Bu cumartesi ikinci Kadir Tuğcu randevumuz vardı. 13. Ayının dolmasına 11 gün kala 9.400 gr ve 74 cm ebatlarındansın. Boyun uzamamış ama tamı tamına 400 gr almışsın. Üstelik üst iki azı dişini çıkartıp bana uykuları kendine yemekleri çok gördüğün dönemde. Boyun ortalamada ama kilon halen ortalamanın 400 gr altındaymış. Bu hızla gidersen 3-4 aya kalmaz açığını kapatırmışsın. Et, süt, yumurta… Adam hakikaten haklı galiba! Bu şartlar altında, bir süre daha kendisine devam edeceğiz gibi gözüküyor.
Adam süt dedi başka da bir şey demedi resmen. Mutlaka günde 500 cc süt ve süt ürünü tüketmen lazımmış. Ne yaparsak yapalım 300’ü geçemiyoruz çünkü zamanında nasıl su içmiyorsan şimdi de süt içmiyorsun. Alıştırmak için bir öneride bulundu, suyu kaynatıp içilebilecek kadar ısıya geldiğinde sıcak olarak sana vermek, onun tadını beğenmeyeceğin için hemen akabinde soğuk süt teklif etmek. Aynen dediklerini yaptık, artık ne su ne süt içiyorsun! Tekrar normal su modelimize geri döndük. Süt ürünlerine yükleniyoruz.
Yaşını doldurmandan hemen sonra gündüz uykularını keskin bir şekilde teke indirdin. Dışarıdaysan bazen akşamüstü kısa bir şekerleme daha yapıyorsun ama evdeysek asla. Birbirimizi kandırmayalım gündüz uyumayı başından beri hiç sevmedin zaten ama 13 aylık bir çocuk için günde 45 dakikalık tek uyku gerçekten abartılı oldu be oğlum. Gerçi kime söylüyorum ki tüm çocukluğu boyunca gündüz uykularını protesto etmiş ve kendini bildi bileli hiç süt içmemiş biri olarak bunlardan şikayet etme hakkım yok kanımca.
13.ayın itibariyle beslenme ve uyku düzenin bu şekilde:
07.00 Anne sütü
08.30 Tereyağında 1 yumurtadan peynirli omlet(bu aralar protesto halindesin)
1 dilim tam buğday ekmeğine kaşarlı tost
Süt- hani şu içmediğin beyaz sıvı!
11.30 Sütlaç
12.00-13.00 Uyku
14.00 Protein ağırlıklı ev yemeği+yoğurt/ayran
17.00 Sütlaç veya meyve veya 1 kase yoğurt çorbası
19.00 Sofrada tadımlık yemekler
19.30 Elmalı, muzlu, inek sütünden şekersiz muhallebi
19.45 Banyo&masaj
20.00 Anne sütü&uyku
04.00 Anne sütü
Bu beslenme konusu ile ilgili kafama takılan birtakım sorular var aslında. Ağırlıklı olarak et, eser miktarda sebze yiyorsun. Şehriye çorbasının içine kattığımız havuç, patates, kabak, brokoli dışında sadece kıymalı bezelye yemeği yiyorsun. Baklagillerle aran iyi gibi, mercimek ve nohutu severek yiyorsun. Diğer sebzeleri yemediğin için etobur bir damak tadın olacağından korkuyorum. Gerçi daha büyük çocukları olan arkadaşlarım, çocukların yemek zevkinin çok hızlı değiştiğini, bir mevsim sevdiği bir yemeği ertesi mevsim ağzına bile sürmediğini söyleyerek içimi rahatlatıyorlar. Yani şimdi yemiyor olman seneye yemeyeceğin anlamına gelmiyor, bu iyi haber. Bir de doktorunun bu konudaki süper yaklaşımına da değinmek istiyorum, “Demir et yiyor hayvanlar da ot. Besin zinciri tamamlanıyor, dolaylı olarak sebze de yiyor işte!”
Kafama takılan diğer bir konu ise devam sütü, çocuk sütü ve mamalar konusundaki hassasiyetim. Zorunlu olmadıkça bir bebeğin bunlarla beslenmesini doğru bulmuyorum, aferin bana da bir tek senin canın can da arkadaşlarınınki patlıcan mı? Senin dışındaki tüm arkadaşların hayatlarının bir döneminde bu mamalarla beslendi, besleniyor, hatta daha da beslenecek gibi duruyorlar. 200-300 cc’ler havada uçuşuyor, sense daha 20 cc inek sütü bile içmiyorsun. Mama versem içer misin bilmiyorum denemedim ama evde yaptığım mis gibi sütlacı yemeyince hazır Milupa sütlaç denedim onu bayıla bayıla yiyorsun! Şimdi burada yine bir kar zarar analizi yapmak lazım, süt tüketimini arttırmak için bu sütlacı vereyim mi vermeyeyim mi? Şimdilik tabuları bu konuda yıktım, veriyorum. Benim takıntım yüzünden bir şeylerinin eksik kalmadığını ümit ediyor ve hazır yeri gelmişken tekrar söylemek istiyorum süt iç evladım da beni bu endişelere gark etme!
Bir de yine kendim ettiğim kendim bulduğum şu pasaklı yemek yeme durumun var ki, ileride çok rahat edeceğiz teranesi ile ağzımı açamıyorum. Muhallebi dışındaki her şeyi kendin yiyor, ne kadar yiyeceğine kendin karar veriyor, bir gıdım fazlasını yemiyorsun. Sanırım ben yedirmediğim için yememene sinirlenmiyor, teklif var ısrar yok politikasını devam ettirebiliyorum. Bu arada yerler, duvarlar, üstün başın, saçların her yerin yağ içinde kalıyor, üstüne üstlük önlük de taktırmıyorsun. Hadi yere duş perdesi serdik temizlemesi kolay oluyor da, sen bitleneceksin artık diye korkuyorum. Her yemekten sonra yarı yıkanma ve üzerindeki her şeyi değiştirme faslı yaşanıyor.
Günler böyle geçiyor, sen büyüyorsun, ben özlüyorum, sen gülüyorsun, ben eriyorum…