Minik penguen

Babanın adının kimyasal element numarası ile doğum tarihin arasında kurduğu bağlantıyı daha önce anlatmıştım. Biz senin 26  Şubat’ta doğmayarak kızlara anlatacak değişik hikaye bulamayacağını sanaduralım, sen ani bir mavera ile 26 Şubat’ta tam 11 ay 13 günlükken yürümeye karar verdin. İlk adımından tamı tamına bir ay sonra. Aslında çok akıllı bir bebek olarak annen yürüdüğünü görebilsin diye Cumartesi günü yürüdün ammaaaa annen yine iş için bir eğitimde olduğu için ilk seriyi göremedi.

Baban sana tüm gün bakmaya cesaret edemediği için planı önceden yaptık. Sabah seni bırakırken geç kalmayayım diye Cuma akşamından anneanene kamp kurduk. İlk yatıya kalma simülasyonunu yapacak, seni onların odasında yatıracak, ben de aylar sonra ilk kez deliksiz bir uyku çekecektim. Aslında gayet güzel uyudun ama 4.30’daki ilk kalkışında anneanen ağzına emzik verene kadar ben uyandım, sonra da bir daha uyuyamadım. 05.50 gibi ikinci kalkışında anneanen seni bana getirdi, emzirdim geri yatırdım. Yatağında güzel sesler çıkararak uykuna geri dönmeye çalışırken, anneanenle deden gülme krizine girdiler. Hal böyle olunca sen zaten farklı bir evde olmanın merakıyla tamamen uyandın. Ben azimle gelmedim yanınıza ama sonunda dayanamayıp bir gittim ki anneanen almış bir güzel seni ayağında sallıyor! Yuh dedim yaaa bu çocuk ne zaman öyle uyudu, niye böyle birşeye gerek duyuyorsunuz diye uyku sersemi söylendim durdum. Biliyorum bir gecede buna alışmazsın ama yine de daha önce hiç yapmadığımız birşeyin yapılma gerekçesini anlayamıyorum. Seni aldım, biraz daha emzirdim yanıma yatırdım filan ama bu sefer de benimle yatmaya alışık olmadığın için uyuyamadın. 06.30 gibi buyrun alın kaldırdınız oynayın diyerek teslim ettim. Yani deliksiz uyku uyuyacağım diye gitmiştik, hep birlikte mevcut uykumuzdan da olduk! Tabi yine benimle gestapo subayı, jandarma filan diye dalga geçip durdular. Anladım ki henüz seni oraya bırakmak için erken. Ne zaman akşam 20.00-06.30 kesintisiz uyumaya başlarsın o zaman deneyebiliriz, aralarda uyanman bu ekiple çok tehlikeli olabilir 🙂

Akşamüstü seni almaya gittiğimde yürüyor dediler. Bir yandan büyük teyzen, bir yandan anneannenle deden, bir yandan Sarp karşında anahtarlık telefon ne buldularsa sallamışlar sen zevkten çığlık ata ata ilk arka arkaya 7-8 adımını atmıştın. Ben yine göremedim diye üzülürken anneanen lafı patlattı, “İşe gitmesen bize bırakmayacaktın, çocuk da yürüyemeyecekti. Biz yürüttük.” Güldüm peki dedim, zira haklı olabilir. Ben seni şimdiye kadar hiçbirşeye zorlamadım, buna da zorlamak denmez tabi ama ne bileyim doğal akışında bir gün ben işten gelince bana doğru yürümeni hayal etmiştim i phone’a doğru değil!

Ben geldikten sonra yine binbir şaklabanlıkla seni yürüttüler. İçimdeki kıkırdamaya engel olamadım, sanki yürüyecek yaşa gelmemiş gibisin, küçücüksün tam yerden bitme meraklı bir cücesin. Yürürken tıpkı bir penguene benziyorsun. Seni alıp eve getirdiğimde o kadar yorulmuştun ki babana yürüdüğünü ancak bugün gösterebildik. Gece de harika bir uyku çekererek aylar sonra ilk kez bir emme molası dışında 8-8 uyudun ve beni çok mutlu ettin.

Yine felaket tellalları şimdi yandınız diyorlar, bense hayatımızda çok büyük bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Oyun parkı, yürüteç gibi şeyleri hiç kullanmadığımız için asıl değişiklik ilk mobil olduğunda meydana gelmişti, şimdi ha yürüyerek biryere gidip birşeyleri karıştırmışsın ha emekleyerek gidip tutunup ayağa kalkmışsın, bence çok büyük bir fark yok. Tek fark ilk ayakta durmayı öğrendiğin günlerdeki gibi sürekli düşüp biryerlerini morartma günlerine geri döneceğiz o kadar. O da kısa bir süre için.

İnsanlık için küçük, kendin için büyük bir adım attın bebeğim. Bir dönemi kapattık, yepyeni bir döneme adım attık. Hoşgeldin toddler Demir…

10 Responses to Minik penguen

  1. Selin dedi ki:

    Merhaba,
    Cok sevindrici bir gelişme :))
    Demir bebek hep güzelliklere dogru atsın hayattaki tüm adımlarını..

    Bende yakında çalışmaya başlayacak olan bir anne olarak sormak istediğim; iş yerinde sagdıgınız sütleri nasıl muhafaza ediyorsunuz eve nasıl getiriyorsunuz?

    Sevgiler…

  2. Meltem Selçuk dedi ki:

    Ahhh o kadar tanıdık geldi ki bu anane ve dedelerin yaptıkları ve söylenme karşılığında gestapo subayı,jandarma diye etiketlenmek…Bir yandan iyi ki annem bakıyor diye şükrediyorum,çok seviniyorum bakıcı olayına hiç bulaşmadık diye ama bir yandan da annemle benim aram bozulacak diye de ödüm patlıyor ve bunun için bazı şeylere göz yumuyorum. Ha bu göz yumduğum şeyler ufacık şeyler de olabilir uzun vadede ama örneğin oyun oynayarak yemek yedirilen çocuk 3-4 yaşına geldiğinde halen oyun beklerse ve kendi kendine yememek için aç kalırsa vay benim halime…

    Felekat tellallarını da hiç anlayamamışımdır, bence her geçen gün daha da güzel oluyor, niye yanalım ki…

    Demir’e de maşallah:)

  3. ilke dedi ki:

    merhaba,
    uyuma konusunda bizim de etrafımızdakilerle de benzer şeyler yaşıyoruz 🙂
    felaket tellalları konusuna kesinlikle katılıyorum. ben şimdiye kadar her dönemde bunları duydum büyüdükçe sorunların büyüyecekmiş vs herkes yorum yapıyor. evet belki zorluklar yaşanacak ama çocuğuma duyduğum sevginin yanında bu zorlukların zerre önemi yok benim için ve de bebekler konusunda pek çok şeyi (başkalarının anormal gördüğü, yaramazlık olarak nitelendirdiğini) ben normal karşılıyorum aslında..bu sebepten Demirin bir an önce yürüme çalışmalarını geliştirip siz işten eve döndüğünüzde kapıyı açar açmaz size koşarak kucak kucak diye sarılmasını diliyorum 🙂

  4. Ebru dedi ki:

    Merhabalar,

    Selin Hanım’ın sorusuna cevaben ;

    Ben de 1,5 aydır çalışan bir anneyim, bebeğim şu anda 7 aylık.

    Evden çıkmadan 07:00 gibi oğlumu emzirip çıkıyorum. İş yerinde 11:00 ve 16:00 saatlerinde olmak üzere 2 kez süt sağıyorum. İş yerindeyken bunları mutfağımızdaki buzluğa koyuyorum, akşam çıkarken sabak sağdığım süt donmuş oluyor, 16:00 da sağdığım da donmaya başlamak üzere.
    Bu sütleri bebek bakım çantamın biberon muhafazasına koyuyorum(Lassig marka). Bu biberonluğun için değişik bir malzeme ile kaplı ve 1-2 saat kadar sütü aynı sıcaklık/soğuklukta muhafaza ediyor.
    Ben zaten kendi arabamla gidip geliyorum işe ve yol 1 saat sürüyor, bu şekilde buzluktan aldığım sütlerimi çözülmeden eve getirip, sonra tekrar evdeki buzluğa koyuyorum…

  5. hayal dedi ki:

    Sen var ya sen, yürüyünce bişey değişmez diyosun da :))) Bence kendini hazırlasan iyi olur. Seni arayıp neler değiştiğini anlatıcım bi ara.. Yürüdükçe kendine güveni gelen cinsten bu sıpalar, anacım bebelikten çıkıp adam oluyolar, kendilerini bişi sanıyolar :)) Öptüüüm

  6. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Selin- Çok teşekkür ederiz. Senin soruna Ebru cevap vermiş ama ben de vereyim çünkü biraz farklıyız. Evden çıkmadan 07.30 gibi emziriyorum. İşte 1 kez 14.30 gibi sağıyorum. 16.00’da çıkana kadar buzdolabının normal bölümünde tutuyorum. Dönerken avent süt sağma makinamın çantasına koyuyorum. Ben de arabayla gidip geliyorum, kaloriferi açmıyorum, yol en fazla 45 dk sürüyor. Sütün oda sıcaklığında bile 2-3 saat bekleyebildiğini bildiğimden fazla takmıyorum yolda geçen bu süreyi. Eve gidince akşam muhallebisi için 40 cc ayırıp gerisini donduruyorum. Eve varır varmaz 17.00 gibi, yatmadan önce 20.00 gibi ve bir de gece 04.00 gibi emziriyorum.
    Senin bebeğin daha küçük olduğu için işte 2 kez sağman ve gece de1 yerine 2 kez emzirmen gerekebilir. Şimdiden işe dönüş sürecinde kolaylıklar diliyorum.

  7. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Meltem-Allah onları başımızdan eksik etmesi, bunlar hep işin şakası 🙂 Gerçekten şanslısın annen baktığı için. Sen hiç 15 yaşında annesi yemek ediren çocuk gördün mü? Bırak ne istiyorsa yapsın olan annene oluyor neticede 5 gün o 2 gün sen yediriyorsun 🙂
    @İlke-Çok haklısın. Mutlaka herkes çocuğunu çok seviyordur ama bu biraz da karakter meselesi bence. Bazı insanlar şikayet etmeyi çok içselleştirmişler, şikayet ederken olayın özünü kaçırıyorlar. Toplu iğne başı kadar bir varlık birey oluyor, biz de bu mucizeye tanıklık ediyoruz.

  8. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Ebru-Teşekkürler paylaştığın için
    @Hayal-Adama bi huzurla polyannacılık yaptırmıyosunuz haaa. Uydurma bi kere ben yürüyen Tuna gördüm pırlantı gibiydi çocuk 🙂 Dur ben seni arayayım bu akşam sen anlat yine de

  9. Selin dedi ki:

    Cevaplar için her ikinizede çok teşekkür ederim, herkese kolay gelsin 🙂

  10. Sena dedi ki:

    Bence anneannede 1 gecede değişir mi hadi canım düşüncen var ya.. 1 değilse bile 3-4 gecede sapıtır, daha erken, ben ettim sen etme eyleme, sonra halime dönersin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company