Dersimiz Müzik, Velimiz Baba

Benim arkadaşlarım olan teyzelerin arasında bakanlıklar gibi bir görev dağılımı yapsaydık eğer kültür bakanlığı koltuğu kesinlikle ona ait olurdu. Bir elinde 100 marifet arkadaşım, 31 yıllık hayatının hangi arasına deresine opera, bale, piyano, tiyatro, resim, sinema, edebiyat vs. hakkında bunca şeyi öğrenmeyi sığdırmış hiç anlamasam da, nimetlerinden faydalandığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hatta sanatsal yönü oldukça zayıf bir anne olarak büyüdükçe senin de onun engin bilgilerinden faydalanabileceğini, mesela ilk operana onunla gidebileceğini düşünmek içimi rahatlatıyor.

İşte bu arkadaşım Zeynep, sana doğum günü hediyesi olarak Yamaha Müzik Okulu’ndan 4 derslik bir müzik eğitimi armağan etti. Hem de farklılık olsun, sana aktivite olsun filan diye değil müzik eğitiminin gerçekten genç yaşta alınması gerektiğine inandığı için. Bebeklerin “mutlak kulak” diye tabir edilen, yani müzik eğitimi olmaksızın her bir notayı ayrı ayrı duymayı becerebilecek kapasitede olduğunu, yıllar içinde duyacağı seslerle bu durum bozulmadan alacağı eğitimin müziğe kabiliyeti varsa çok önemli bir kazanım olduğunu, yoksa da en azından bir dinleyici olarak ne dinlediğini bilmesi açısından faydalı olduğunu anlatırken içten içe kendime güldüm. Hiç bu açıdan bakmamıştım, hep aklımdaydı seni müzik kursuna götürmek Music Together mı, Ezo Sunal Çocuk Atölyesi mi diye araştırıyordum da gerekçem bundan çok uzaktı. Bu güzel bahar aylarında içeri tıkılmayalım kışa girerken hafta sonu aktivitemiz olur diye erteliyordum.  Bir yandan da yok müzik kursu, yok jimnastik kursu adı altında seni sepet gibi oradan oraya taşıyan aktivite manyağı anneye dönüşmek istemiyor, oyun grubumuz var işte amaaan ne gerek var bunlara diyordum. Şimdi müzik için bu lafımı geri alıyorum haliyle.

Geçen hafta ilk dersimize ailecek gittiğimizde, senin hızlıca uyum sağladığını görüp yine oyun grubumuza ve komşumuz Oğuz’a şükrettim. Gerçekten o kadar uyumlu ve özgürdün ki hiç yabancılık çekmedin, çocuklarla çok fazla birlikte olmanın farkını bize hissettirdin. Tam bir görev insanı olarak sana söylenen her şeyi kendince yapmaya çalıştın. Arada sınıfın saldırgan çocuğundan yediğin tef ve davul tokmağına rağmen huzursuzluk çıkartmadın ki mızmız olmaman ayrıca çok hoşuma gidiyor.

İtiraf edeyim, bu hediyeyi görür görmez kursun başka bir amaca daha hizmet edebileceğine dair hayaller kurmaya başlamıştım. İlk dersteki bu üstün performansından sonra niyetimi açıkça dile getirdim. Bu kursa baba&oğul birlikte gidecektiniz. Sen çok çok bebekken yaptığınız yürüyüşlerden sonra babanla aranıza mesafe girdiğini düşünüyor, hem buna sebebiyet verdiğim için kendimi suçluyor hem de işe döndükten sonra çok yorulduğum için böyle zamanlara ihtiyaç duyuyordum. Baban şaka yollu ikinizi başımdan atmakla beni suçlasa da kısa bir tedirginlikten sonra teklifimi kabul etti. Burada bir parantez açmak isterim ki kesinlikle ikinizi başımdan atmak gibi bir niyetim yok. Hafta sonu Güler Ablan olmasa da seni bırakabileceğim tonla insan var ama ne kadar yorgun olursam olayım bizimle birlikte olman gerektiğini düşündüğüm için bunu yapamıyorum. Ancak ve ancak babanla vakit geçirirsen kendimi rahat hissedebilir, gerçekten ihtiyacım olan bu 2 saati huzurla geçirebilirim.

Velhasıl, bu haftaki kursa babanla gittin. Sizi uğurlarken babana tek bir nasihatte bile bulunmadım. Başta sana sonra da ona güveniyordum çünkü. Tam 2,5 saat boyunca evde tek başıma kaldığımda sadece ve sadece durmayı hiçbir şey düşünmemeyi hayal ettiysem de önce evde biriken işleri yaptım, sonrasında da uyumaya çalıştım. İşe döndüğümden beri gündüz uyuma alışkanlığımı yitirdiğim için bir türlü uykuya dalamadım ve geliş saatiniz yaklaşınca kalkıp sizi beklemeye koyuldum. Geldiğinizde sen arabada mışıl mışıl uyuyor babansa gururla sırıtıyordu.

İşten gelince ben sofrayı hazırlarken sadece babanla oynaman, akşam uyku rutinimize eklediğimiz babadan masal saati, gece uyanmalarında uyanıksa babanın senle ilgilenmesi gibi son bir aydır süregelen sizi yakınlaştırma projem kursta geçirdiğiniz bu harika bir günden sonra amacına ulaşmıştı. Kursta olanları anlatırken onun da zevk aldığı çok belliydi. İnanması güç ama sadece 2,5 saatte acaba becerebilir miyim noktasından çıkmış biz daha oğlumla neler neler yapacağız durumuna gelmişti. Bu bir eşikti ve eşiği başarıyla atladık.

Zeynep teyzene senin müzik eğitimine yaptığı önemli katkının yanı sıra baba&oğul ilk yalnız aktivitenize vesile olduğu için ne kadar teşekkür etsek azdır.

3 Responses to Dersimiz Müzik, Velimiz Baba

  1. BERRİN dedi ki:

    valla resimler süperr cok uyumlu görünüyolar baba ogul:))
    bende hemen yazdırayım bi kursa baba ogulu 🙂

  2. Zeynep Dolgun dedi ki:

    Nihan’cim,

    Rica ederim, hakkımdaki guzel dusuncelerin icin ben de tesekkur ederim 🙂 Umarım sonraki dersler de böyle güzel geçer.
    Muzik kursunun, baba ogul sosyal bir paylasima vesile olmasi beni ayrica sevindirdi.

    Bebekler muzigi bizlerden cok daha iyi algiliyor. Demir de ileride muzik konusunda kendi yolunu cizmeyi bilecektir.
    Zaten duyarli ve vizyon sahibi anne-babasinin destegi ile her konuda rahatca ilerleyecegine eminim.

    Sevgiler,
    ZD

  3. […] sırada Nihan’ın yazısı bana “Hıh, işte bu!” dedirtti. Dedirtti dedirtmesine ama müzik okullarının hepsi […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company