin yüzüne bakmak bile bana güç veriyor. Varlığına şükretmek de öyle…

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company