Karşıyım…

Geçen yıl bu yazımda anlatmıştım bu günü ne kadar ve niye sevmediğimi. Anne olmam sonucu değiştirmediği gibi, tüm bu hislerimi pekiştirdi. Annesi başında çocuğu kucağında, kısacası tuzu kuru kitleden biriyim. Ama ikisinin de kıymetinin fazlasıyla ve herzaman farkında, sürekli şükrederek yaşayan biri. Benim kadar şanslı olmayanları her zaman anladım ve onlar için hep dua ettim/ediyorum/edeceğim.

Anneliği görev sanan, sürekli çocuğundan şikayet eden, ilerde bana bakar diye kız çocuk isteyen, çocuğu olduğu için yapamadıklarına yanan annelerle, yılda bir gün hariç her günü anneleri için işkenceye çeviren, anne sevgisini süistimal eden evlatların yapay günah çıkarma günü değil bugün. Biricik annesine doyamadan kaybedenlerin, anne kimdir bilmeyenlerin, evlat acısı yaşayanların, evlat hasreti ile yanıp tutuşanların yarasına topluca tuz basma günüdür aslında.

Sana sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumu düşünmem için bir güne ihtiyacım yok ki. Sana her baktığımda, kokunu içime çektiğimde, başını gögsüme yasladığında burnumun direği sızlıyor, mutluluktan gözlerim doluyor. Sen de şanslısın ama. Böyle sevilmenin ne demek olduğunu ben de biliyorum çünkü ben de böyle bir anneye sahibim. Anne olunca anlamadım ben annemin kıymetini,  hep bildim. Onun yarısı kadar anne olmak bana yeter dedim.

O yüzden karşıyım oğlum, anneler gününe karşıyım! İçindeki  sevgiyi bana göstermek için bir güne ihtiyacın yok senin de. Eğer bu anneden çocuğa geçen bir bayraksa, ben annemden gördüğüm sevginin karşılığını seni severek vereceğim. Sen de çocuğunu severek.

Şimdi anlıyorum babanı, bak işte biz sonsuz olduk canım oğlum benim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company