Yearly Archives: 2012

Patlak Kaş

Evdeki nüfusun nispeten azalması, ablanla ikinizin kendinize ait bir odanızın olması, hayran olduğun kuzenin Sarp’ın da gelmesi, yarım saatlik iPad saatini sabaha almak gibi akıllıca çözümlerle yazlık günlerinin ikinci roundu birincisine kıyasla gayet güzel geçmiş. Taaa ki son yarım saatte kadar.

Click to continue reading “Patlak Kaş”

İstanbul’da Yaz

Bizim bir acil durum planımız var ablanla. Hangi durumlarda ilk kim aranır, ambulans ne zaman çağırılır filan gibilerinden. Ablandan “Acil durum bizi arar mısın?” diye mesaj gelince toplantıdan nasıl çıktım bilmiyorum. Sesini ilk kez bu kadar panik duyduğum ablan, vücudunun çeşitli yerinde kızarıklıklar ve büyük benek benek döküntüler çıktığını anlattı.

Click to continue reading “İstanbul’da Yaz”

Bir başına yazlıkçı

Çalışan annelerin çocuklarının kaderidir herhalde kısıtlı sürelerle yaz tatili yapmak. Ya da çalışan annelerin kaderidir çocuğu adam gibi tatil yapsın diye anneanne/babaanne yazlığına gönderip hasret çekmek. Tüm yaza ne sen ne biz dayanamazdık ama daha önceki tecrübelerimize dayanarak 4 günlük bir ayrılığı hepimiz kaldırabiliriz gibi geldi.

Click to continue reading “Bir başına yazlıkçı”

Bir ev hikayesi

Henüz ilk yarısını geride bıraktığımız 2012 yılı pek çok açıdan benim için farklı bir yıl oldu. Bu işlerden pek anlamasam da anlayan bir arkadaşıma anlatırken öğrendim ki tüm bunların sebebi gökyüzü hareketleri ve astrolojik mevzularmış. Uzun süredir ertelenen bazı kararların verildiği, bir şeylerin o veya bu şekilde bir sonuca bağlandığı, bazı hayırlı vedaların yaşandığı, bir çözülme, bir ferahlama yılıymış bu yıl.

Click to continue reading “Bir ev hikayesi”

Ateşle ilk imtihan

İstanbul cayır cayır yanarken 16-18 derece arası yağmurlu Londra’da çoğu zaman donarak geçirdiğimiz bir hafta boyunca “Koca kışı ailecek hastalıksız geçirdik, umarım burada hasta olmayız!” deyip durdum. Eski bir Kadir Tuğcu hastası olarak soğuk bizi hasta edemez yeter ki mikroplar bizden uzak dursun diye diye kendi kendimi telkin etmeye çalıştım. Ama gel gör ki o gıcık mikroplar geldi seni buldu.

Click to continue reading “Ateşle ilk imtihan”

Hayt Parkı

Daha önce defalarca Londra’ya gitmemize rağmen ile kez Londra’nın bambaşka ama harika bir yüzünü gördük “Çocukların Londra’sı! Gerçekten tam anlamıyla “bebek dostu” bir şehir(miş) biz de yeni müşerref olduk.

Click to continue reading “Hayt Parkı”

Powered by WordPress | Designed by: seo company | Thanks to seo services, seo company and seo company