Ateşle ilk imtihan

İstanbul cayır cayır yanarken 16-18 derece arası yağmurlu Londra’da çoğu zaman donarak geçirdiğimiz bir hafta boyunca “Koca kışı ailecek hastalıksız geçirdik, umarım burada hasta olmayız!” deyip durdum. Eski bir Kadir Tuğcu hastası olarak soğuk bizi hasta edemez yeter ki mikroplar bizden uzak dursun diye diye kendi kendimi telkin etmeye çalıştım. Ama gel gör ki o gıcık mikroplar geldi seni buldu.

Döndüğümüzün ertesi günü Pazar sabahı her zamanki saatinde neşe ile kalkan ve öğlene kadar gayet iyi durumda olan sen, öğle uykundan biraz sıcak kalktın. Londra soğuğundan sonra İstanbul sıcak geldi zaar diye düşünüp fazla önemsemedim, yemek sonrası için seninle güzel planlar yapmaya koyuldum. Baktım yemek yemiyorsun gelip bana sarılıp oturuyorsun filan bu işte bir iş var diye düşündüm. Oldukça yavaş ama emin adımlarla ateşin yükseldi.  İşte 27 ayın sonunda ilk ateşimizi tecrübe ediyorduk ve bu ilk ateşte yapacaklarımız bundan sonrakiler için de büyük önem arz ediyordu.

Öncelikle yavaş yükselen ateşin hiçbir tehlikesi olmadığını bildiğimden hiç endişe etmedim. Ne ilaçla ne de dışarıdan soğuk kompres veya duş yöntemiyle müdahale de etmedim(Bilinenin aksine özellikle ateş düşürücü verilmeden yapılan soğuk duşlar ani ateş düşüşlerine neden olduğundan havaleye davetiye çıkaran uygulamalarmış).  Ateşinin kaç olduğundan çok hiç alışmadığım bu durgun halinden baygın hale geçecek misin diye seni yakından gözlemlemek için bana sırnaşan hallerinin tadını çıkartarak yatakta seninle yan yana uzandık. Uykudan yeni uyanmana rağmen tekrar baygın düşünce hemen doktorunu aradım. O sırada ateşin koltuk altından 39,9 kulaktan 40,6’yı gösteriyordu. Doktorun vücuduna ateşle mücadele edip güçlenmesi için yeterince süre tanıdığımızı ancak baygınlık hali varsa artık müdahale edip seni rahatlatmamız gerektiğini söyledi. Daha önce birkaç kez diş ağrın için verdiğimiz Ibufen’i  ateş düşene kadar 6 saatte bir vermemizi istedi. Şimdilik endişe edilecek bir durum olmadığını, düzenli ilaç kullanımına rağmen 72 saatin sonunda ateş düşmemiş olursa kendisini ziyaret etmemizi istedi.

İlk kaşığı verdikten yaklaşık 15 dk sonra sanki bir düğmeye basılmış gibi canlandın, kafanı kaldıramazken scooter tepesine bindin. Bu dramatik değişime inanmakta zorlansam da hiç ilaç içmediğin için bu kadar etkili olduğuna kanaat getirdim. Ateşin hemen düştü, keyfin yerine geldi ama yemek istememe durumun devam etti. Vücudunun bu savaşta bir de yediğin yemekleri öğütmek için enerji kaybetmesini istemediğimden sadece su içmen konusunda ısrarcı oldum. Geceyi aslında iyi geçirdik. Tuvalete kalktığında ateşin tekrar 40 olunca ikinci kez, sabah uyandığında 39 olunca üçüncü kez ilacını verdim. İkinci gün, gün boyu ateşsiz geçtikten sonra yatmaya yakın tekrar yükseldiğini hissedip bir kez daha ilaç verdim. 36 saatin sonunda ateş mateş kalmamıştı.

Londra’nın soğuğundan değil her zaman çok pis olduğunu düşündüğüm havaalanından veya uçaktan aldığına neredeyse emin olduğum bu mikroplardan böylece kurtulmuş olduk. Ama düşünmeden de edemiyorum doktorun Gökhan Bey olmasaydı, o bizi böyle rahatlatmasaydı, seni 40 derece ateşle baygın bir şekilde bir hastanenin aciline götürseydim başımıza neler gelirdi?

4 Responses to Ateşle ilk imtihan

  1. NAZLI KEY dedi ki:

    geçmiş olsun minik Demir’e, bir daha da uğramasın mikroplar yanına…
    uçak konusunda seninle hemfikirim. biz de ne zaman binsek ertesinde hastalıkla uğraşıyoruz.
    seni de soğukkanlılığın için ayrıca tebrik ediyorum 🙂

  2. beyza dedi ki:

    Demirciğe çok geçmiş olsun.
    Ben de özümde senin kadar soğukkanlı olabilirim aslında ama sağolsun eşim hiç öyle değil, direk hastanenin kapısındayız bu durumlarda. Tabii o da kendine göre haklı, çünkü kendisi çok sık anjin olup penisilin iğneleriyle büyümüş. Daha kötüsü kardeşinin kalp kapakçığına atlayan anjin mikrobu yüzünden 8 yaşında büyük bir ameliyat olup kapakçığının değiştirildiğini göz önünde bulundurursak ateşe çok duyarlı olması da anlaşılabilir birşey.

  3. ÇokBilmiş dedi ki:

    Bende ateşlenme durumunda aynen senin yaptıklarını yapıyorum. Kızım şimdiye kadar 3-4 kere ateş düşürücü aldı sanırım. 35 aylık ve bağışıklık sistemi benimkinden bile kuvvetli. Aynı anda hastalandığımızda, o benden önce iyileşiyor. 15 yaşındaki kuzeninden nezle kaptı 2 hafta evvel, kızım çoktan iyileşti, kuzenin hala burnu tıkalı… Doğru yoldayız yani 🙂

  4. Meraklının Annesi dedi ki:

    @Nazlı-hem gezeriz hem hasta oluruz ne yapalım di mi 🙂 bizim evdeki asıl soğukkanlı kocam. Ateşli çocuk da fena değilmiş diyor tövbe tövbe. Tatil dönüşü hepimizin yatağa serilip yatması hoşuna gitti de!
    @Beyza-tecrübe ne önemli şu hayatta ya. Öyle değiştiriyor ki insanların bakış açılarını. Bu dediklerini yaşasam ben de kocan gibi olurdum eminim. Bi de seninkiler de kartopu etkisi oluyor bi biri hasta bi öbürü hasta sizde sinir filan kalmaıştır ki.
    Benim çocukluğum da bademciklerim alınana kadar 1 hafta 40 derece ateşli, 3 gün sağlıklı, 1 hafta ateşli.. şeklinde geçti. Ama bende yarattığı etki ateşten birine birşey oslaydı bana olurdu herhalde gibi kalmış.
    @ÇokBilmiş-Ben de aynen senin gibi düşünüyorum. Ne hikmetse çok ilaç içen çocuklar giderek daha çok hasta olur hale geliyor gibime geliyor. Ya da sadece şans 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company