Patlak Kaş

Evdeki nüfusun nispeten azalması, ablanla ikinizin kendinize ait bir odanızın olması, Mina’ya ek olarak hayran olduğun kuzenin Sarp’ın da gelmesi, yarım saatlik iPad zamanını sabaha almak gibi akıllıca çözümlerle yazlık günlerinin ikinci roundu birincisine kıyasla gayet güzel geçmiş. Taaa ki son yarım saatte kadar.

Biz yazlığa varmadan yarım saat önce yatakta zıplarken dengeni kaybedip pencere pervazına uçmuşsun. Tüm dişlerini kırdığını, ağzını burnunu dağıttığını düşünen anneannen direkt ağzına bakmış bir şey olmadığını görünce sevinmiş. Tabi patlayan kaşından süzülen kanı görünce işler değişmiş. Teyzen hemen pansuman yapmış ve seni öğle uykuna yatırmışlar. Gerçi sen de pek ağlamamışsın. Biz gelmeden memleketine doğru yola çıkan ablan ben duştayken oldu diye kendini kahretmiş, anneannen de önümdeki çocuğu tutamadım diye. Velhasıl 2 hafta önce bu çocuğun peşinden çok koşuyorsun diye bana kızan yazlık ekibi geldiğimizde süt dökmüş kedi gibilerdi. Emanet çocuk neticede onları da anlıyorum ama mahçup olunacak bir şey yok ki bunda. Tabii ki düşeceksin, benim yanımda da düşüyorsun. Ben kimseye vay efendim benim çocuğumu nasıl düşürürsünüz demem ki. Ben ancak çocuğumun düzenini bozarlarsa kızarım 🙂

Uyanınca karşılaştığım manzara hoşuma gitmeyince derhal resmini çekip-teknoloji sen nasıl bir şeysin- doktoruna gönderdim. Hastaneye 1 saat uzaklıktayız, gitmemize gerek yoksa git demeyin lütfen diye de ekledim. Gelen cevap 2 saat de olsa gidin bir estetik cerrah görsün oldu. Aylardır elimi eteğimi çektiğim sosyal medyaya işim düşünce başvurdum gibi oldu ama hemen Twitter’da İzmir’li annelere hastane sordum. Gelen tavsiyeler neticesinde, birkaç hastaneyi aradım ya telefonu açmadılar, ya da pratisyen hekim var cerrah filan da getiremeyiz dediler. Anlaşılan o ki arife günü sözde-büyük-şehir-İzmir sınırları içerisinde cerrah diye bir şey bulmak imkansızdı. Yardımıma babası cerrah olan İrem yetişti.  Getirin ben dikeyim dedi saolsun. Bir saatin üzerine 45 dk daha gidelim bildiğimiz biri diksin diye düşündük. Ama İrem’in babası fotoğrafı gördükten sonra uyutularak dikilmesi gerekebileceğinden bizi Kent Hastanesi’ne yönlendirdi. Acilden giriş yaparsak cerrah isteyebileceğimizi, getirtmek zorunda olduklarını söyledi.

Yine teknoloji saolsun hemen hastanenin krokisini ve iletişim bilgilerini buldum, yoldan arayıp “Çocuk cerrahı, plastik cerrah veya genel cerrah bulun leyn bana, dağıtmayayım oraları” tadında bir konuşma yaptıktan sonra çok şükür ikna oldular ve plastik cerrahla aynı anda hastaneye girdik. En son ne yedi kaçta yedi gibi sorular havada uçuşurken bilmediğim bir hastanede, bilmediğim bir anestezistle(çünkü İstanbul’dakilerin hepsini bilirim!) bu uyutulma mevzuundan ne kadar korktuğum kafama dank etti. Hemen çark ettim tabi sizi buraya kadar yorduk ama dikmeden bir çözüm varsa filan gibilerinden bir şeyler geveledim. Durursa doku yapıştırıcı ile bi deneyelim tutmazsa 1 hafta sonra dikerim haaaa diye gözdağı veren doktoru fazlasıyla şaşırttın. Kendi istediğinle sedyeye çıktın, benim bakarken bile fena olduğum yaranın içini temizleme kısmını seni kimse tutmadan geçtin. Sadece tahminimce çok yakan doku yapıştırıcıyı sürüp iki eti birbirine yapıştırmak için sıkıca bastırdığı sırada seni tutmam gerekti. İtiraf etmek gerekirse, bu yaşımda senin kadar cesur olamazdım! Doktorun 5 gün boyunca kafanı suya sokmamızı salık verip bizi gönderdi. 3.günün sonunda yara tamamen kabuk bağlayınca dikişten de kurtulduk. Böylece ilk dikişlik vukuatımızı ucuz atlatmış olduk.

Kent Hastanesi‘nden gayet memnun kaldıma aslında. Sonradan öğrendim ki Aliağa Devlet Hastanesi cerrahları ile ünlüymüş. Allah korusun bir daha yazlıkta birşey olursa alternatiflerim arasına ekledim. İzmir’de yaşayanlara bu hastanelerle kolaylıklar diliyorum!

3 Responses to Patlak Kaş

  1. hayal dedi ki:

    Nihanım, seni şaşirtacak kadar cesur durmasına şaşırmana şaşırdım!! Ayol Ironman o!!

  2. hayal dedi ki:

    Gecmis olsun bu arada, demeyi unuttum… İyi ucuz atlatmisiniz cok sukur, biz bes minik dikisle toparlamistik minik burnumuzu!

  3. beyza dedi ki:

    Çok geçmiş olsun. Hemen hemen her hareketli oğlan çocuğunun başına geliyor sanırım bu. Benim de bir numaranın kaşında dikiş var, ön dişi kırık bir de. İki numaranın şuana kadar başına böyle birşey gelmemiş olması ise resmen mucize.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company