Beklemek…Nereye kadar?

Hani çok sevdiğin bir tatlı vardır son dilimidir de yemeği erteler durursun ya sırf bitmesin diye, işte öyle bir şey seni beklemek… Deliye her gün bayramsa, çok çalışana da evdeki her gün tatil mübarek! Büyük ihtimalle son hamileliğim olduğundan hep #çabukgeçmesin deyip durdum, ama  #hiçbitmesin de dememiştim be canım kızım.

İkinci bebek çabuk gelir, kızlar aceleci olur diyenlere, 38.haftada başlayıp sonra kaybolan sancılarıma inat beklemek de doğal doğum sürecinin bir parçası deyip, öyle sakin öyle güzel geçirdim ki günlerimi. Sabah serinliğinde abinle okul yolunda yaptığımız yürüyüşler, öğle uykuları, yoga, yüzme, sevdiklerimle vakit geçirme derken fırtına öncesi sessizlikte aylaklığın dibine vurdum. 

Doğumun doğallığına ve senin en doğrusunu bildiğine inanan ben, her şeye rağmen 41.haftayı görmeyi beklemiyordum ne yalan söyleyeyim. Sen gel diye her gün 1 saat yoga, 1 saat yürüyüş yapıp, 1 saat yüzen ben tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de abinle tepinerek dans ediyorum. Yazın ortasında 10 aylık hamile birine göre fiziksel olarak çok iyi durumda olsam bile içerideki veriler aynı şeyi söylemiyormuş. Suyun azalmaya, plesentan yaşlanmaya başladı dedi Dr.Cem. Bu tablo ile 41’i bitirmeyi bekleyemezmişiz. ‘Suni sancı ile doğumu başlatacağım!’ Yine mi gol değil be doktorcum be?!? Doktorum normal doğumcu olabilirdi ama doğal doğumcu değildi neticede.  Artık tıp kitapları değişiyor, 40+0’dan sonrası risktir dedi. Onun için doğum mucizesi yok, hayati riskler ve olasılıklar var.  Olasılıkların hepsini biliyorum bilmesine ama doğal doğumcuyum ya burun kıvırmaya daha meyilliyim. Ne gün olacağına henüz karar vermemiştik ama gönlüm en azından 41+1’i beklemek istiyordu. O günü mü teklif etsem bugünü mü red etsem derken son kontrolümüze 1 gün kala suratıma kocaman bir tokat indi!

Aylardır dünyanın dört bir tarafından hamile takip ediyordum instagramdan, özellikle de yoga yapan ve bunları paylaşan anne adaylarını! Benden sadece 1 hafta ileride olan ve her sabah ilk iş doğurdu mu acaba diye baktığım bir kız öyle bir paylaşım yaptı ki, ben bir anda bütün soğukkanlılığımı yitirdim. Doğumla ilgili iki üç kitap, sayısız internet kaynağı hatmedince kendimi bir şey sandım belki ama işin aslını böyle hatırlamak istemezdim! Onun için çok üzülmekle birlikte, daha fazla beklemeden müdahale ile doğumu başlatmaya ikna olmam için dünyanın öbür ucundaki acılı bir anne bana işaret gönderdi diye düşündüm.
Özetle işin aslı doktor ne diyorsa odur, sündürmenin, pazarlık yapmanın manası yoktur, söz konusu candır, canımın ta içidir, sensindir. Bugünkü son kontrolde doktorun kararı 40+4 yani 17.07.2014 bekleyeceğimiz son noktadır…

3 Responses to Beklemek…Nereye kadar?

  1. tuniko dedi ki:

    şimdi haberim oldu. çok fena. çok üzücü

  2. nevin dedi ki:

    Hoş geldi Güneş…. Öyle ya da böyle sağ salim gelmesi en önemlisi…

  3. elif dedi ki:

    Sevgili Nihan, Güneş hanım 3 aylık olmuş bile.Güle güle büyütün. Çok mutlu olacağınıza, ışıldamanızın 4 katına çıktığına eminim.

    Doğum hikayeni merakla bekliyorum. Sevgiler güzel insan, güzel anne.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company