Marsilya Yolcusu Kalmasın!

İlk yurtdışı uçuşunu 21 Temmuz 2010 Çarşamba akşamı saat 23.00’da(rötarla brlikte 23.30 diyelim) İstanbul-Marsilya arasında yaptın.

Düğün tecrübemizden sonra gece rutinini kökünden sarsacak bu yolculuk gözümü ciddi şekilde korkutuyordu. 1 saatlik iç hatlar uçuşu olsa neyse 3,5 saatlik üstelik de gece yolculuğunda düğün dönüşü ağladığın tonda ağladığını gözlerimin önüne getiriyordum da, kaç çift göz bize kınayarak bakarak küfür edecekti onu hesaplayamıyordum. Çocuksuz yaptığımız onlarca yolculuğu düşündüm, bebekli aileler hakkında atıp tutmuş muydum acaba diye. Yok çok şükür “Aman canım madem bebekleri var gezmesinler onlar da” gibi empati yoksunu bir yaklaşım içinde olmamışım hiçbir zaman. Ama bebekli bir ailenin önüne, arkasına, yanına denk gelince “Eyvah yandık hiç uyuyamayacağız” dediğimi hatırlıyorum!

Evden çıkmadan herzamanki saatinde seni yıkadık ve emzirdim. Yatağın yerine ana kucağına koyup taksiyle havaalanına doğru yola koyulduk. Alana geldiğimizde hala uyumamış olman hiç iyi bir gösterge değildi. İçeri girerken seni slinge geçirdim ve yüzünü örtünle kapattım. Ama onca ışık, ses, anons derken sen yine gözlerini kocaman açıp etrafı incelemeye başladın. Hiç uyumayacağını sanırken, yarım saatin sonunda pasaport kuyruğundayken gözlerini kapadın. Kapayış o kapayış kalkış ve inişteki emzirmeler dahil bir daha Marsilya’daki otelimizde sabah 7.30’da gözlerini açtın! Uçakta babacığın horul horul uyurken kucağımda seninle uyuyamayacağımı anlayınca tadını çıkatmaya karar verdim. Tüm yol boyunca seni seyrettim, tıpkı kucağımdan başka yerde uyumadığın ilk ayımızda olduğu gibi. Kucağıma sığmayan bacaklarına baktım da öyle büyük geldin ki gözüme. Hayran hayran oğlunu seyreden anne hakkında kabin ekibi ne düşündü bilinmez ama anne zevkten dört köşe bir yolculuk yaptı orası kesin.

Gece 4 gibi otelimize vardığımızda bebek yatağı istemediğimizi fark edip yıkıldık. Elin Fransızı da durun iki dakika ayarlayayım demedi! Anneler içgüdüsel olarak bebeklerini ezmezlermiş de baba kısmısından biraz korkulurmuş. Aynı yatakta ailecek hiç yatmadığımız için bir çözüm bulmak zorundaydık. Duvarla yatak arasına bavulları koyup üzerine yastıkla barikat yaptıktan sonra seni duvar tarafına yatırp kendim de ortaya konuşlandım. Hoşuma gitmedi desem yalan olur bir yanımda mis kokulu oğlum bir yanımda kocam. Babanla halimize bakıp kikirdeyerek uykuya daldık.

Tüm korkularımı boşa çıkartıp bu kadar rahat bir yoculuk yapmamıza izin verdiğin için sana teşekkür ederiz Demircim. Tamı tamına 26 gün buralardayız, bakalım neler yapacaksın?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company