Juan les Pins Günleri

Güney Fransa sahillerinde Nice ve Cannes’ın ortasında bulunan otantik şehir Antibes’in jazz festivaliyle ünlü sevimli tatil beldesi Juan les Pins‘teyiz. Pek çok turistin bi haber olduğu bu güzel yeri, 98 Dünya Kupası için Fransa’ya gelen babacığın tesadüfen keşfetmiş. Seninle yapacağımız ilk yurtdışı seyahatimizde bildiğimiz biryerde olmak istediğimizden, son 6 yılda üçüncü kez yine buradayız. Bu kez farklı olarak otelde değil kat be kat ucuza mal ettiğimiz kiralık bahçe katımızdayız. Aslında ilk plan Toscana’da ıssız bir bağ eviydi ama bu yıl için ona cesaret edemedik.  Kimbilir, belki seneye ilk adımlarını atıyor olduğun günlerde kendini uçsuz bucaksız çimlerde bulabilirsin  🙂

Tatilimizin ilk 10 günlük kısmı geride kalırken, senden ne kadar memnun olduğumuzu belirtmek isteriz. Her ortama elinden geldiğince uyum sağlıyor, bize hiçbir zorluk çıkartmıyorsun. Sabahları uyanır uyanmaz babacığınla uzun yürüyüşlere çıkıyor, doğduğundan beri belki de ilk kez bu kadar yakınlaşıyorsunuz. Annen de fırsattan istifade sabah uykularının tadını çıkartıyor. Sonra hepbirlikte plaja gidiyor, sen gölgede uykunu uyurken biz de sırayla denize giriyoruz. Henüz aşıların bitmediğinden, maalesef sen giremiyorsun. Yine de mayonu giydirip ayaklarını denize sokma teşebbüsünde bulunduk, pek başarılı olduğumuzu söyleyemeyeceğim. Sanırım deniz soğuk geldi, suratını ekşittin, biz de ısrarcı olmadık.

Akşamüstleri yaptığmız yürüyüşlerde araban yerine slingde dolaşmaktan çok keyif alıyor, durmaksızın auauaoooo şeklinde şarkı söyleyerek meraklı meraklı etrafı seyrediyorsun. Şarkı söylemeye başlaman dışında bir yeni gelişme de artık minder dışına çıkacak kadar emekliyor olman. Azıcık ilerledikten sonra yorulup hemen sırtüstü dönüyorsun. Eve döndüğümüzde emekleme becerilerini iyice geliştireceğin düşünülürse uzun zamandır ertelediğim “Evdeki Güvenlik Önlemlerini Artttırma” projemi devreye almam farz oldu artık!

Tek kötü gelişme yine gündüz uykularının 15-30 dk’ya inmesi ve kendi kendine uyumayı bırakmış olman. Aydınlıkta yatağını yadırgadığını, etrafı incelemekten kendini uykuya veremediğini düşünüyordum ama dışarıda da az uyumaya başlayınca bu tezim çürüdü. Acaba diş mi diyorum ama ortada diş miş yok. Gerçi beni yalancı çıkartmak istercesine ne zaman resim çekilecek bir atraksiyon olsa hemen uyuyuveriyorsun ya neyse.

Seninle olmak normal gezme tempomuzdan hiçbirşey kaybettirmedi. Bebek arabanı o kadar randımanlı kullanıyoruz ki, herhalde standart bir bebeğin 1 yılda kullanacağı kadar yolu sırf bu tatilde kat etmişizdir. Kızgın kumlardan serin sulara, Monaco’daki Formula 1 pistine kadar heryere girdi çıktı araban. Herkes Ferrari ve Porshe’lerini çekmişken Monte Carlo’ya sen de Buggster’ınla kuruldun baş köşeye.

Velhasıl iyi ki gelmişiz be oğlum. Gerçi burada minimum üç çocukla büyük bir harmoni içerisinde gezen yabancıları gördükçe kendimizi tebrik etmeyi bırakmış vaziyetteyiz ama olsun. Şimdi bol bol gezin bebeğiniz olunca gezemeyeceksiniz diyen zihniyete sevgiler, saygılar…

9 Responses to Juan les Pins Günleri

  1. nevin dedi ki:

    şahanesiniz….

  2. hayal dedi ki:

    Yok ayol niye bebekle gezilmesin!! Bkz, üç yaş altı iki çocukla (arabayla) ikibinbeşyüz km yol yapan tanıdığım var benim :)) O da tabii ki benim :))
    Ayrıca da, şimdi baktım da, tek çocukla ne kolaymış yahu hahahaha:)
    İyi tatiller, iyi eğlenceler, süper güneşli neşeli günler.. Dönünce bi haber eder misiniz, istanbuldan ayrılmadan o minik kuşu bi mıncırmaya gelelim 🙂

  3. pınar dedi ki:

    Benim gibi bir gezenti bir insana cesaret verdiğinin farkındasın değil mi:PPP
    iyi tatiller, öpüldünüz bol bol:)

  4. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Hayal-Demir doğmadan önce “Biz bebeğimiz olunca da gezicez” diye atıp tutuyorduysam bil ki ilham kaynağım sendin 🙂 Ama 3.yü yap öyle konuş emek istiyorum 🙂
    @Pınar-Cesaret,ara gaz ne dersen de itinayla veririm. Eski tatil anlayışın neyse bebekten sonra ufak tefek rötüşlarla aynen devam. Mesela ben sizden ilk bebekli yazınızda bir tekne turu bekliyorum!

  5. hülya dedi ki:

    merhaba nihan hanım

    blogunuzu takip ediyorum sık sık sessiz takipçilerdenim ama:)ilk kez merhaba demek istedim deneyimleriniz bana da denneyim olur inş çünkü henüz 8 aylık hamileyim. bebek arabası ararken (buggster marka)) sizin blogunuzu keşfettim. bizde bu arabadan almak istiyoruz ama çevremde hiç kulllanan yok memnunmusunuz bebek arabanızdan bir yerde baktım arkası fermuarlı olduğu için yatırdığınız zaman çabuk deforme olur dedıler kararsız kaldık.

    yavaş yavaş hazırlıklarımızı yapıyoruz. birde maxi cosi ana kucağımız var bir arkadasımınkini kullanacağım fakat arabaya takılan ayrı bir aparatı varmı bunun bunu bilmiyorum yanı ayrıca bır aparat gerekmi maxi cosi cabriofixi arabaya monte etmek için. şimdiden teşekkür ederim cevabınıza bebeğinizle mutluklar dilerim..

  6. Meraklının Annesi dedi ki:

    Hoşgeldin Hülya
    Öncelikle bebeğini saglıkla ve su gibi bir doğumla kucağına almanı diliyorum.
    Bir anne adayı olarak acilen nurturia.com.tr’ye üye olmanı öneririm. Bu ve benzeri ürün tavsiyelerinin alası orda bulunmakta.Daha önce orada yanıtladığım haliyle arabamla ilgili düşündüklerimi aşağıya kopyalıyorum.
    Sevgiler

    Fiyat kalite oranı çok iyi. Herkesin tercihine saygı duymakla beraber 3-4 bin TL verip o dev anası bebek arabalarını alanları anlayamıyorum. Arabanın bagajına sokarkenki hallerini görünce aldığım arabayı ne kadar sevdiğimi bir kere daha anlıyorum.
    Olumlu özellikleri:
    1. Gerçekten çok küçük ve hafif. Katlanınca McLaren’den bile küçük oluyor.(Kumaşlı bölüm takılınca eskisinden biraz daha büyük oluyor ama yine çok küçük)
    2. Maxi cosi adaptörüyle doğumdan itibaren kullanılıyor.
    3. Alışveriş sepeti çok geniş.
    4. Manevra kabiliyeti müthiş.
    5. Kollarına birşey asıldığında araba boşken geriye devrilmiyor.
    6. Bu arabayı beğenenler genelde quinny zapp ile arasında kalıyor bu arabanın sırtı 1 kademe de olsa yatıyor.
    7.Oturma alanı çok geniş(chicco,maxi cosi taxi,quinny ve bugaboo kullanan arkadaşlarım var hepsi darlıktan muzdarip)
    8. Arkayı kaldırıp sadece ön teker üzerinde dar alanlardan kolayca geçebiliyorsunuz.
    Olumsuz Özellikleri:
    1. Uzayan tutma kolları olmadığı için uzun boylu biri kullanırken beli ağrıyor. (Ben 1.72 eşim 1.80 bir sıkıntı yaşamıyoruz)
    2. Şişme tekerlek değil(bunu dezavantaja yazdım ama bizim için avantaj oldu zira oğlum sarsıntıda uyuyuyor kaymak gibi yollarda mutsuz)
    3. Kumda ilerlemiyor(dere tepe dümdüz heryerde kullandık o büyük tekerlekliler kumda ilerliyor bunu geri geri çekmek zorunda kalıyorsunuz. Gerçi kaç kere bu özellik lazım olur tartışmalı)
    4. Sırtı sadece 2 kademe ayarlanıyor dik ve uyku poziyonu. Çocuğumu 5 kademeden aşağısı kurtarmaz mutlaka ortopedik olmalı diyorsanız size uymaz. Bence çok yaratıcı. Sadece bir fermuarla bunun yapılabiliyor olması harika bir buluş.
    5. İlk kez yana eğimli bir kaldırımda giderken devrilecek gibi oluyor ama kullandıkça alışıyorsunuz. Arabaya alışık olmayan biri kullanırken uyarmakta fayda var.

    Yani sonuçta ben arabamdan çok memnunum şiddetle tavsiye ediyorum.

  7. canan dedi ki:

    merhaba.bir sorum olacaktı.internetten buggster bebek arabası almayı düşünüyorum ama renk konusunda kararsız kaldım.siz ne renk almıştınız.şimdiden teşekkkür ederim.

  8. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Canan-Merhaba, bizimki lacivert. Bebeğiniz kızsa daha güzel alternatifleri var. Tamamen zevk meselesi 🙂

  9. Pınar Gokturk dedi ki:

    Son cumleye bayıldımm.. Bu zihniyetle ve “çocuk olduktan sonra goruruz bakalım” cumlesiyle ben de cok karşılaştım. Ben en çok neye uzuluyorum biliyor musun, boyle soyleyerek çocukları çok mutsuz ediyorlar, “biz yapamayız çocuğumuz var”, “biz gidemeyiz çocuğumuz var”..sanki çocuk herşeye engel, eksik kalan herşeyin sorumlusu..çocukların içindeki neşeyi de sonduruyorlar..bu arada bizim de oğlumun ilk yazı için programımız guney fransa 🙂 2 aile, 0-5 yaş arası 3 çocuk 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company