Bir endokrinolog macerası

Rahatlık ile vurdumduymazlık arasında çok ince bir çizgi var ve ben ilk kez bu çizgiyi karıştırdığımı hissedip kendime çok kızdım. Boy ve kilo olarak yaşıtlarından çok küçük olduğunu hiçbirimiz inkar edemeyiz. Kısa bir çocuğun anne ve babası olarak- tüm mahalle baskısına/garip bakışlara/imalı sorulara rağmen- her çocuğun pek çok konudaki gelişiminin birbirinden farklı olduğunu kabullenmeyi, bu durumu sorun etmemeyi öğrendik. Ya da kısaca sorun etmemek işimize geldi diyelim…

Fakat son birkaç aydır farkın ciddi şekilde açıldığını ve gerçekten “hiç” büyümediğini görebiliyorduk. İşin kötü tarafı gayet güzel ve dengeli besleniyor, fakat büyümüyordun. Nasıl olsa 2,5 yaş kontrolümüz var o zaman sorarız diye erteleye erteleye aylar geçti ve sonunda doktoruna gittiğimizde beklediğimiz tablo ile karşı karşıya kaldık. Kilo artışın normal ama son 6 ayda sadece 1,5 cm uzayarak 30.ay sonu itibariyle 86 cm ve 12,3 kg olmuşsun. Yine çıktı o gıcık persentiller ortaya, kiloda %25’te boyda %7’desin! Yani yaşıtın 100 çocuğun 93’ü senden uzun, sadece 6’sı kısa ve ben o 6 çocuğu şimdiye kadar hiçbir yerde görmedim!

Doktorun kilo -boy arasındaki persentil dengesinin ilk kez bozulduğunu ve boy %10’un altına düştüğü için mutlaka seni bir endorkrinoloğa götürmemiz gerektiğini söyledi. Genelde boy ve kilo sırayla artarmış, “Şu anda sıra kilodayken bakmış olabiliriz, belki 1 ay sonra bu denge yerine oturacak ama yine de gitmenizde fayda var. Büyüme hormonu eksikliği varsa, ne kadar erken fark edersek o kadar iyi olur.” dedi. Büyüme hormonu eksikliği?!?

Yine hiç beklemediğim tesadüfler sonucu aradığım cevap ayağıma geldi. Çok güvenilir bir kaynaktan konu hakkında ayrıntılı bilgi* ve doktor tavsiyesi alıp hızlıca randevumuzu ayarladım. Maalesef bize yine profesör yolları gözüktü ve biz bu korku filmini daha önce görmüştük! Bu sefer babanla ortak kararımız septik ve detaycı bir kadındansa kısaca durumu anlatıp net bir cevap alabileceğimiz bir erkek doktora gitmek yönünde oldu. Evet cinsiyet ayrımcılığı yaptık ama geçerli sebeplerimiz var! Randevu günü gelene kadar içim içimi yedi. Biz bu konuyu yok sayarak vurdumduymazlık mı yaptık? Halının altına süpürmek kolayımıza mı geldi? Ya bir şeyler için geç kaldıysak? Büyüme hormonu eksikliği çıkarsa ne yapacağız? Ya çıkmazsa o zaman bu ne ola ki? gibi sorular beynimde döndü durdu.

İyi ki bu blog var, öyle güzel notlar almışım öyle kritik detayları buraya yazmışım ki doktora gitmeden harika bir hazırlık yaptım. Doğum şeklin, doğumun zorluk derecesi, anne sütü aldığın süre, süt alerjisi dönemin, beslenme anlayışın, ailedeki boy bilgileri, benim ve babanın ergenliğe giriş yaşları, emekleme yürüme gibi kritik motor becerilerini edinme tarihlerin, aylara göre boy kilo gelişimin gibi önemli olabileceğini düşündüğüm her şeyi yaklaşık 3 dakikada özetledim. Doktor da dikkatlice dinleyip seni görmek istedi. Daha kapıdan girdiğin anda muayene bile etmeden“Endişelenmeyin, büyüme hormonu eksikliği yok” dedi. O an ne kadar rahatladığımı kelimelerle ifade edemem. Derhal tası tarağı toplayıp gidesim geldi.

Doktor da hissetmiş olacak ki “Hiç merak etmiyor musunuz ne diyeceğimi?” diyerek beni durdurdu. Bunca yıllık tecrübesiyle bir çocukta büyüme hormonu eksikliği olup olmadığını gözüyle anlaması gerekirmiş. Muayne sonrası boyunu 2 cm eksik ölçmüş olabileceklerini söyledi. İşte o kritik 2 cm seni tekrar %25 çizgisine taşıdı. Daha kısa ölçüm sonuçları vermesine rağmen artık boyunu yatarak değil ayakta ölçtürmemiz gerektiğini, ayakta ölçümde hata yapma olasılığının çok az olduğunu söyledi. Bu kez ölçülen değerlerin ayakta 86 cm ve 12,6 kg oldu. 3.yaş gününde evde kendimiz yapacağımız ölçümde 90 cm olmamışsan kendisini tekrar ziyaret etmemizi istedi. Bu durumun kuvvetle muhtemel benim ergenliğe geç girmiş olmam(15 yaş!) ile ilgisi olabileceğini, yaşıtların ergenliğe girmişken senin aradaki boy farkını kapatmak için daha uzun süren olacağını detayları ile anlattı. Kan testi yapmak, kemik yaşını ölçmek gibi şeylerin şu anda hiç gerekli olmadığını daha yaşının çok küçük olduğunu, büyüme hormonu ile ilgili bir sorun varsa bile tedavi için çok uzun vaktimiz olduğunu söyleyerek beni rahatlattı.

Hiçbir zaman kısa boylu bir insan olmadım. İlkokulda ve ortaokulda orta boylular arasındaydım. Benden en az 1 kafa uzun arkadaşlarım vardı. Orta 2’den orta 3’e geçtiğim yıl eklem ağrıları eşliğinde tam 12 cm uzamıştım! Gayet net hatırlıyorum çünkü odamdaki kapının arkasına kurşun kalemle her ay işaret koyuyordum. Okul takımında voleybol oynuyordum ve daha iyi smaç vurabilmek için her cm’e ihtiyacım vardı. Orta sonda boyum 1.72 olmuş, daha önce benden uzun olan hemen hemen herkesi geçmiştim. Şimdi çam yarması gibi olan o kadar çok tanıdığımızdan benzer hikayeler duyuyorum ki teşhisin doğru olduğuna inanmak istiyorum. Yanlışsa da henüz çok küçüksün. Her akşam karnından yapılacak hormon iğnelerinin gerekçesini anlayabileceğin bir yaşta tedaviye başlamamız belki de daha iyi olur. Gerek kalmamasını diliyorum ama hep diyorum ya derdimiz olacaksa böyle çareli dertler olsun…

*Büyüme hormonu eksikliği nedir?

Büyüme hormonu eksikliği büyümeyi tetikleyen hormonların az çalışması veya hiç çalışmaması demekmiş. Tedavisi de  oldukça uzun süren ve pahalı bir tedavi. Çok şükür halimiz vaktimiz yerinde veririz ne kadar pahalı olabilir diye düşünürken dozuna göre değişmekle ayda 1000$ civarına kadar çıkabilen ve yıllar boyunca süren bu tedavinin
devlet tarafından ödendiğiniz öğrendim. Tedavi yardımına ilişkin uygulama tebliğ burada.  Kimler bu tedaviden faydalanbilir, devlet ne zaman ödemeyi durdurur ayrıntıları ile açıklanmış. Aşağıdaki bilgilere göre biz şu anda tedaviye başlayabilir durumdayız.

Tedaviye başlanabilmesi için hastanın ilgili uzman hekim tarafından en az 6 ay süreyle büyüme hızı izlendikten sonra; büyümeyi etkileyen sistematik bir hastalığı veya beslenme bozukluğu olmayan hastalarda;
1) Yıllık büyüme hızı;
-0-4 yaş 6 cm’nin altında,
-4 yaş üzeri 4,5 cm’nin altında,
-Puberte’de; izleme süresi ve büyüme hızı hastanın diğer bulgularına göre endokrinoloji/çocuk endokrinolojisi uzman hekimince değerlendirilmesi;
2) Kemik yaşı;
-Puberte öncesi için kronolojik yaşa göre en az 2 yıl geri olması,
-Pubertal dönem için sadece epifizlerin açık olması,
(Puberte Kıstasları: Erkeklerde gonadarj (testis hacimlerinin) 4 ml. ve üzerine çıkması, kızlarda T2 düzeyinde telarşın olması, kemik yaşının kızlarda 8’in, erkeklerde 10’un üzerine çıkması, pubertenin başlangıcı olarak kabul edilecektir.)
3) Ötiroid hastalarda uygulanan büyüme hormonu uyarı testlerinden en az ikisine (laboratuarın kriterlerine göre) yetersiz yanıt alınarak izole büyüme hormonu eksikliği veya büyüme hormonunun diğer hipofiz hormonlarının eksikliği ile birlikte olması (hipopituitarizm) tanılarının konması;
Hastanın yaş grubu ve pubertal bulguları gerektiriyorsa büyüme hormonu testleri yapılmadan mutlaka priming yapılmalıdır.
4) Boy sapması patolojik olan (yani -2,5 SD den daha kötü), yıllık uzama hızı yetersiz olan, kemik yaşı takvim yaşına göre 2 yıldan daha fazla geri olan, ancak yapılan 2 farmakolojik uyarı testine yeterli yanıt alınan hastalara uyku esnasında büyüme hormonu profili çıkartılmalı ve hastada büyüme hormonu eksikliği olmamasına rağmen eğer büyüme hormonu salınımında bir bozukluk söz konusu ise, yani nörosekretuar disfonksiyon söz konusu ise ya da; hastada biyoinaktif büyüme hormonu saptanmış ise (IGF 1 testi ile);
5) Pubertal dönemde veya öncesinde geçirilmiş olan beyin ameliyatına (hipofiz bölgesi ameliyatları, hipotalamus-hipofiz aksını etkileyen ameliyatlar gibi) bağlı büyüme hormonu eksikliği olan hastalarda, epifizlerin açık olması dışında yukarıda sayılan şartlar aranmaz.
Bu hususların belirtildiği sağlık kurulu raporu ile hastaya büyüme hormonu tedavisi uygulanacaktır.
Büyüme hormonu ile tedavisine başlanan hastalar endokrinoloji/çocuk endokrinoloji hekimi tarafından en az 6 aylık sürelerle izlenerek, radyolojik olarak epifiz hatlarının açık olduğunun raporda belirtilmesi kaydıyla hedeflenen yaş grubu ortalama boy skalasına göre 25 persentile ulaşana kadar her 6 ayda bir sağlık kurulu raporu yenilenecektir.
Sonlandırma kıstasları;
1. Epifiz hattı kapandığında veya
2. Yıllık büyüme hızı 5 cm ve altında olduğunda veya
3. Boy uzunluğu kızlarda 155 cm ye erkeklerde 165 cm ye ulaştığında veya
4. Tedavi esnasında boy 25 persentile ulaştığında,
tedavi sonlandırılacaktır.

8 Responses to Bir endokrinolog macerası

  1. Elif dedi ki:

    Doktorun tavrına bayıldım, bence de tecrübeli bir doktor tahlilsiz anlayabilmeli bazı seyleri. Figen Hanım’dan ağzı yanmış biri olarak galiba ben de bundan sonra tercihimi erkek doktorlardan yana kullanacağım 🙂 gecmis olsun Demir’e, sorun çıkmamasına sevindim…

  2. derya dedi ki:

    Merhaba
    Geçmiş olsun sağlıklı besleniyor kilo da alıyorsa büyüyordur mutlaka uzar da. Benim oğlum da 30 aylık. Doktorda ölçüm yaptırmıyor çok ağlıyor. Evde ölçtük 90 cm ve maksimum 11 kg. Doğru dürüst yemek de yemiyor. Ben de Cerrahpaşa da bi prof.a götürdüm biişi demedi. Napalım işte böyle böyle büyüyorlar. Allah çaresiz dert vermesin. Yazınız da çok bilgilendirici olmuş. Büyüme hormonu tedavisini hiç bilmiyırdum. Teşekkürler. Demir’e sağlıklı günler öpücükler

  3. annekaleminden dedi ki:

    biz de tam tersi sebeplerden çocuk endokrinolojinin yolunu tuttuk. kızım 5,5 yaşında ama kemik yaşı 7yaş 10ay çıktı. doğduğundan beri hep iri %100 persantilin hep üzerinde oldu zaten. kan değerleri normal çıktı. doktor sadece erken ergenlik takibi yapmamızı önerdi. bu yönde bir şüpheniz olursa(göğüslerde büyüme, tüylenme) hemen gelmemizi aksi durumda birşeye gerek olmadığını söyledi. keşke tüm çocuklar normal seyrinde büyüseler ne diyeyim, sevgiler…

  4. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Elif-Bu blogda Figenhanımzedeler toplandı gibi oldu. Eminim birçok insana da müthiş yardımları dokunmuş çok kıymetli bir hocadı ama ne yapalım bizim tecrübe de böyle oldu.Çok teşekkür ederim iyi dileklerin için.
    @Derya-30.ayda 90 cm ne demek sen biliyor musun?İhtiyacı olan herşeyi yiyor demek sen rahat ol 🙂
    @annekaleminden-Sizinkisi de apayarı bir mevzu ve bu ara o kadar çok kişiden duyuyorum ki bunları. Yediklerimizden mi içtiklerimizden mi bilmiyorum ama erken ergenlik lafını duymadığım bir kız çocuğu yok gibi. Size de kolaylıklar diliyorum. Teşekkür ederiz.

  5. merve selim dedi ki:

    Nihan merhaba beni hatırlar mısın bilmem ama inek sütü alerjisi için mailleşmiştik,Figen Hanım’ı senden duymuştum ilk,sonra kızımda inek sütü alerjisi çıkmıştı ama sen sizin ki gibi bir boyutta olmadığı için beni rahatlatmıştın.

    Bende senin gibi en sonunda doktora gitmekten ve gıda rejimlerinden sıkılıp kademeli olarak denemeye karar verdim Lina 2 yaşında ve daha 1,5 ay önce ilk defa süt içti,azıcık döküntü oldu o kadar.

    Ama maalesef oda şu an 11,3 kg ve boyu 90 cm bile değil seni okuyunca Lina’da aynı Demir gibi olacak zayıf ve yaşıtlarına göre minik..

    Sağlıklı olsun dedik ama insan endişe etmeden duramıyor bunun yanı sıra çok dikkatli gözlemlerim sayesinde tip a hemofili olduğu ortaya çıktı ki gözlerim olmasa asla bilinemezmiş.Bu gelişimi ve iştahı doğrudan etkilermiş.

    Zamana zaman benimde aklıma geliyor endokrinoloji yada yani diyorum barsakları mı emilim yapmıyor iştahıda yok Lina,Demir gibi de değil..

    İnsan ya bir şey varsa ve kaçırırsam diye düşünmeden edemiyor.

    Sanırım yine her zaman ki gibi gelişimler her çocukla aynı olmayacak ya diye düşünüp rahatlamaya çalışıyor.

    Annelik zor vesselam….

    sevgiler…

  6. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Merve-Tabiki hatırlıyorum. Herşeyin yolunda olmasına çok sevindim. Ayrıca verdiğin ebatlar 2 yaşında bir kız çocuğu için hiç de küçük değil.
    Bak şimdi hemofili dedin kafamı karıştırdın. Hemofili nedir, nasıl fark ettin? Tedavisi nedir? Bu süreçten geçmiş bir anne olarak basitçe anlatır mısın? Belki bana veya okuyanlara bir ışık yakar.
    Paylaşımların için şimdiden teşekkür ederim.

  7. zeynep dedi ki:

    Nihan hanım merhaba
    Demir’den üç ay küçük oğlum var. Doğduğundan beri duyduğum Ege’nin ne kadar küçük olduğuydu. Bu güne kadar da durum maalesef değişmedi. Merak ettiğim Demir üç yaşına girdiğinde 90 cm e ulaşıp ulaşmadığı sevgiler

  8. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Zeynep-Merhaba,
    Size mail göndermeye çalıştım ama yorumdaki mail adresi yanlışmış herhalde geri döndü 🙁
    Demir 3 yaş kontrolünde tam 90 cm ve 13 kg idi.
    İnsanların ne söylediğine çok takılmayın lütfen. Her çocuk birbirinden farklı, er ya da geç genetik mirasına kavuşacaktır. Sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company